Yeşilada: Fed faiz artırabilir, altın ve Bitcoin’den uzak durun, BIST 100’de 19 bin hedefi

Google News Icon Takip Et

Küresel piyasalar haziran ayının kritik verilerini geride bırakırken, ekonomist Atilla Yeşilada yayımladığı son analiz videosunda yatırımcılara önemli uyarılarda bulundu. Türkiye’deki enflasyon ve dış ticaret verileri ile ABD’den gelen tarım dışı istihdam rakamlarını birlikte değerlendiren Yeşilada, kısa vadede piyasalarda olumsuz bir çalkantı beklediğini, ancak orta vadede özellikle borsa tarafında fırsatların önünün açık olduğunu vurguladı.

Haziran dış ticaret açığı alarm verdi: “TCMB faiz indirimini rafa kaldıracak”

Yurt içi makroekonomik verileri değerlendiren Yeşilada, enflasyonun manşet rakamda kötü görünmediğini ancak alt kırılımların katılığa işaret ettiğini belirtti. Asıl tehlikenin dış ticaret dengesinde olduğunu vurgulayan Yeşilada, enflasyonun beklentiye çok yakın, yaklaşık %1 seviyesinde gerçekleştiğini, yurt içi ÜFE’nin ise %1,58 olduğunu söyledi. Manşet veriler kötü olmasa da hizmetler enflasyonunun hâlâ %35 civarında katı seyrettiğini ifade etti. Bu nedenle dış ticaret verilerinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Haziran ayında dış ticaret açığının 10,5 milyar dolara yükseldiğini, bayram etkisinin verileri zorlaştırsa da bu rakamın oldukça yüksek olduğunu söyledi. Hizmet ve turizmden 6 milyar dolar giriş olsa bile net 4,5 milyar dolarlık cari açık oluştuğunu, bunun da Merkez Bankası’nı tedirgin edeceğini dile getirdi.

Bu veriler öncesinde efektif olarak %40 olan bankalara borç verme faizinin %37’lere gerilemesini, yani bir faiz indirimi beklediğini belirten Yeşilada, artık çok daha temkinli olduğunu söyledi. Rezervlerin yeterli olduğunu, bir kriz ya da dövizde ani bir patlama beklemediğini ancak büyük yatırımcıların cari açığa bakarak dövize yönelebileceğini ifade etti. Bu nedenle Merkez Bankası’nın temmuzda faiz oranlarında değişikliğe gitmeyeceğini, politika faizinin ve efektif borç verme faizinin %40 seviyesinde sabit kalacağını öngördü. Bu durumun tahvil rallisini keseceğini ve borsayı kısa vadede baskılayacağını belirtti.

“BIST 100 yıl sonuna kadar 19 bin puanı görebilir”

Faizlerin yüksek kalmasının şirket kârlılıklarını bugünkü değer üzerinden aşağı çekeceğini kabul eden Yeşilada, buna rağmen BIST 100 için iddialı bir hedef paylaştı. Borsada yukarı yönlü hareketin bitmediğini, sadece gecikeceğini düşündüğünü belirten Yeşilada, PPK kararına kadar yatay, çalkantılı hatta geri çekilmeli bir seyir izlenebileceğini ancak sonrasında yükselişin önünün açık olduğunu söyledi.

Petrol fiyatlarında ciddi bir düşüş beklediğini, Citi’ye göre Hürmüz Boğazı kapanmazsa Brent petrolün 70 dolardan 60 dolara kadar gerileyebileceğini, bunun da maliyetleri azaltıp kârlılığı artıracağını ifade etti.

Ayrıca, güvenilir finansal kuruluşların strateji raporlarında BIST 100 endeks hedefinin önümüzdeki 12 ay için 19.000 puana yükseltildiğini, bunun yaklaşık %40 prim potansiyeli anlamına geldiğini belirtti. Mevduat getirisinden düşük kalsa da borsaya yatırım yapanlar için bu getirinin küçümsenmemesi gerektiğini söyledi.

19 bin hedefine doğru hareketin yaz aylarında hızlanacağını, bu seviyeye gelecek haziranda değil, bu yılın sonlarına doğru ulaşılabileceğini düşündüğünü belirten Yeşilada, temmuz ortasından itibaren banka ve holding hisselerindeki negatif algının dağılacağını ve pozitif haber akışının öne çıkacağını öngördü.

“NATO Zirvesi Türkiye’nin hikâyesini değiştirebilir”

7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’nin jeopolitik ve ekonomik etkilerine değinen Yeşilada, Türkiye’ye güçlü sermaye girişleri yaşanabileceğini söyledi. Ankara’daki NATO Zirvesi’nin psikolojik ve algı boyutuyla çok önemli bir faktör olduğunu, Rusya ve Çin’e karşı küresel savunma sanayiini beslemek isteyen NATO karşısında Türkiye’nin ucuz ve kaliteli askerî malzeme üretimiyle avantajlı olduğunu vurguladı.

Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşmesinin piyasada olumlu karşılanacağını, KAAN için Amerikalıların motor satabileceğini, Trump’ın F-35 üzerindeki kısıtlamaların kaldırılabileceğini ve Türkiye’nin yeniden programa davet edilebileceğini ima ettiğini belirtti.

Avrupa Birliği’nin Rum lobisi nedeniyle ortak savunma fonundan ihale alınamasa da Almanya, İtalya, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin kendi bütçeleriyle Türk savunma sanayii ürünlerini tercih edeceğini söyledi. NATO Zirvesi’nin Türkiye’ye bakış açısını kökten değiştireceğini ve yaz aylarında kayda değer miktarda sıcak para girişine neden olacağını öngördü.

“Fed faiz artırabilir, altın ve Bitcoin’den uzak durun”

ABD ekonomisini de değerlendiren Yeşilada, Fed’in faiz artırımı ihtimalini göz ardı etmedi. Amerika’da haziran ayı tarım dışı istihdam verisinin 58 bin ile beklentinin yarısında kaldığını, ancak detayların istihdam piyasasının gevşemediğini, aksine çok sıkı olduğunu gösterdiğini belirtti. Borsadan para kazananların erken emekli olup iş gücünden çıktığını, son üç ayda istihdamın ortalama 74 bin arttığını ve işsizliği sabit tutmak için 50 bin artışın yeterli olduğunu söyledi.

İstihdamın güçlü, enflasyonun ise hızla yükseldiğini belirten Yeşilada, geçmişte Covid sonrası enflasyonu geçici sanıp geç faiz artıran Fed’in büyük hata yaptığını ve ekonomiyi olumsuz etkilediğini hatırlattı. Kevin Warsh’ın bu hatayı tekrarlamayacağını düşündüğünü ifade etti.

Muhtemelen eylül ya da mayıs sonuna doğru olası bir katılaşmaya karşı sigorta amacıyla Fed’in faiz artıracağını, en iyimser ihtimalle de 2027 dahil çok uzun bir süre faiz indirimi olmayacağını öngördü. Bu görüşün altın ve Bitcoin için olumsuz olduğunu, altında ons başına 4.500 doların bile görülmesini beklemediğini söyledi.

Bitcoin’de ise daha kötü bir tablo öngördüğünü, sebepsiz karamsarlıkla 60 bin dolardan 45 bin dolara kadar gerileme yaşanabileceğini, ancak o seviyeden alıcı olacağını belirtti. Amerikan 10 yıllık tahvil faizinde ise %4,75 seviyesinin garanti olduğunu, tahvillerden kesinlikle uzak durulması gerektiğini vurguladı.

“Yapay zekâ coşkusu yerini hisse rotasyonuna bırakacak”

ABD teknoloji hisseleri konusunda da uyarılarda bulunan Yeşilada, yatırımcıların farklı sektörlere yönelmeye başlayacağını söyledi. S&P 500, Dow Jones ve Nasdaq’ta sadece faiz değil, yapay zekâ coşkusunun da fiyatlandığını, analistlerin bu şirketlerin kârlarının yılda %25 büyümesini beklediğini ancak bunun gerçekçi olmadığını ifade etti.

Yapay zekânın verimliliğe olumlu etkisiyle istihdam kaybı ve elektrik fiyatlarına olan olumsuz etkisi toplandığında geriye çok fazla bir şey kalmadığını belirtti. S&P 500 endeksinde de Borsa İstanbul’da olduğu gibi bir tökezleme dönemi başlayabileceğini, bunun büyük bir çöküşten ziyade hisse senedi rotasyonu şeklinde olacağını söyledi.

Artık yapay zekâ ya da sosyal medya platformlarından ziyade bu alanlara çip üreten veya bu teknolojileri kullanarak kendi kârlılığını artıran şirketlerin öne çıkacağını belirtti. S&P 500’ün ağustostan itibaren yaklaşık %10 prim yapacağını öngördü.

Dünyada likit ve para piyasası fonlarında park etmiş, yönünü bulamayan yaklaşık 10 trilyon dolar bulunduğunu, belirsizlik azaldığında bu devasa fonların en önemli adreslerinden birinin yine hisse senetleri olacağını söyledi. Gelişmekte olan piyasaların (Güney Kore, Tayvan vb.) Amerikan hisselerine göre çok iskontolu olduğunu, global fonların bu piyasalara yöneleceğini ve Türkiye’nin de kendi hikâyesiyle bu rüzgârdan pay alacağını ifade etti.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: paraanaliz.com