ABD, salı günü İran hedeflerine yönelik yeni hava saldırıları düzenledi. Bu gelişme, geçen hafta sonu yaşanan karşılıklı ateşin daha geniş çaplı bir çatışmaya dönüşmeyeceği yönündeki umutları sona erdirdi.
Temmuz ayından bu yana ilk kez doğrudan gerçekleşen saldırıların ardından ve pazartesi günü Boğaz’dan çıkan iki tankerin vurulduğu haberleriyle petrol fiyatları yükselişe geçti. İran’ın fiilen deniz taşımacılığına kapattığı bu küresel petrol geçiş yolunda yaşanan gelişmeler sonrası Brent petrol vadeli işlemleri, gün içinde yüzde 2 artış göstermişti; saldırı haberleriyle birlikte bu artış neredeyse yüzde 2 daha yükseldi.
Tahran yönetimi ise geri adım atmadı. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik “sert” karşılık tehdidine ve ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in yeni yaptırımların yolda olduğu uyarısına rağmen, İran Körfezi’nden petrol ihracatını engelleyeceğini açıkladı.
ABD Merkez Komutanlığı, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Bugün saat 12.00’de (1600 GMT) ABD kuvvetleri, İran’daki Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) hedeflerine yönelik saldırılara başladı. Bu saldırılar, IRGC’nin Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere ve bölgede konuşlu Amerikan askerlerine yönelik son saldırı girişimlerinin ardından gerçekleştirildi.” ifadelerine yer verdi.
İran devlet televizyonu, Boğaz’ın kuzeyinde yer alan İran’a ait Keşm Adası’nda patlama sesleri duyulduğuna dair haberler geçti.
Devlete yakın Nour News ajansı, güney kıyısındaki Çabahar limanında ve Bandar Abbas liman kentinde de patlama haberleri olduğunu bildirdi. Devlet haber ajansı IRNA ise Cask ve Sirik’te patlama seslerinin duyulduğunu aktardı.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran’ın saldırıya misilleme yapması halinde “çok daha sert ve ağır bir şekilde yeniden vurulacağını” belirtti.
Fars haber ajansı ise bir IRGC sözcüsünün, ABD’nin “yeni saldırılarından pişman olacağı” yönündeki açıklamasına yer verdi.
İRAN’DA ÇATIŞMANIN YENİDEN BAŞLAMASININ BOYUTU BELİRSİZ
ABD’nin Katar Büyükelçiliği, Ortadoğu’da bulunan ABD vatandaşlarına “daha dikkatli olmaları, olası uçuş iptalleri, hava sahası kapanmaları ve seyahat aksamalarına karşı hazırlıklı olmaları” uyarısında bulundu.
Altı aydır süren çatışma, hafta sonu gerçekleşen saldırılardan önce ekonomik bir çıkmaza dönüşmüştü. ABD kuvvetleri pazar günü İran’ın Larak Adası’nı vurmuş, İran ise Ürdün’deki iki ABD hava üssüne füze saldırısı düzenlemişti.
Trump, İran saldırılarına ABD’nin karşılık vereceğini belirtse de pazartesi günü gazetecilere yaptığı açıklamada, bu gelişmelerin tam ölçekli bir savaşa dönüşeceği anlamına gelmediğini söyledi. Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili ise yaşananları “sınırlı ve kontrol altında bir çatışma” olarak nitelendirdi.
Ancak her iki tarafın da yeni saldırılara karşılık verme taahhüdü, yaptırımlar, ablukalar ve ekonomik baskılarla yürütülen çatışmanın ne kadar hızlı şekilde yeniden askeri boyuta taşınabileceğini gösterdi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, salı günü erken saatlerde Kırgızistan’daki bölgesel zirvede yaptığı açıklamada, Washington’un haziran ayında imzalanan ve çatışmayı durdurmayı amaçlayan Mutabakat Zaptı’ndaki taahhütlerine uyması halinde Tahran’ın da anında karşılık vereceğini söyledi.
Söz konusu mutabakat, 28 Şubat’ta başlayan ABD ve İsrail saldırılarından bu yana İran ve Lübnan’da binlerce kişinin ölümüne yol açan çatışmalara son verildiğini ilan etmişti. Ancak anlaşma, en zorlu konuları ertelemiş ve daha geniş kapsamlı 60 günlük bir müzakere sürecinin önünü açmıştı; bu süre ise ek bir anlaşma olmadan sona erdi.
O tarihten bu yana İranlı yetkililer, kamuoyuna herhangi bir geri adım sinyali vermedi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İran medyasına yaptığı açıklamada, “Eğer düşman, bizim Basra Körfezi’nden petrol ihraç etmemizi istemiyorsa, hiç kimse petrol ihraç edemeyecek.” dedi.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bagai ise Tahran’daki basın toplantısında, Washington’un “aşırı taleplerde bulunmaya bağımlı olduğunu ve müzakereleri şart dikte etmekle karıştırdığını” söyledi.
YENİ ABD EKONOMİK YAPTIRIMLARI YOLDA
Bagai, “Bu şekilde hareket etmeye devam ettikleri sürece, şimdiye kadar elde ettiklerinden başka bir sonuç alamayacaklar.” diyerek, Tahran’ın “tüm imkânlarını, ister savaş alanında ister diplomatik yollarla” kullanacağı uyarısında bulundu.
Son saldırılardan önce Bessent, Washington’un bu hafta ve gelecek hafta İran’a yönelik banka yaptırımlarını açıklamasının muhtemel olduğunu belirtmişti. Bu adım, altı aydır süren çatışmanın ardından İran yönetimini “ekonomik olarak boğma” girişimini artırmayı amaçlıyor.
Kuzey Carolina, Asheville’de düzenlenen G20 maliye bakanları toplantısında konuşan Bessent, ABD’nin ayrıca IRGC ile iş yapan uçak kiralama şirketleri ve diğer kuruluşları da hedef almayı değerlendirdiğini söyledi.
“Hiçbir toleransımız yok. Bu rejimi ekonomik olarak boğacağız.” ifadelerini kullandı.
İran yönetimi, onlarca yıldır ABD yaptırımlarına karşı direniyor. Bu yaptırımların çoğu, Tahran’ın petrol gelirlerini ve silah bileşenlerine erişimini kısıtlamayı hedefliyor.
Bessent ayrıca, İran’la iş yapan ülkelerin de ABD yaptırımlarıyla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.
Artan gerilimler, dünyanın en önemli ham petrol üretim bölgesinden yapılacak arzda kesinti endişelerini yeniden gündeme getirdi.
PVM analisti John Evans, “ABD ile İran arasındaki karşılıklı füze saldırıları, bu çatışmanın ‘sonsuz bir savaş’ olmasa bile uzun süre devam edeceğine inananları haklı çıkarıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Bu endişeleri güçlendiren bir diğer gelişme ise, Marisks ve Kpler adlı denizcilik istihbarat ve takip şirketlerinin verilerine göre, pazartesi günü geç saatlerde Hürmüz Boğazı’ndan çıkış yapan ve Suudi petrolü taşıyan iki süper tankerin, birbirinden sadece birkaç dakika arayla kimliği belirsiz cisimlerle vurulması oldu.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: marketscreener.com