Borsa Haberleri

Zayıflama İlaçları 2024 Yılının Yükselen Trendi Olabilir mi?

Mart 26, 2024 • 17 dakika okuma süresi
Zayıflama İlaçları 2024 Yılının Yükselen Trendi Olabilir mi?

Pandemide evlere kapandığımızdan bu yana çoğumuz kendi hayatlarımıza daha fazla odaklanmayla karşı karşıya kaldık. İster kendimizi meşgul tutmak için evde ekmek pişirmek olsun, ister yeni oyunlar keşfetmek olsun, küresel bir salgın karşısında kendimizi bir nebze iyi hissetmek istedik.

Bu dönemde belki de eskiden pek sık dikkat etmediğimiz bir tema ortaya çıktı: sağlık. Şirketler peşpeşe aşılar geliştirerek salgına çözümler üretirken, biz de kendimizle baş başa kaldıkça fiziksel ve zihinsel olarak daha iyi olmak istedik. 

O dönemden bu yana sağlık sektöründe daha niş diyebileceğimiz bir alanda ise büyük yenilikler ortaya çıktı. Obezite veya kilo kaybına yönelik yaygın olarak GLP olarak bilinen ilaçlar ve tedavilere yönelik atılımlar, son aylarda dikkat çekmeye başladı. 

Bu ilaçlar, söz konusu tedaviye ihtiyacı olan hastalara yardımcı olmasının yanı sıra, küresel olarak büyük bir pazar yaratıyor. Öyle ki, Goldman Sachs yalnızca yeni anti-obezite ilaçlarının ABD’nin GSYİH seviyelerini önümüzdeki yıllarda en az 0,4% artırabileceğini, en son sağlık hizmetleri yenilikleri ise GSYİH’yi 1,3% veya bugünün dolarıyla yılda yaklaşık 360 milyar dolar artırabileceğini düşünüyor.

Analist Jan Hatzius ve ekibi, obez bireylerin çalışma olasılığının daha düşük olduğunu ve işyerinde daha az verimli olduklarını savunmak için akademik çalışmalara atıfta bulundu. Sonuç olarak, ABD’de obezite oranının 40%’ın üzerinde olduğu varsayıldığında, bu kişilerin ülkenin toplam çıktısı üzerindeki etkisi 1%’i aşıyor.

Banka, ilaç sınıfının kiloda 15%-20% azalma ve inme gibi büyük kardiyak olayların daha düşük oranları da dahil olmak üzere, diğer sağlık yararlarıyla bağlantılı olması nedeniyle 2028 yılına kadar 10 milyon ile 70 milyon kişinin GLP-1 kullanacağını öngörüyor. 

🏃‍♀️ 2024 Yılında Zayıflıyoruz!

Zayıflama İlaçları 2024 Yılının Yükselen Trendi Olabilir mi?

Kilo kaybı ve obezite tedavilerinin nefes kesen hızının arkasındaki en büyük faktör Novo Nordisk (NVO) ve Eli Lilly’den (LLY) gelen maliyetli ancak oldukça etkili tedavilere olan talebin artmasıyla, zayıflama ilaçlarının ilaç endüstrisinin en yeni altın madenine dönüşmesi oldu. Hastalar ve yatırımcılar, bu ilaçların faydalarının esas amaçlarının ötesine geçebileceğini gördüler.

Yıllar boyunca kilo kaybı pazarı, etkisiz veya hoş olmayan yan etkileri olan ürünlerle durgun bir görünüme sahipti. Ta ki son dönemdeki hareketliliğe kadar: Novo Nordisk’in ve Eli Lilly’nin obezite ve diyabet ilaçları, ilaç üreticilerine milyarlarca dolar kazandırdı ve onları ilaç endüstrisinin merkez sahnesine taşıdı.

Eli Lilly’nin hisseleri bu yıl yaklaşık 31% arttı; şirketi, yarım trilyon dolardan fazla piyasa değeriyle ABD’nin en büyük ilaç şirketi yaptı. Novo Nordisk’in hisseleri de yıl boyunca yaklaşık 20% arttı ve ilaç üreticisi eylül ayında kısa bir süre için Avrupa’nın en değerli şirketi oldu.

