2026 boyunca Wall Street’te tartışmaların odağında Fed’in faiz indirimine ne zaman gideceği vardı. Ancak Ed Yardeni bu tartışmayı tamamen tersine çevirdi.
Yardeni Research’ün başkanı ve deneyimli stratejist Ed Yardeni, Fed’in 29 Temmuz’daki toplantısında faiz artırabileceğini açıkça öngörüyor. Bu senaryo, finans piyasalarında neredeyse düşünülemez olarak görülüyor.
Bu tahmin, Yardeni’yi temmuzda faiz artışı öngören ilk büyük Wall Street ekonomistlerinden biri yapıyor. Çoğu ekonomist sadece enflasyon risklerine dikkat çekerken, Yardeni doğrudan bir faiz artışı beklediğini belirtiyor. “Piyasanın aksine, biz FOMC’nin temmuzda federal fon faizini artırmasını bekliyoruz,” diyor Yardeni.
Tahmin piyasaları, Yardeni’nin ne kadar yalnız bir görüşte olduğunu gösteriyor. Bahis platformlarının izlediği piyasa bazlı olasılıklara göre, temmuzda faiz artışı ihtimali yaklaşık %5 seviyesinde. Yani yatırımcılar büyük oranda Fed’in faizleri sabit bırakmasını bekliyor. Temmuzda faiz artışına 10 dolarlık bir bahis, gerçekleşirse yaklaşık 170 dolar kazandırıyor. Piyasa fiyatlaması ile Yardeni’nin tahmini arasındaki bu fark, onun ne kadar konsensüs dışında kaldığını ortaya koyuyor.
Yardeni Neden Temmuzda Faiz Artışı Bekliyor?
Yardeni, Jerome Powell’ın başkanlığındaki son toplantı olan nisan ayı Fed tutanaklarını yüzeyin altında şahin olarak okuyor. 17 Haziran’da ilk toplantısını yönetecek olan Kevin Warsh’ın bu değişimi resmileştireceğini düşünüyor.
Yardeni, Fed’in haziran toplantısında gevşeme yanlısı duruşunu bırakıp sıkılaşmaya yöneleceğini öngörüyor. “Haziran açıklamasında gevşeme yanlısı duruşun bırakılacağı bence oldukça net,” diyor Yardeni.
Yardeni’nin kurumuna göre, dirençli ekonomi, güçlü işgücü piyasası ve yükselen enflasyonun birleşimi, sadece bir toplantı sonra faiz artışı için zemin hazırlıyor. Pazartesi günü bir webcast’te Yardeni, enflasyon risklerinin arttığını, istihdam endişelerinin ise azaldığını belirtti.
Buradaki tetikleyici ise petrol. Şubat sonunda başlayan savaş, ham petrolü varil başına 90 dolar civarında tutarken, Hürmüz Boğazı’nı tüm enerji tahminlerinin merkezine yerleştirdi. Nisan ayında manşet enflasyon, enerji maliyetlerinin etkisiyle yıllık %3,8 olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı ise %4,3 seviyesinde ve iki ay üst üste beklentilerin üzerinde istihdam artışı yaşandı.
Yardeni’nin daha derin endişesi, enerji şokunun sadece enerjiyle sınırlı kalmaması. “Sadece bir enerji sorunları yok, bu sorun daha geniş bir fiyat listesine yayılma potansiyeline sahip,” diyor. “İtibarları açısından, 2021 ve 2022 başındaki enflasyona yeterince hızlı yanıt veremedikleri için hâlâ yara almış durumdalar. Temmuzda çeyrek puanlık bir artış yapmaları gayet olası,” diye ekliyor Yardeni.
Yardeni erken davranıyor ama yalnız değil. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller da mayıs ayında, enflasyonun düşmemesi halinde faiz artışlarını göz ardı edemeyeceğini, savaşın enerji şokuna işaret ederek belirtmişti.
Hem Şahin Hem İyimser
Yardeni faiz artışı öngörse de, S&P 500’ün – SPDR S&P 500 ETF Trust (SPY) üzerinden takip edilen – yıl sonunda 8.250 seviyesine yükseleceğini düşünüyor. “Bazı insanlar, borsada 8.250’ye yükseliş beklerken Fed’in sıkılaşabileceğini söylememizi tuhaf buluyor,” diyor Yardeni.
Bunun yanıtı ise “mükemmel bilanço momentumu.” İlk çeyrek bilanço büyümesi %19’a yaklaşırken, analistler 2027 tahminlerini sürekli yukarı çekiyor. Bu çerçevede çeyrek puanlık bir artış, gürültüden ibaret.
“Çeyrek ya da 50 baz puanlık bir artışın ne önemi var? Ekonomi direnç göstermeye devam edecek,” diyor Yardeni.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Benzinga