ABD borsalarında son aylarda dayanıklılık artsa da, yatırımcıların bunu piyasada tam anlamıyla bir sakinlik olarak görmemesi gerekiyor. UBS stratejisti Maxwell Grinacoff’a göre, piyasa önümüzdeki dönemde dalgalı seyrini sürdürecek; yılın başındaki sert hareketler tekrarlanmasa da volatilite yüksek kalabilir.
Yatırımcılar için mesaj net: Fed’in Jackson Hole sempozyumu ve eylül ayındaki politika toplantısı öncesinde piyasada dalgalanma devam edecek. UBS, piyasanın yapısal olarak güçlendiğini belirtirken, faiz oranlarına ilişkin belirsizlikler ve yapay zekâ odaklı şirketlerin borç piyasalarındaki stresin artması nedeniyle önümüzdeki bir ay boyunca risk priminin yüksek kalmasının makul olduğunu düşünüyor.
Grinacoff, mevcut ortamı volatilitede “daha yüksek dipler” ve “daha düşük zirveler” olarak tanımlıyor.
Temmuz ayındaki Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısı, piyasada soru işaretlerini artırdı. Başkan Kevin Warsh, para politikasının geleceğine dair net bir mesaj vermedi ve Fed’in veriye bağımlı kalmaya devam ettiğini vurguladı. Bu da yatırımcıların eylül toplantısı öncesinde çok çeşitli senaryoları fiyatlamasına yol açtı.
UBS, hisse senedi piyasası dışında da yeni bir huzursuzluk kaynağına dikkat çekiyor. Şirket, yapay zekâ alanında faaliyet gösteren hiper ölçekleyicilerde kredi piyasası stresinin arttığını belirtiyor. Yatırımcılar, yüksek sermaye harcamalarına daha temkinli yaklaşırken, yeni borçlanma taleplerine olan ilgi azalıyor, kredi spread’leri genişliyor ve büyük yapay zekâ yatırımlarının yeterli getiri sağlayıp sağlamayacağı daha fazla sorgulanıyor. Bu gelişmeler, uzun vadeli risk primlerini yukarı çekiyor.
Tüm bu endişelere rağmen, hisse senedi volatilitesi görece düşük seyrediyor. Bunun nedeni, bireysel hisseler arasındaki performans farklarının, stresi geniş endekslere yaymasını engellemesi.
UBS, piyasanın bir-iki ay öncesine göre yapısal olarak daha sağlıklı olduğunu savunuyor. Bireysel yatırımcıların spekülatif işlemleri belirgin şekilde azaldı. ABD ve Güney Kore’de kaldıraçlı ETF pozisyonları önemli ölçüde geriledi ve bu da zorunlu yeniden dengelemenin piyasadaki hareketleri büyütme riskini azalttı. Ayrıca, aracı kurum pozisyonları, volatilite kontrol fonları ve emtia işlem danışmanlarının riskleri yılın başına kıyasla daha düşük seviyede.
Rapordaki grafikler, yapay zekâ ve momentum hisselerine olan bireysel yatırımcı ilgisinin azaldığını, yarı iletken hisselerine bağlı kaldıraçlı ETF pozisyonlarının da sert şekilde düştüğünü gösteriyor. UBS, bu gelişmelerin, sadece pozisyonlanmadan kaynaklanacak ani bir volatilite artışı riskini azalttığını düşünüyor.
Grinacoff, bunun daha “uslu” bir piyasa yarattığını, ancak sessiz bir piyasa anlamına gelmediğini belirtiyor. Yatırımcıların, ekonomik veriler ve Fed beklentileri değiştikçe, piyasanın sık sık yön değiştirmesine hazırlıklı olması gerektiği ifade ediliyor.
UBS, bilanço sezonunda bir başka eğilimin daha devam etmesini bekliyor. Özellikle piyasa değeri yüksek teknoloji şirketlerinde, hisse bazlı volatilitenin kademeli olarak azalacağı öngörülüyor. Teknoloji hisseleri, özellikle yarı iletken şirketleri, opsiyon piyasasının öngördüğünden daha düşük fiyat hareketleri sergiledi. Bu da ima edilen volatilitenin düşmeye devam edebileceğine işaret ediyor.
Bu dinamik, VIX gibi daha geniş volatilite göstergelerinin, yapay zekâ harcamaları ve kredi piyasalarına dair endişelere rağmen neden sakin kaldığını açıklıyor.
Fed toplantıları öncesinde pozisyon almak isteyen yatırımcılara, UBS VIX opsiyon stratejisini öneriyor. Şirket, eylül vadeli VIX 18/17/16 put tree stratejisini tavsiye ediyor. Eylül VIX vadeli kontratları, hem Jackson Hole sempozyumu hem de eylül FOMC toplantısı sırasında ön ay kontratı olacak. UBS, bu işlemin yaklaşık 0,20 dolara mal olacağını ve volatilite beklendiği gibi düşerse başlangıç priminin dört katına kadar getiri sağlayabileceğini belirtiyor.
Buna rağmen, bankadan yapılan uyarıda volatilitenin tamamen ortadan kalkacağı varsayımına karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor. Tarihsel olarak, FOMC toplantıları sonrasında piyasa volatilitesinin hızla düşmek yerine yüksek kalma eğiliminde olduğu belirtiliyor. Ayrıca, VIX’in 15’in altına indiği ve Fed karar günleriyle çakıştığı dönemlerin nadir olduğu, bu durumun para politikasına dair belirsizliğin olağanüstü boyutlara ulaştığını gösterdiği ifade ediliyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Seeking Alpha