Şimdi, bazı analistler kilo kaybı ve diyabet ilaçlarının 2030 yılına kadar 100 milyar dolarlık bir pazar haline gelebileceğine inanıyor.

🤔 Novo Nordisk’in Catalent’i Satın Alması Sektörü Nasıl Etkiler?

İlaç pazarında son dönemlerde dikkat çeken bir hareketlenme de satın almalar tarafında görüldü. Novo Nordisk, popüler kilo kaybı ilacına olan talebi karşılamak amacıyla Catalent’i satın almayı kabul ettiğini duyurdu. Bu satın alma kapsamında, Novo Nordisk Catalent’in üç üretim tesisini satın alacak. Blue Fin’den kıdemli ortak Bruce Phelan, bu satın almanın endüstri üzerindeki geniş etkileri hakkında Pharmaceutical Executive ile konuştu. 

Phelan’a göre, ilaç üretim pazarı 2015’ten bu yana önemli bir büyüme gösterdi ve CDMO’lar (sözleşmeli geliştirme ve üretim organizasyonları) ile CMO’lar (sözleşmeli üretim organizasyonları) arasında bölündü. İlaç üreticileri, özellikle üretim uzmanlığı ve karmaşık ürünlerin artan sofistikasyonu konusunda yeteneklerini dış kaynaklara aktardı ve kapasite ile uzmanlık için CDMO ve CMO’lara daha fazla bağımlı hale geldi.

Küresel olarak üretim kapasitesi ve teknik uzmanlık ihtiyacı, özellikle pandemi sırasında son 7-8 yılda önemli ölçüde hızlandı. mRNA’nın ortaya çıkışı, artan aşı üretimi, hassas tıp, CGT’ler ve radyo-farmasötik üretimi gibi alanlar, sofistike CDMO ve CMO üretim kapasitesinin büyük bir kısmını absorbe etti, bu da daha karmaşık üretimi daha değerli ve daha az erişilebilir hale getirdi.

Phelan, ilaç şirketlerinin kendi tesislerini inşa etmeye yatırım yapmaları gerekip gerekmediği konusunda, ek CDMO ve CMO üretim platformlarına genişlemenin, kapasite ve verimliliği artırmanın yanı sıra, uyumlu iş süreçleri, destekleyici yazılımlar ve detaylı üretim analitiklerini gerektirdiğini belirtti.

Bir rakibe bağlı bir CMO/CDMO ile iş yapmak isteyip istemeyeceğine dair bir soruya Phelan, büyük CDMO ve CMO’ların birden fazla küçük ve büyük ilaç şirketinin ürünlerini desteklediğini ancak mevcut ve gelecekteki kapasite gereksinimlerini karşılamak için rekabetin olduğunu ifade etti.

Phelan, GLP-1 ürünleri gibi diğer şirketlerin kilo kaybı/diyabet ilaç grubu için ne anlama geldiğine dair, GLP-1 ürünlerine olan talebin, CDMO ve CMO’ların orijinal sözleşmeleri, üretim tahminleri ve kapasitelerini aştığını belirtti. 

Pazarın kısa ve orta vadede talebi karşılayamama riski oldukça gerçek. COVID-19, aşılar ve özel ürünler için sürekli yüksek talep, CMO’ların geleneksel biyofarma üretimi için gerekli kapasite genişlemelerine yeterince taahhüt etmeme olasılığını artırdı.

🌎 Pastadan Pay Almak İsteyen Çok

Zayıflama İlaçları 2024 Yılının Yükselen Trendi Olabilir mi?

Kilo kaybını yeniden odağa aldığımızda; Pfizer (PFE), Amgen (AMGN) ve hatta Viking Therapeutics (VKTX) gibi diğer ilaç üreticilerinin de kilo kaybı ilaçları endüstrisindeki altın çağdan faydalanmak için çabaladığını görüyoruz. Birçok şirket, bu yıl deneysel obezite ilaçları üzerinde erken deneme sonuçlarını yayınladı ve 2024’te daha fazla veri yayınlanmayı bekliyor.

Pazarın öncüleri olarak görülen Eli Lilly ve Novo Nordisk, fazla kilo sorunu olan kişilerin metabolizmalarını regüle etme konusunda çığır açan atılımlar yaptı. Bu yeni açılan kapı, diğer ilaç üreticilerinin de dikkatini çekse de görünüşe göre ikili rakiplerinin hâlâ ötesinde. 

📝 Novo Nordisk’in Erken Deneme Sonuçları İddialı!

Novo Nordisk yeni bir deneysel kilo verme ilacı için olumlu erken deneme verileri açıkladı. Danimarkalı ilaç devi bir yatırımcı toplantısında, merakla beklenen obezite ilacının Faz I denemesinin 12 hafta sonra katılımcılarda 13,1% kilo kaybı gösterdiğini söyledi.

Bu rakam, şirketin popüler obezite ilacının 12 haftalık denemesinin ardından kaydedilen 6%’lık kilo kaybını büyük bir farkla gölgede bırakıyor. Şirket, Faz II denemesinin bu yılın ikinci yarısında başlayacağını ve sonuçların 2026 başlarında alınmasının beklendiğini söyledi.

Ayrıca Novo, Ozempic’in kronik böbrek hastalığı olan diyabetik hastalarda böbrek hastalığının ilerlemesi ve böbrek veya kardiyovasküler komplikasyonlardan ölüm riskini 24% oranında azalttığını gösteren geç aşama deneme sonuçlarını açıklamıştı.

👀 Diğer İlaç Üreticileri de Boş Durmuyor 

Eli Lilly ve Novo Nordisk dışında ilaç pazarının önde gelen oyuncuları da kilo kaybı talebinden yararlanmak için harekete geçmiş durumda. 

Pfizer’ı ele alalım. Pandemi döneminin parlayan ilaç şirketi, kilo kaybı tedavilerinin erken benimseyicilerinden biri oldu. Tıpkı rakipleri gibi Pfizer da GLP alanında kendi çalışmalarına start verdi ancak şirketin önünde bazı engeller vardı: maliyet ve pazar penetrasyonu. 

Şirket, Eli Lilly ve Novo’nun sunduğu enjektörlü tedavilerin oldukça maliyetli olduğunu, bunun da kapasitede sıkışıklık anlamına geleceğini fark etti. Pfizer’ın baş bilim insanı Mikael Dolsten, bu görünümde pazarda erişilebilecek kitlenin erken aşamada milyarlarca kişiden daha az olacağını söylüyor. 

Doslten, “Küçük oral moleküller ve tabletler yapma konusundaki becerilerimizin bize ve hastalara avantaj sağlayacağını düşündük. Bu oldukça benzersiz beceri setini oral GLP’leri dahili olarak tasarlamak için kullanmaya başladık.” dedi. 

Şirketin belki de ileride portföyünün büyük bir kısmını oluşturabilecek potansiyele sahip üç GLP ilacı, henüz erken aşamalarında. En çok ilerleme kaydettiği ilacı, şu an faz 2b aşamasında ve şirket yan etkiler üzerinde çalışıyor: Testlerde ilacı kullanan kişilerin 73%’ü mide bulantısı yaşadıklarını belirtti.

Öte yandan şirket yine güçlü bir aday olarak gördüğü lotiglipron isimli ilacının deneylerde karaciğere ilişkin bazı yan etkileri sebebiyle buradaki çalışmalarını sonlandırdı. Yine de Dolsten hâlâ umutlu ve çalışmaların devam edeceğini söylüyor. 

📌 Amgen’den Farklı Bir Yaklaşım

Amgen de bir sonraki lider kilo verme ilacını geliştirmek için yarışan ilaç üreticilerinin arasında öne çıkmaya çalışırken yeni bir yaklaşım benimsiyor.

