Trump ailesiyle yakın ilişkili merkeziyetsiz finans (DeFi) ve stablecoin projesi World Liberty Financial’ın, kayıtsız menkul kıymet ihraç etmiş olabileceği iddiası gündeme geldi. Duke Üniversitesi’nde öğretim görevlisi ve eski New York Merkez Bankası denetçisi Lee Reiners, bu değerlendirmeyi cuma günü yayımladığı bir blog yazısında paylaştı.
Reiners, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) yakın zamanda yayımladığı token sınıflandırmasına atıfta bulunarak, WLFI’nin salt bir “dijital emtia” olmadığını ve muhtemelen SEC denetimine tabi olduğunu belirtti. World Liberty ekibi ise WLFI’nin yalnızca bir yönetişim token’ı olduğunu savunuyor.
Reiners, WLFI’nin merkeziyetsiz bir emtia olmadığını, Trump markasını taşıyan bir yönetişim token’ı olarak merkezi şekilde yönetilen bir kripto girişimini finanse etmek için satıldığını ifade etti. SEC’in mevcut yorumunun bu durumda geçerli olması gerektiğini vurguladı. SEC’in başkanlığını şu anda, Donald Trump tarafından atanan Paul Atkins yürütüyor.
Ekim 2024’te piyasaya sürülen WLFI, projenin “Gold Paper” adlı dokümanında World Liberty kredi protokolü için salt bir oy token’ı olarak tanıtıldı. Proje, WLFI’nin herhangi bir ortaklık payı, temettü veya kâr hakkı taşımadığını açıkça belirterek, token’ı merkeziyetsiz yönetişim aracı olarak konumlandırdı.
Buna rağmen World Liberty, toplam 100 milyar arzın yaklaşık 25 milyarını birkaç halka açık ön satış turunda sattı. Reiners, alıcıların muhtemelen kâr beklentisiyle sermaye yatırdığını ve bunun SEC’in menkul kıymet olup olmadığını belirlemek için kullandığı Howey Testi’nin temel unsurlarından biri olduğunu savundu. Ayrıca, token’ın World Liberty protokolü inşa edilmeden önce satıldığı ve Trump ailesinin isminin kullanıldığına dikkat çekti.
Reiners, SEC’in yorumunun özellikle ihraççıların pazarlama faaliyetlerinin, white paper ve resmi iletişimlerin, bir kripto sisteminin geliştirilmesi, işlevsellik kazanması, ağ etkisi oluşturulması veya projeye destek verilmesi yönündeki vaatlerin yatırımcıda makul bir kâr beklentisi yaratabileceğini vurguladığını belirtti.
SEC’in blok zinciri tabanlı token’lara yönelik yeni rehberine karşı da ifade veren Reiners, World Liberty ve WLFI’nin merkeziyetsizliği konusunda da eleştirilerde bulundu. WLFI’nin, Dolomite kredi protokolüyle yapılan bir anlaşmada 5 milyar WLFI teminat gösterilerek 75 milyon dolar değerinde stablecoin borç alınmasında kullanıldığını aktardı. Dolomite’in kurucu ortağı Corey Caplan, World Liberty danışmanı olarak görev yapıyor. Alınan stablecoin’lerin bir kısmı ise World Liberty tarafından ihraç edilen USD1 oldu.
Reiners ayrıca, projeye erken dönemde önemli destek veren Justin Sun’ın, World Liberty’nin token’larını dondurduğu ve yönetişim haklarını engellediği iddiasıyla açtığı davaya da dikkat çekti.
Sun’ın iddialarının doğru olması halinde, World Liberty’nin WLFI üzerinde kapsamlı ve tek taraflı bir kontrolü elinde tuttuğu ortaya çıkıyor. Bu durum, WLFI’nin kayıtsız bir menkul kıymet olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor.
Geçen ayın sonunda World Liberty, yaklaşık dört yıl sonra milyarlarca ön satış token’ının kilidinin açılmasını öngören tartışmalı bir yönetişim süreci başlattı. Ekip, bu öneriyi arzla ilgili soru işaretlerini gidermek amacıyla sunduğunu belirtirken, birçok ön satış yatırımcısı sürece tepki gösterdi ve yönetişimde etkilerinin sınırlı kaldığını dile getirdi.
Kongre üyeleri, Trump ailesinin kripto sektöründeki rolüyle ilgili etik kaygıları defalarca gündeme getirdi. Özellikle World Liberty’nin faaliyetleriyle ilgili sorular yöneltildi. Trump bağlantılı DT Marks DEFI LLC adlı kuruluşun, 2026 başında Birleşik Arap Emirlikleri’ne bağlı ve Şeyh Tahnoon bin Zayed Al Nahyan ile ilişkili bir varlığa protokolün %49’unun satılmasıyla World Liberty’nin yaklaşık %38’ine sahip olduğu düşünülüyor. World Liberty’nin internet sitesine göre, DT Marks DEFI LLC, WLFI token satışlarından elde edilen net gelirin %75’ine hak kazanıyor.
Buna ek olarak, Abu Dabi merkezli devlet yatırım şirketi MGX, World Liberty’nin USD1 stablecoin’ini kullanarak Binance borsasında 2 milyar dolarlık bir yatırım işlemini tamamladı. Bu işlem, Başkan Trump’ın, federal mali suçları kabul eden eski Binance CEO’su Changpeng Zhao’yu affetmesinden önce gerçekleşti.
Reiners, SEC’in World Liberty’yi soruşturma yetkisine sahip olduğunu ancak başkan ve ailesinin doğrudan finansal çıkarı bulunan bir kripto girişimini bağımsız ve tarafsız şekilde soruşturup soruşturamayacağı konusunda şüpheleri olduğunu belirtti. Reiners, yakın geçmişin bu konuda olumsuz bir tablo çizdiğini ifade etti.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: theblock.co