ABD Enerji Bakanı Christopher Wright, Venezuela’da ABD’nin bu ülkedeki petrol ve gaz kaynaklarının geliştirilmesine yönelik büyük bir anlaşma imzalamaya hazırlandığını açıkladı. Wright, bu anlaşmanın özel şirketlerin yerini almak ya da onları devre dışı bırakmak anlamına gelmediğini, aksine iş dünyasının Venezuela’daki petrol ve gaz üretiminin büyümesini sağlayacağını belirtti. ABD’nin bu süreçte operatör ya da üretici olmayacağını, ancak ABD vergi mükelleflerinin indirimli petrol ve büyük rezervlerden fayda sağlayacağını vurguladı.
Wright, anlaşmanın ABD hükümeti ile Venezuela hükümeti arasında değil, ABD hükümeti ile Venezuela merkezli bir şirket arasında yapıldığını ifade etti. Venezuela’nın küresel petrol rezervlerinin yüzde 12-15’ine sahip olmasına rağmen, dünya üretiminin sadece yüzde 1’inden biraz fazlasını gerçekleştirdiğini belirten Wright, bunun bugün için bir sorun, gelecek için ise bir fırsat olduğunu söyledi.
Anlaşmanın tarafı olan özel şirketin North American Blue Energy Partners (NABEP) olduğunu ve şirketin Venezuela’daki ikinci büyük üretici konumunda bulunduğunu aktaran Wright, şirketin ABD yasalarına tabi olduğunu ve ABD’nin yasal denetimi ile sözleşme uygulamalarının güvence altına alınacağını belirtti. Bu yapının, özel sektörün Venezuela’da doğrudan hükümetle ya da NABEP ile ortaklık kurarak yatırım yapma güvenini artıracağını ifade etti.
Wright, geçmişte ExxonMobil ve ConocoPhillips gibi şirketlerin Venezuela’daki varlıklarının kamulaştırıldığını ve tazminat beklediklerini hatırlatarak, yeni yapının ABD’ye ait varlıkların kamulaştırılması durumunda farklı bir hukuki zemine sahip olacağını, bunun da Venezuela’da hukukun üstünlüğü ve sözleşme güvenliğini artıracağını savundu.
Venezuela’nın 1997’de günlük yaklaşık 3,5 milyon varil üretimle dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biri olduğunu, bugün ise bu rakamın bir milyonun biraz üzerinde olduğunu belirten Wright, yeni anlaşmayla birlikte üretimin 12-18 ay içinde yüzde 50 artmasını beklediğini söyledi. Şu anda günlük 1,2 milyon varil seviyesinde olan üretimin, gelecek yılın ilk yarısında 1,5 milyon varili aşmasını, on yıl sonunda ise 2 milyon varilin üzerine çıkmasını öngördü. Bu artışın küresel petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturacağını, ABD rafinerilerinin de Venezuela tipi ham petrole uygun olarak inşa edildiğini hatırlattı.
Chevron’un bu anlaşmanın dışında kendi sözleşmesiyle Venezuela’da faaliyet gösterdiğini belirten Wright, Venezuela petrolünün büyük kısmının ağır ve dizel yakıt üretiminde kullanıldığını, bu nedenle Kanada ve ABD’deki üreticilerle rekabet edebileceğini söyledi. Ancak tüm ham petrol türlerinin birbirleriyle rekabet halinde olduğunu, bunun da fiyatları aşağı çektiğini ve talep artışını hızlandırdığını ifade etti.
Wright, anlaşmanın ABD’li üreticilerin yeni kuyular açmasını engelleyip engellemeyeceği sorusuna ise, Venezuela petrolünün halihazırda Çin ve Rusya’ya satıldığını, bu anlaşmanın ise ABD’nin çıkarlarını koruyacak şekilde yapılandırıldığını belirtti. Ayrıca, Stratejik Petrol Rezervi’nde (SPR) farklı ham petrol türlerinin takas edilebileceğini, bu nedenle Venezuela petrolünün doğrudan SPR’ye girmese de başka türlerle değiş tokuş yapılabileceğini söyledi.
İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol akışını tehdit etmesine ilişkin soruya ise Wright, pazartesi günü 17 milyon varilden fazla petrolün Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini, ek olarak boru hatlarıyla bölgeden daha fazla petrolün ihraç edildiğini belirtti. ABD donanmasının bölgede varlık göstermeye devam edeceğini ve İran’ın küresel enerji akışını rehin alma girişimlerinin başarısız olacağını vurguladı.
Son olarak Wright, ABD’nin İran’ın nükleer silah edinme yolunu ve bölgedeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerini engellemeye kararlı olduğunu ifade etti.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: cnbc.com