Kaynak ağırlıklı Toronto Borsası (TSX), pazartesi günü üst üste dördüncü işlem gününde yükselerek hem gün içi hem de kapanışta yeni rekor seviyelere ulaştı. Endeks, günü %1 artışla 359,53 puan yükselerek 34.830,89 puandan tamamladı. Seans başında 34.840 seviyesinin üzerine çıkan TSX, gün ortasında kâr realizasyonlarıyla 34.700 seviyelerine gerilese de, öğleden sonra toparlandı.
Dow Jones Market Data ve FactSet verilerine göre, TSX pazartesiye kadar ay başından bu yana %1,49, yıl başından bu yana ise 2.758,60 puan (%8,70) artış kaydetti.
Sektörler arasında en güçlü performansı %2,3 yükselen baz metaller gösterdi. Altın fiyatları, ABD doları İran ve ABD arasında üç aydır süren savaşın sona erdirilmesine yönelik anlaşma umutlarıyla değer kaybederken, temmuz vadeli altın ons başına 49,60 dolar artışla 4.606 dolara yükseldi. ABD piyasaları Memorial Day nedeniyle kapalıydı.
Enerji sektörü ise %3,3 geriledi. Petrol fiyatları, İran ile ABD arasındaki barış görüşmelerinin devam etmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılabileceği beklentisiyle %6’dan fazla düşüş gösterdi. Temmuz vadeli West Texas Intermediate (WTI) ham petrol, elektronik işlemlerde 6,21 dolar düşüşle varil başına 90,39 dolara, temmuz vadeli Brent petrol ise 7,40 dolar düşüşle 96,14 dolara geriledi.
RBC, petrol fiyatlarındaki sert düşüşü değerlendirdiği notunda, nominal petrol fiyatlarının (Brent/WTI) enflasyon açısından önemli olduğunu, ancak reel petrol fiyatının (varil başına maliyetin fiyat seviyesine, yani TÜFE’ye göre ayarlanmış hali) reel GSYH büyümesi için esas belirleyici olduğunu vurguladı. Banka, mevcut reel petrol fiyatının 2006’dan bu yana ortalamaya yakın olduğunu ve “petrolün ne düşük ne de yüksek” seviyede olduğunu belirtti. 2022’deki reel zirveye ulaşmak için nominal fiyatın %25 artışla 131 dolara, 2011-2014 ortalamasına ulaşmak için %38 artışla 143 dolara, 2007-2008 ortalamasına ulaşmak için ise %58 artışla 164 dolara çıkması gerektiği ifade edildi.
RBC’ye göre, nominal petrol fiyatı manşet enflasyonu artırabilir ve çekirdek enflasyonda da yükselişe yol açabilir. Ancak, 2006’dan bu yana benzer reel petrol fiyatlarıyla ekonomiler büyümeyi sürdürebildi ve talep yıkımı olasılığı halen uzak görünüyor. Banka, petrol yoğunluğunun (bir birim GSYH üretmek için gereken petrol miktarı) son 40 yılda %50 azaldığını, özellikle son 20 yılda teknoloji ve ulaşımda yaşanan gelişmelerle bu düşüşün hızlandığını belirtti. ABD’nin bugün, 1970’lerin ortasındakiyle benzer miktarda petrol tükettiği, ancak reel GSYH’nin 3,5 katına çıktığı vurgulandı. Bu nedenle, petrol şoklarının talep, tüketim ve GSYH üzerindeki etkisi zamanla azaldı.
RBC, politika yapıcılar açısından enflasyon etkisinin gerçek olduğunu, talep üzerindeki etkilerin ise daha belirsiz olduğunu belirtti. Enflasyon riskine karşı politika sıkılaştırmasının gerekebileceği, ancak ABD-İran anlaşmasının petrol fiyatlarını ciddi şekilde düşürmesi halinde merkez bankalarının daha az şahin bir tutum sergileyebileceği ifade edildi.
Öte yandan, National Bank analistleri Ethan Currie ve Taylor Schleich, Kanada’da 2026 yılı başından bu yana ekonomik verilerin hem mutlak hem de beklentilere göre zayıf seyrettiğini belirtti. Geçen hafta Kanada’nın ekonomik sürpriz endeksi, 2022 sonbaharından bu yana en düşük seviyesine geriledi. O dönemde Kanada Merkez Bankası, yılın başında başlayan petrol arz şokunun enflasyonu tetiklemesiyle faiz artırımlarına hız vermişti. Ancak analistlere göre, 2026’daki ekonomik ve enflasyon ortamı farklılık gösteriyor ve bu durum Kanada Merkez Bankası’na daha sabırlı bir politika izleme imkânı tanıyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: MT Newswires