ABD ordusu, IŞİD’e karşı başlatılan operasyon kapsamında Irak’taki varlığını sona erdirmeye hazırlanıyor. Tüm askerlerin çarşamba günü tamamen çekilmesi planlanıyor.
Çekilme süreci, 2024 yılında Biden yönetimi tarafından müzakere edildi ve Donald Trump döneminde de devam etti. Son çekilme tarihi olarak 30 Eylül belirlendi. ABC News’in haberine göre, ABD’nin Irak’taki askeri varlığı sırasında yaklaşık 4.500 ABD askeri hayatını kaybetti; bu kayıpların büyük bölümü 2003-2011 yılları arasında yaşandı.
ABD, 2003’teki işgalin ardından sekiz yıl boyunca Irak’ta kaldıktan sonra 2011’de ülkeden çekilmişti. Ancak 2014’te IŞİD’in Irak ve Suriye’de toprak kazanmasıyla Amerikan askerleri yeniden bölgeye döndü. 2019’da IŞİD’in askeri olarak yenilgiye uğratılmasının ardından da olası bir yeniden yapılanmayı önlemek amacıyla ABD askerleri ülkede kalmaya devam etti.
Pentagon sözcüsü Sean Parnell, ABD ve koalisyon ortaklarının “Doğal Kararlılık Operasyonu”nu resmen sonlandırdığını, ancak Irak güvenlik güçlerine yönelik hedefli eğitim ve istihbarat desteğinin sürdüğünü açıkladı.
Irak Başbakanı Ali Faleh al-Zaidi ise uluslararası koalisyonun misyonunun sona ermesinin, Irak’ın kendi güvenliği ve istikrarı için tam sorumluluk üstlenmeye başladığı bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Al-Zaidi, bunun terörle mücadelenin sona erdiği anlamına gelmediğini vurguladı.
İran’ın Irak’taki Etkisi Artacak mı?
ABD, İran ile şubat ayında başlayan savaşın ardından Irak’taki askeri varlığını kademeli olarak azaltıyor. Kuzeydeki güçlerini konsolide eden ABD, Erbil’den de sessizce çekiliyor. Birkaç aylık çekilme sürecinin ardından, şu anda yalnızca sınırlı sayıda ABD askeri kuzey Irak’ta bulunuyor.
ABD-İran savaşı, Irak ile ABD arasındaki bölgesel dengeleri değiştirdi. Irak’ın Şii kimliği ve İran’la olan yakın ilişkileri ile Tahran’ın Irak’taki Şii milislere verdiği askeri destek, İran’ın Irak’taki gelecekteki etkisine dair soru işaretleri yaratıyor.
Irak, Hürmüz Boğazı’nın Ötesine Bakıyor
ABD’nin Irak’tan çekilmesi, ülkenin küresel petrol arzı için stratejik bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’na olan bağımlılığını azaltmaya çalıştığı bir döneme denk geliyor.
Temmuz ayında Irak ve Suriye, kuzey Irak’ı Suriye’nin Akdeniz kıyısına bağlayan ve uzun süredir atıl durumda olan bir petrol boru hattını yeniden faaliyete geçirme konusunda anlaştı. ABD Enerji Bakanı Chris Wright’ın gözetiminde gerçekleşen bu adım, Hürmüz Boğazı’nı baypas etmeyi amaçlıyor. Anlaşma, Washington’da düzenlenen bir ABD-Irak yatırım zirvesinde Basra Petrol Şirketi CEO’su Bassem Abdul Karim Nasr ile Suriye Petrol Şirketi CEO’su Youssef Qablawi tarafından imzalandı.
Chris Wright, o dönemde Irak’ın petrol üretimini artırma, düşmanca komşulara olan bağımlılığını azaltma ve enerjiye erişimi, refahı ve ekonomik özgürlüğü genişletme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.
Dikkat çeken bir diğer unsur ise Irak’ın petrol gelirlerinin tarihsel olarak New York Federal Reserve Bankası’ndaki Irak Merkez Bankası’na bağlı hesaplar üzerinden tutulması. Eski ABD Başkanı George W. Bush döneminde oluşturulan bu düzenlemeyle, ABD öncülüğündeki Koalisyon Geçici Otoritesi, 2003 işgalinin ardından Irak’ın petrol gelirlerini yeniden yapılanma için toplamak ve Saddam Hüseyin rejimiyle bağlantılı yasal taleplerden korumak amacıyla Irak Kalkınma Fonu’nu kurmuştu.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Benzinga