Midas Araştırma, ABD borsalarında 2026 raporunu paylaştı.
Raporda; ABD ekonomisinin kapanma sonrası toparlanma beklentisi, Fed’in mayıs ayındaki başkanlık değişimi ile faiz patikasının yönü, kıymetli madenlerin yılı nasıl geçirebileceği ve yapay zeka yatırımlarının hisse senetlerine olası yansımaları ele alındı.
ABD borsalarında 2026’da öne çıkabilecek temaları ve olası riskleri anlamak isteyen herkes için kapsamlı bir rehber niteliğindeki bu rapor, bu yılın yatırım stratejilerini şekillendirmeye yardımcı olabilir.
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsin.
Yapay zeka rallisi tabana yayılıyor
2025’te yapay zeka rallisini önceki dönemlerden ayıran temel fark, hikâyenin birkaç dev oyuncunun etrafında sıkışıp kalmaması.
Geçtiğimiz yıllarda Nvidia, Microsoft ve OpenAI merkezli ilerleyen anlatı, 2025’in ortasından itibaren belirgin biçimde çevreye doğru genişledi. Broadcom, AMD, Oracle, Dell, IBM ve Micron gibi köklü şirketler; ağ, veri akışı, çip tasarımı ve kurumsal entegrasyon katmanlarında oyuna dahil olurken, Iris Energy ve Nebius gibi daha niş isimler bile bu zincirin parçası hâline geldi.
Yapay zeka artık yalnızca model eğitimiyle ilişkilendirilen bir teknoloji değil; donanım, altyapı ve enerji talebi yaratan çok katmanlı bir ekonomik ekosisteme dönüşüyor.
2026’da değerlemeleri yukarı taşıyacak unsur bu kez beklentilerden ziyade gerçek nakit akışları ve hızlanan sermaye harcamaları. Bu nedenle yapay zeka rallisi hâlâ Nvidia’nın etrafında dönüyor olsa da artık tekil şirketlere bağımlı bir hikâye değil; giderek tabana yayılan, enerji, finansman ve kurumsal harcamalarla beslenen daha geniş bir döngüyü temsil ediyor.

Wall Street’in tamamı yükseliş bekliyor
S&P 500’ün son yıllarda rekor üstüne rekor kırması, uzun süre boyunca dillendirilen düşüş senaryolarını büyük ölçüde geçersiz kıldı.
Bugün gelinen noktada Wall Street’te neredeyse ortak bir kanaat oluşmuş durumda: Boğa piyasası henüz sona ermedi.

Wall Street’in dev kurumlarının 2026 beklentilerine baktığımızda stratejistler arasında düşüş bekleyen kimse kalmazken 2026’da da yükselişin devam edeceği yönünde görüş hakim.
Bu iyimserliğin merkezinde güçlü şirket kârlılığı, faiz indirimlerinin devam etme ihtimali ve yapay zekanın yarattığı yapısal dönüşüm yer alıyor. Özellikle büyük teknoloji şirketlerinin öncülük ettiği kâr büyümesi, rallinin yalnızca fiyat çarpanlarına değil, giderek daha fazla temel göstergelere dayandığı algısını güçlendiriyor.
2026, kıymetli madenlerin yılı olabilir mi?
Küresel teknoloji yarışı ve jeopolitik güç dengeleri, emtiaları klasik bir yatırım aracından stratejik birer varlığa dönüştürüyor. 2025’te altın ve gümüşün rekor seviyelere ulaşması, bu dönüşümün en net göstergelerinden biri oldu.
ABD–Çin arasındaki teknoloji rekabeti, enerji dönüşümü ve artan jeopolitik belirsizlikler; kıymetli madenleri hem yatırımcıların hem de devletlerin odağına taşıdı. Bu ortamda emtia piyasaları, güvenli liman arayışı ile stratejik hammadde ihtiyacının kesiştiği yeni bir faza girmiş durumda.
2026’ya bakıldığında altın, Fed’in faiz indirimleri, zayıflayan dolar ve merkez bankası talebiyle güçlü konumunu korusa da hikâye yalnızca altınla sınırlı değil. Gümüş, bakır ve paladyum gibi metaller; yapay zekâ altyapısı, enerji şebekeleri ve jeopolitik arz riskleri nedeniyle daha “işlevsel” bir rol üstleniyor. Bu da 2026’da tek bir emtiaya odaklanmaktan ziyade, farklı risklere karşı farklı metallerden oluşan bir sepet yaklaşımını daha anlamlı kılabilir.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı