Rockefeller International Başkanı Ruchir Sharma, CNBC’ye verdiği röportajda, İran savaşı kaynaklı mevcut petrol şokunun geçmiş krizlerden temelde farklı olduğunu belirtti. Sharma’ya göre, dünya bu krize benzeri görülmemiş borç ve bütçe açığı seviyeleriyle girdi.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), bu krizin 1973, 1979 ve 2022’deki krizlerin toplamından daha kötü olduğunu belirtirken, Sharma ekonomik açıdan daha da endişe verici bir tabloya işaret ediyor. Sharma, gelişmiş ülkelerde ortalama bütçe açığının GSYH’nin yaklaşık %4’üne ulaştığını, ABD’de ise bu oranın %6’ya yaklaştığını ve yıl içinde %7’ye çıkabileceğini söyledi.
Kamu borcu seviyeleri de tarihi zirvelerde. ABD ve diğer gelişmiş ülkelerde kamu borcu GSYH’nin %100’ünü aşmış durumda. Bu yüksek borç oranları, hükümetlerin ekonomilerini şoktan koruma esnekliğini önemli ölçüde kısıtlıyor.
Sharma, “Dünya daha önce hiçbir krize bu kadar yüksek borç ve bütçe açığıyla girmemişti. Bu durum, hükümetlerin ekonomik etkiyi hafifletme kapasitesini sınırlayacak.” dedi.
Bu kriz sırasında tahvil piyasasında da alışılmışın dışında bir hareketlilik yaşanıyor. Yatırımcılar güvenli liman arayışıyla tahvillere yönelmek yerine, tahvil getirileri yükseliyor. Bunun nedeni ise enflasyon beklentilerinden ziyade, borç sürdürülebilirliğine dair artan endişeler ve yükselen vade primi.
Sharma, bazı mali “kırmızı çizgilerin” aşıldığına dikkat çekti. Özellikle ABD’nin borcuna ödediği faiz giderinin, savunma bütçesinin üzerine çıkması, ekonomik sıkıntı yaşayan büyük güçler için tarihsel olarak bir uyarı işareti olarak görülüyor.
Kriz uzadıkça risklerin daha da büyüdüğünü vurgulayan Sharma, benzeri görülmemiş borç yükü ve sınırlı devlet müdahalesi kapasitesinin, küresel ekonomik istikrar açısından benzersiz bir zorluk yarattığını ifade etti.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Seeking Alpha