Biyoteknoloji şirketi, Novo Nordisk ve Eli Lilly’nin mevcut enjeksiyonlarından ve geliştirilmekte olan diğer obezite ilaçlarından farklı olarak, insanların kilo vermesine yardımcı olan enjekte edilebilir bir tedaviyi test ediyor. Amgen’in tedavisi, hastaların ilacı bıraktıktan sonra da kilo almamalarına yardımcı oluyor gibi görünüyor.

İlaç üreticisi ayrıca ilacını ayda bir kez ya da daha seyrek alınacak şekilde test ediyor; bu da tedaviyi kullananlara piyasadaki haftalık ilaçlardan daha fazla kolaylık sağlayabilir.

Pfizer veya Amgen kadar büyük bir isim olmasa da Viking Therapeutics de beklenmeyen bir şirket olarak kilo kaybında iddialı olduğunu kanıtladı. 

Şirket geçtiğimiz haftalarda, deneysel ilacının obezite hastalarının orta aşamalı bir çalışmada ortalama vücut ağırlıklarının yaklaşık 15%’ini kaybetmelerine yardımcı olduğunu açıkladı. Viking’in bu güçlü sonuçları yatırımcısının da yüzünü güldürdü: Şirket hissesi, deney sonuçlarının açıklandığı hafta 120% ralli yaparken, yıl başından bu yana ise 296% yükseldi.

Wall Street de Viking’den umutlu. Truist Securities analisti Joon Lee, “Viking’in ilacı, Lilly ve Novo ikilisi için rekabetçi bir tehdit olabilir.” yorumunu yaptı. William Blair analisti Andy Hsieh de bir notunda, Viking’in ilaç verilerinin faz iki denemeleri ile hem onaylanmış hem de deneysel kilo kaybı ilaçları arasında “sınıfının en iyisi bir profil” gösterdiğini söyledi.

💊 Zayıflama İlaçları Tiroid Kanserine Sebep Olabilir mi?

GLP-1 reseptör agonistleri, yani zayıflama ilaçları, tip 2 diyabet ve obezite tedavisinde kullanılan popüler tedavi seçenekleridir. Bu ilaçlar, vücuttaki şeker kullanımını iyileştirerek ve iştahı baskılayarak kilo kaybına yardımcı olur. Ancak, her etkili tedavi gibi, bu ilaçların da potansiyel yan etkileri ve sağlık riskleri üzerine dikkatli bir değerlendirme gerekli.

Son zamanlarda, GLP-1 reseptör agonistlerinin tiroid kanseri riskini artırıp artırmadığına dair endişeler ortaya çıkmaya başladı. Bu endişeler, kemirgenler üzerinde yapılan çalışmalarda bu ilaçların tiroid tümörlerine neden olduğuna dair bulgulara dayanıyor.

Araştırma alanında, Amerikan Diyabet Derneği tarafından yayımlanan bir çalışma, GLP-1 ilaçlarının kullanımı sonrasında tiroid kanseri riskinde bir artış olduğunu gösterdi. Bu çalışma, tip 2 diyabetli 47 binden fazla katılımcıyı içeriyor ve GLP-1 ilaçlarını bir ila üç yıl kullanmanın daha yüksek bir kanser riski ile ilişkili olduğunu belirtiyor. Bu tür bulgular, ilaçların uzun vadeli etkilerini anlamak için önemlidir ve potansiyel risklerin yanı sıra faydaları da dikkate alınmalı.

Ancak Avrupa İlaç Ajansı’nın güvenlik komitesi, mevcut kanıtların bu ilaçlar ile tiroid kanseri arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi olmadığını ortaya koydu. Bu, ilaçların güvenlik profili hakkında önemli bir rahatlama sağlamanın yanı sıra, ilaç üreticilerinin tiroid kanseri vakalarını yakından izlemeye devam etmesi gerektiğini vurgular nitelikte.

Ajans, GLP-1 ilaçlarının ürün bilgilerinde herhangi bir güncellemenin “gerekli olmadığını” belirtti, ilaçların kemirgenler üzerinde yapılan çalışmalarda tiroid tümörlerine neden olduğunu ancak ilaçların tiroid tümörleri veya tiroid kanserine neden olup olmadığının bilinmediğini zaten belirtiyor.

Ki GLP-1 ilaçlarının tüm üreticileri—Eli Lilly, Novo Nordisk ve AstraZeneca (AZN) dahil—tiroid kanseri olaylarını yakından izlemeye ve herhangi yeni kanıtları rapor etmeye devam etmek zorunda.

🗞️ Zayıflama İlaçları Dışındaki Sektörel Gelişmeler 

Zayıflama ilaçlarının dışında, ilaç sektörü bir dizi önemli gelişmeyle dikkat çekiyor. Bu gelişmeler, sektörün geleceğini şekillendirecek yenilikçi tedavilere ve politikalara odaklandı.

Alzheimer hastalığı alanında, Eisai ve Biogen (BIIB) ortaklığında geliştirilen ilaç, alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatan ilk tedavi olarak tarihe geçti ve bu alanda uzun zamandır beklenen bir ilerleme olarak karşılandı. Ancak, ilacın piyasaya sürülmesi, tedavi merkezlerinin kurulması gibi lojistik zorluklar nedeniyle yavaş bir başlangıç yaptı. Buna rağmen ilaç, Alzheimer hastalığına yönelik araştırma ve tedavi geliştirme çabalarında yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor.

Öte yandan, solunum sinciciyal virüsüne (RSV) karşı dünyanın ilk aşıları, Pfizer ve GlaxoSmithKline (GSK) tarafından piyasaya sürüldü. Bu aşılar, özellikle yaşlı yetişkinler ve hamile kadınlar arasında RSV’ye karşı koruma sağlama potansiyeliyle önem taşıyor. RSV aşılarının başarılı lansmanı, özellikle kış aylarında yaygın olan bu virüse karşı korunmada önemli bir adım olarak kabul ediliyor.

2023 yılı, aynı zamanda ABD’de ilk kez bir gen düzenleme terapisinin onaylandığı yıl oldu. Bu terapi, orak hücre hastalığının tedavisinde kullanılmak üzere tasarlandı ve genetik hastalıkların tedavisinde yeni bir çağın başlangıcı olarak görülüyor. Bu gelişme, gen terapilerinin potansiyelini ve gen düzenleme teknolojisinin gelecekteki rolünü vurguluyor.

Bunların yanı sıra, COVID-19 aşıları ve tedavileri, pandemi zirvelerinden düşen vakalar ve kamuoyunun virüse olan ilgisinin azalmasıyla talepte büyük bir düşüş yaşadı. Bu durum, ilaç endüstrisi için bir zamanlar büyük bir gelir kaynağı olan bu ürünlerin artık bir yük haline gelmesine neden oldu. Pfizer ve Moderna (MRNA) gibi şirketler, hisse değerlerinde önemli düşüşler yaşarken, sektörün odak noktası yenilikçi tedavilere ve diğer sağlık sorunlarına yönelik çözümlere kaydı.

Son olarak, Medicare ilaç fiyatı müzakereleri, ABD’de ilaç endüstrisini sarsan ve sektörün gelir ve kâr marjları üzerinde baskı oluşturabilecek yeni bir politika olarak öne çıktı. Bu politika, reçete ilaç maliyetlerini kontrol altına almayı amaçlarken, ilaç üreticileri tarafından yenilik ve gelir büyümesi üzerinde olası olumsuz etkileri nedeniyle eleştirildi.

🤝 İlaçlar Daha Erişilebilir Olacak

Zayıflama İlaçları 2024 Yılının Yükselen Trendi Olabilir mi?

Tarihinde ilk kez Medicare, Başkan Joe Biden’ın Enflasyonu Azaltma Yasası’nın bir parçası olarak üreticilerle reçete ilaçlarının fiyatları üzerine müzakere etmeye başladı.

Bu tartışmalı süreç, yaşlı Amerikalılar için maliyetli ilaçları daha uygun hale getirmeyi amaçlıyor ancak ilaç endüstrisi süreci gelir büyümesi, kârlar ve ilaç yeniliği için bir tehdit olarak görüyor.

Biden yönetimi, ağustos ayında fiyat görüşmelerine tabi olacak ilk 10 ilacı açıkladı, bunlar arasında Bristol-Myers Squibb (BMY) ve Johnson & Johnson’dan (JNJ) kan incelticiler ve Merck (MRK) ve AstraZeneca’dan diyabet ilaçları bulunuyor. Bu ilaçlar için üzerinde anlaşılan fiyatların 2026’da yürürlüğe girmesi planlanıyor.

🗣️ Ünlülerin İlaca Olan Talebi

Zayıflama İlaçları 2024 Yılının Yükselen Trendi Olabilir mi?

Elon Musk’ın fiziksel formu sadece kısa süreli kafes dövüşü maceralarıyla değil, aynı zamanda sağlıklı görünümünün sırrı olarak açıkladığı aralıklı oruç tutma ve zayıflama ilacı ile de gündeme geldi.

Dünyanın en zengin adamı, nadiren spor yaptığını ve spor salonundan hoşlanmadığını, bunun yerine donut gibi atıştırmalıkları tercih ettiğini belirtti. Musk, zayıflama ilacı yanı sıra belirli zaman aralıklarında yemek yememe pratiği olan aralıklı oruç tuttuğunu ve toplamda yaklaşık 9 kilo kaybettiğini söyledi.

Musk, ilacın popülerliğini artıran tek ünlü değil; Amy Schumer ve Chelsea Handler gibi diğer büyük isimler de zayıflama ilaçlarını kullanıyor. Bu durum, 2023 Oscar Ödül Töreni’nde bile bir şaka konusu oldu. İlacın yüksek fiyatı, ayda 1.349 dolara kadar çıkabiliyor ve bu da şöhret ve servetin avantajları olmayan hastalar için ilacı ulaşılamaz kılıyor. 

🌟 Goldman Sachs Obezite İlaçlarından Umutlu

Goldman Sachs Araştırma’ya göre, sağlık hizmetlerindeki yenilikler ABD ekonomisinin potansiyelini önemli ölçüde artırabilir. Kilo kaybı ilaçları, yapay zeka destekli ilaç keşfi, genomik ve rejeneratif tıp teknikleri gibi gelişmeler, hastalıkların tespitindeki ilerlemelerle birlikte, sağlık sonuçlarını önemli ölçüde iyileştirebilecek bir sağlık hizmetleri yeniliği temposunu işaret ediyor. Bu gelişmeler, insanların daha iyi ve daha uzun yaşamlar sürmelerini sağlayabilir.

Kötü sağlık, kayıp iş günleri ve erken ölümler nedeniyle ABD’nin GSYİH seviyesinden %10’dan fazla düşürüyor. Erken ölümler, çalışan nüfusun büyümesinden yıllık iş gücü arzının yaklaşık %0,2 puan düşmesine neden oluyor.

Öte yandan yapay zekâ, sağlık hizmetlerine büyük bir destek sağlayabilir. Bu atılımın ilaç keşfinde kullanılması, başarılı pre-klinik ilaç adaylarının geliştirilmesini beş yıldan 18 aya kadar kısaltabilir.

Sağlık hizmetleri yeniliğine olan ilgi son yıllarda arttı. ABD sağlık sektörüne yönelik girişim sermayesi fon toplama işlemleri 2019’dan bu yana iki katından fazla arttı. Goldman Sachs Araştırma, sağlık hizmetleri yeniliğinin önümüzdeki yıllarda önemli bir makro hikaye olabileceğini belirtiyor.

Midas'ın Kulakları Baner

Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler baz alınarak hazırlanmıştır. İçerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu sayfada yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Kullanılan hisse işlem görselleri; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.
Detaylı bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynak: CNBC1, Morningstar, Forbes, Reuters, Pharmaxec, Business Insider, Gazete Oksijen, Fierce Biotech, The Financial Times, CNBC2