Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2024 yılında uzaya fırlatılan Türksat 6A üzerinden 10 ülkede 69 televizyon kanalına yayın hizmeti sunduklarını açıkladı.
Uraloğlu, 21 Nisan 2025’te resmen hizmete alınan Türksat 6A’nın 42 derece doğu yörüngesindeki görevine başarıyla devam ettiğini belirtti. Yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla üretilen Türksat 6A’nın, geniş kapsama alanı sayesinde Türkiye’nin uzay ve haberleşme kapasitesi için önemli bir kilometre taşı olduğunu vurguladı.
Türksat 6A için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndaki çalışmaların 15 Aralık 2014’te başladığını ve yaklaşık 10 yıl sürdüğünü hatırlatan Uraloğlu, 21 Mayıs 2015’te TÜRKSAT ve Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) işbirliğiyle TUSAŞ tesislerinde kurulan Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nin (USET) açılmasıyla projede önemli bir adım atıldığını söyledi. Proje kapsamında yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranına ulaşıldığını, 84 yerli ve milli uydu ekipmanının üretildiğini, TÜBİTAK UZAY, ASELSAN, CTech ve TUSAŞ’ın ürettiği bileşenlerin test edilip uyduya entegre edildiğini aktardı. Tüm testleri başarıyla geçen uydunun, ABD’nin Florida eyaletindeki Cape Canaveral Uzay Üssü’nden 9 Temmuz 2024’te Space X tesislerinden fırlatıldığını, 28 Aralık 2024’te ise nihai görev yörüngesi olan 42 derece doğu boylamına ulaştığını ve ilk test yayınının 17 Şubat 2025’te gerçekleştirildiğini ifade etti. Böylece Türksat 6A ile Türkiye, haberleşme uydusu tasarlayıp üretebilen dünyadaki 11 ülke arasına girdi.
DÜNYA UYDU OPERATÖRLERİ ARASINDA YER ALIYOR
Türkiye’nin uydu serüveninin 1994’te Türksat 1B ile başladığını hatırlatan Uraloğlu, bugün Türksat’ın 31, 42 ve 50 derece yörüngelerinde 6 aktif uyduyla dünya uydu operatörleri arasında yer aldığını belirtti. Jeosenkron yörüngede görev yapan Türksat 6A’nın, başta televizyon yayıncılığı olmak üzere acil durum haberleşmesi gibi kritik hizmetleri geniş bir coğrafyada sunduğunu, Türksat 6A sayesinde televizyon yayını yapan uyduların yedeklenebilir hale geldiğini ve TÜRKSAT’ın sunduğu hizmet kapasitesinin arttığını söyledi.
Türksat 6A ile Türkiye’nin kapsama alanını dünyanın en uzak noktalarına taşıdıklarını belirten Uraloğlu, uzayda egemenliği teknoloji ihraç etme kabiliyetiyle birleştirdiklerini ifade etti. Türksat’ın artık sadece bir uydu operatörü değil, yurt dışında tercih edilen ve güven duyulan bir teknoloji markası haline geldiğini vurguladı. Pakistan, Hindistan, Nepal, Bangladeş, Myanmar, Tayland, Malezya, Endonezya ve Sri Lanka’nın önde gelen platformu Freesat Lanka’nın 50 kanalının Türksat 6A’nın hizmet kapsamına dahil edildiğini, bugün yalnızca Türksat 6A üzerinden Güney Asya kapsamasındaki 10 ülkede 69 televizyon kanalına yayın hizmeti sunduklarını, tüm Türksat uydularının ise artık 111 ülkede 5,5 milyar nüfusa hitap ettiğini aktardı.
2025’TE REKOR KIRDI
Türksat uyduları üzerinden yayın yapan toplam TV kanal sayısının 532’ye ulaşarak son 10 yılın en yüksek seviyesine çıktığını belirten Uraloğlu, Türksat 6A’nın hizmete girmesiyle sağlanan Güney Asya açılımının, Türksat’ın küresel yayıncılık pazarındaki büyüme ivmesini tarihi bir rekora taşıdığını ve Türksat uyduları üzerinden yayın yapan kanal sayısının sadece bir yılda %20 arttığını söyledi. Yurtdışı merkezli kanal sayısındaki artışın ise son beş yılda %50’ye ulaştığını ifade etti.
2020 yılı sonunda 114 olan yabancı menşeli kanal sayısının 2025 yılı sonunda 171’e yükseldiğini, bu artışla birlikte Türkiye’nin uydu hizmetleri ihracat hacminin de rekor seviyeye ulaştığını belirtti.
SIRADA TÜRKSAT 7A VAR
Uraloğlu, TÜRKSAT’ın uzaydaki haberleşme kapasitesini artırma hedefi kapsamında Türksat 7A’ya ilişkin finansman desteğini kapsayan protokolün, TÜRKSAT ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi Başkanlığı arasında 19 Haziran 2025’te imzalandığını hatırlattı. Protokol ile Türksat 7A’nın yapım sürecine yönelik olarak Bakanlık tarafından sağlanacak desteğin çerçevesinin belirlendiğini söyledi.
Türksat 7A projesinin, 42 derece doğu yörüngesinde görev yapan TÜRKSAT 3A uydusunun tasarım ömrünün sona yaklaşması nedeniyle başlatıldığını belirten Uraloğlu, 2029 yılında hizmete alınması planlanan bu uydunun daha yüksek veri kapasitesi, daha güçlü kapsama alanı ve esnek kaynak yönetim kabiliyetiyle Türkiye’nin dijital gelecek vizyonunun taşıyıcısı olacağını, hizmete alındıktan sonra ise ülkenin uzaydaki bağımsızlığının güçlü bir simgesi olarak varlığını sürdüreceğini ifade etti.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ntv.com.tr