ABD Başkanı Donald Trump’ın yaklaşık 20 milyar dolarlık Kanada menşeli ürüne %50 oranında gümrük vergisi getirme kararı, ABD’nin enerji güvenliği açısından kritik bir dönemde ticaret gerilimini tırmandırıyor.
Söz konusu önlemler; alkol, süt ürünleri, mobilya, çimento, kâğıt ve hokey sopası gibi ürünleri kapsıyor. Kanada Başbakanı Mark Carney, bu vergileri CUSMA ticaret anlaşmasının “doğrudan ihlali” olarak nitelendirdi.
Şimdilik Kanada’nın ABD’ye en önemli ihracatı olan ham petrol bu vergilerden muaf tutuluyor. Bu muafiyet büyük önem taşıyor; zira Kanada, ABD’nin petrol ithalatının yaklaşık %62’sini ve ABD rafinerilerinde işlenen ham petrolün dörtte birinden fazlasını sağlıyor. Alberta eyaleti ise ihracatının yaklaşık %85’ini, ağırlıklı olarak enerji ürünleri olmak üzere ABD’ye gönderiyor.
Ancak bu muafiyetin kalıcı bir çözümden ziyade geçici bir siyasi ayrıcalık olduğu görüşü güçleniyor. Trump’ın USMCA kapsamındaki ürünlere de vergi uygulama kararı, ticaret cephesini genişletme niyetini gösteriyor. Tahmin piyasalarında, 2026’da yeni bir ABD-Kanada ticaret anlaşması yapılma olasılığı yalnızca %9’a geriledi.
Küresel Enerji Piyasasında Dalgalanma
Bu tablo, Trump’ın ticaret politikası ile akaryakıt fiyatlarını uygun tutma vaadinin çatışma ihtimalini artırıyor. Küresel piyasalarda kolay bir alternatif bulunmuyor. Tankerler, Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz’deki Bab el-Mandeb geçidi ve Karadeniz’de tehditlerle karşı karşıya. Geçtiğimiz hafta, saldırılar ve ablukalar nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı kısa süreliğine 100 doları aştı.
Öte yandan, fiyatları baskılayan stratejik petrol rezervi satışları azalırken, küresel stoklar da daralıyor. Eurasia Group kıdemli analisti Gregory Brew’un Politico’ya verdiği bilgiye göre, ABD’de neredeyse tüm rafineri kapasitesi kullanılıyor ve yeni bir arz şokunu telafi edecek alan kalmadı.
Ortabatı Rafinerileri İçin Riskler
Kanada petrolüne yönelik muafiyetin kaldırılması durumunda ilk etkilenecekler, ağır Kanada petrolüne göre tasarlanmış ABD’li rafineriler olacak. Marathon Petroleum (MPC), Phillips 66 (PSX) ve Valero Energy (VLO), Alberta’dan gelen indirimli ağır petrolü işlemek için karmaşık tesislere büyük yatırımlar yaptı.
Marathon’un Detroit ve Robinson tesisleri ile Phillips 66’nın Wood River rafinerisi, Kanada’dan kesintisiz boru hattı akışına bağımlı. Bu varillerin yerini doldurmak kolay olmayacak; yerli arz genellikle daha hafif, ithal ağır petrol ise giderek daha fazla aksayan deniz yollarında rekabet etmek zorunda kalacak.
Bu değişim, rafineri marjlarını daraltabilir veya toptan akaryakıt maliyetlerini artırabilir. Yedek işleme kapasitesinin sınırlı olduğu bir piyasada, bu yük hızla şirket bilançolarından akaryakıt istasyonlarının fiyat tabelalarına yansıyacaktır.
AAA verilerine göre, ABD’de benzin fiyatları bir haftada 15 sent artarak galon başına 4,09 dolara yükseldi. Brew, aksaklıkların sonbahara kadar sürmesi halinde fiyatların galon başına 5 dolara ulaşabileceği uyarısında bulundu.
Trump’ın gümrük vergisi hamlesi, Ottawa’dan daha iyi şartlar elde etmeyi amaçlıyor gibi görünüyor. Ancak Kanada ham petrolünü hedef almak, zaten kırılgan olan küresel enerji krizini Washington kaynaklı bir fiyat şokuna dönüştürebilir ve bu durum, ABD’li sürücüler ile 2026 ara seçimlerinde Cumhuriyetçi adaylar için göz ardı edilemeyecek bir sorun haline gelebilir.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Benzinga