Aave (AAVE) protokolünün kurucusu Stani Kulechov, çok trilyon dolarlık menkul kıymetler piyasasını blok zinciri altyapısına taşımayı hedefleyen bir teklifi duyurdu.
Kulechov, protokolün V4 mimarisinin, tokenlaştırılmış menkul kıymet teminatlı krediler, repo piyasaları ve menkul kıymet ödünç verme işlemlerini ortak likidite modeliyle destekleyebileceğini belirtti.
Menkul kıymet finansmanının, Wall Street dışında neredeyse kimsenin gündeminde olmayan en büyük piyasalardan biri olduğunu vurgulayan Kulechov, bu alanın şimdiden zincir üstüne taşınmaya başladığını ifade etti.
Aave, menkul kıymet finansmanını blok zincirine taşıyor
ABD repo piyasasında günlük ortalama 12,6 trilyon dolarlık açık pozisyon bulunduğunu belirten Kulechov, marj kredilerinin ise yaklaşık 1,3 trilyon dolara ulaştığını aktardı. Menkul kıymet ödünç verme işlemlerinin toplamda yaklaşık 4,6 trilyon dolarlık varlığı kapsadığını, varlık yönetimi kapsamında menkul kıymet teminatlı kredilerin ise 400 milyar doları aştığını söyledi.
Günümüzde menkul kıymet finansmanı altyapısının büyük ölçüde saklama kuruluşları, kredi aracısı kurumlar, ana brokerlar ve takas merkezleri gibi çok sayıda aracıya dayandığını belirten Kulechov, bunun daha yüksek maliyet, takas gecikmeleri ve sınırlı şeffaflık yarattığını ifade etti. Blok zinciri tabanlı altyapının ise teminat yönetimi ve takas süreçlerini daha verimli hale getirerek bu sorunları çözebileceğini savundu.
Kulechov, piyasayı zincir üstüne taşımak için en iyi yolun doğru piyasa yapısını kurmak olduğunu vurguladı.
Teklifin merkezinde, Aave V4’ün hub-and-spoke (merkez-çevre) mimarisi yer alıyor. Bu yapıda, merkezi bir likidite havuzu, bağımsız risk parametrelerine sahip çok sayıda uzmanlaşmış piyasaya sermaye sağlıyor.
Kulechov, bu tasarımın stablecoin’lere karşı tokenlaştırılmış menkul kıymet teminatlı borçlanma, zincir üstü repo işlemleri ve getiri elde etmek için tokenlaştırılmış menkul kıymet ödünç verme gibi çeşitli menkul kıymet finansmanı faaliyetlerine olanak tanıyabileceğini belirtti.
İki olası piyasa yapısı öneren Kulechov, bunlardan birinin tüm piyasaları tek bir likidite havuzunda birleştirerek sermaye verimliliğini en üst düzeye çıkaracağını, ancak riski de merkezileştireceğini söyledi.
Diğer yapıda ise likidite, varlık sınıfları ve risk profillerine göre birden fazla havuza ayrılıyor. Böylece, hazine tahvili destekli varlıklar, kredi ürünleri ve hisse senetleri izole havuzlarda faaliyet gösterirken, ortak piyasa altyapısı sayesinde bağlantılı kalabiliyor.
Kulechov, pratikte bunun ikili bir yapıdan ziyade bir spektrum olduğunu, başlangıçta derinlik ve basitlik için birleşik bir yapıdan başlanıp, teminat türleri arttıkça ve izolasyonun önemi arttıkça kategori ve risk bazlı havuzlara geçilebileceğini ifade etti.
Teknik tasarımın ötesinde, Kulechov blok zinciri altyapısının geleneksel aracıların rolünü azaltabileceğini, teminat yönetimi, takas ve risk kontrolleri gibi işlevlerin protokol mekanizmalarına aktarılabileceğini belirtti. İzinli piyasaların ise, ortak likiditeye erişirken düzenleyici gereklilikleri (örneğin müşteri tanıma kontrolleri) uygulamaya devam edebileceğini söyledi.
Kulechov, izinli bir çevre piyasası veya belirli bir yargı alanına özgü bir merkez havuzunun, KYC, yargı ve uygun varlık kurallarını uç noktada uygulayarak, düzenlemeye tabi kurumların kendi kurallarına uygun bir işlem ortamına sahip olmasını sağlarken, piyasanın geri kalanının dayandığı emir defterinin bölünmesini önleyebileceğini vurguladı.
Takas süreçlerine ilişkin olarak, geleneksel menkul kıymet piyasalarında hâlâ T+1 ve T+2 takas sürelerinin geçerli olduğunu belirten Kulechov, Aave V4’ün ise atomik, sürekli takas ve zincir üstünde neredeyse anlık mutabakatı destekleyecek şekilde tasarlandığını ifade etti.
AAVE, haberin yayına girdiği sırada 73,2 dolardan işlem görüyor. Son 24 saatte %0,2, son bir haftada ise %13 artış kaydetti.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: fxstreet.com