Strategy ilk kez Bitcoin sattı: Saylor’ın “asla satmam” sözü tarihe karıştı

Google News Icon Takip Et

“Hiçbir zaman. Hayır. Biz satıcı değiliz. Sadece Bitcoin alır ve tutarız. Stratejimiz bu.” – Michael Saylor, Bloomberg, ocak 2022

Aradan dört buçuk yıl geçtikten sonra Michael Saylor’ın “asla satma” doktrini büyük ölçüde değişti. Strategy’nin kurucusu, yıllarca istikrarlı bir şekilde savunduğu bir sözü bozdu.

26-31 mayıs tarihleri arasında Strategy, yaklaşık 2,5 milyon dolar karşılığında 32 Bitcoin sattı. Şirketin toplamda yaklaşık 61 milyar dolar değerindeki Bitcoin varlığına kıyasla bu miktar önemsiz görünebilir. Ancak burada önemli olan miktar değil, sembolik anlamı. Strategy, Saylor’ın yıllarca tam tersini vaat etmesine rağmen ilk kez Bitcoin sattı.

Saylor, şubat 2026’da CNBC sunucusu Andrew Ross Sorkin ile yaptığı röportajda bu tutumunu bir kez daha yinelemişti. Strategy’nin Bitcoin fiyatı uzun süre düşük kalırsa nasıl hareket edeceği sorulduğunda, Saylor net bir şekilde “Satmayacağız, alacağız” yanıtını vermişti. Ayrıca, Strategy’nin “her çeyrek, süresiz olarak” daha fazla Bitcoin alacağını ve tek bir Bitcoin satmadan önce borçlarını yeniden finanse edeceğini belirtmişti.

Ancak mesaj artık değişti. 2026 ilk çeyrek bilanço görüşmesinde 12,5 milyar dolarlık net zarar açıklanmasının ardından Saylor, Strategy’nin “muhtemelen temettü ödemek ve piyasayı istikrara kavuşturmak için Bitcoin varlıklarının bir kısmını satacağını” söyledi. CEO Phong Le ise daha da açık konuştu: “Şirket için avantajlı olduğu sürece Bitcoin satacağız.”

Strategy’nin asıl ürünü hiçbir zaman doğrudan Bitcoin olmadı. Yatırım hikayesi, yatırımcıların Strategy üzerinden Bitcoin’in spot fiyatına prim ödeyerek yatırım yapmaya istekli olacağı beklentisine dayanıyordu. Son satış finansal açıdan önemsiz olabilir. Ancak verdiği mesaj çok daha ağır basıyor. Dünyanın en yüksek sesli Bitcoin maksimalistinin bile yıllarca savunduğu temel sözünden dönmesi, inşa ettiği anlatıya olan güveni sarsabilir.

İş ilanları artıyor ancak işgücü piyasası hâlâ uyarı veriyor

Son JOLTS raporu ilk bakışta olumlu bir tablo çizdi: Açık iş pozisyonlarının sayısı nisan ayında 7,6 milyona yükseldi. Bu rakam, mart ayı için revize edilen 6,9 milyonun üzerinde. Ayrıca, neredeyse bir yıl aradan sonra ilk kez açık iş pozisyonlarının sayısı iş arayanların sayısını geçti. Bu başlıklar ilk etapta umut verici görünse de, detaylara bakıldığında tablo o kadar da güçlü değil.

Açık pozisyonlar artarken, yeni işe alımlar azaldı. İşe alım oranı %3,2 ile tarihsel olarak düşük seviyede kalmaya devam etti. Aynı zamanda, çalışanların kendi isteğiyle işten ayrılma sayısı da düştü; oysa açık pozisyonlar 3 milyon seviyesine yükseldi. Bu gösterge, çalışanların iş piyasasına olan güveninin önemli bir ölçütü olarak kabul ediliyor. Çalışanlar genellikle daha iyi bir iş bulacaklarına inandıklarında istifa ederler. İstifa sayısındaki düşüş ise daha çok temkinli bir yaklaşımı gösteriyor.

Dikkat çeken bir diğer unsur ise açık pozisyon sayısı ile yeni işe alımlar ve istifalar arasındaki farkın giderek büyümesi. Açık pozisyonlar işverenlerin niyetini gösterirken, işe alım rakamları gerçekte neyin uygulandığını ortaya koyuyor. Bu farkın büyümesi, istihdam talebinde belirgin bir canlanmadan ziyade temkinli bir insan kaynakları politikası izlendiğine işaret ediyor.

Ek olarak, son ekonomik veriler de temkinli bir tablo çizdi. İmalat sektörü için ISM satın alma yöneticileri endeksi 48,6 ile beklentilerin biraz üzerinde gelse de, hizmet sektörü ISM endeksi 47,9 ile tahminlerin hafif altında kaldı. Her iki endeks de 50,0 eşik değerinin altında kalmaya devam ediyor ve bu da ekonomik aktivitede zayıflamanın sürdüğüne, dolayısıyla işgücü piyasası için zorlu bir ortamın devam ettiğine işaret ediyor.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: investing.com