Ekonomi ve Finans Haberleri

Powell savunmaya geçiyor, Trump’ın Fed’i devralma planına direniyor

Powell savunmaya geçiyor, Trump’ın Fed’i devralma planına direniyor
Google News Icon Takip Et

Trump yönetimi yeni bir Fed başkanı atamaya hazırlanırken, bir yandan mevcut başkan üzerindeki baskısını artırıyor. Ancak görünüşe göre, Beyaz Saray’ın merkez bankası üzerindeki kontrolünü sıkılaştırma kampanyası, Fed Başkanı Jerome Powell’a geri adım attırmıyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın yıllardır sürdürdüğü baskılara büyük ölçüde karşı koymayan Powell, Fed’e cezai suçlamalarda bulunan mahkeme celpleri gönderilmesinin ardından mücadeleye başladı. 

Powell, ilk kez açıkça başkanı merkez bankası iktidarını ele geçirmeye çalışmakla suçladı. Powell, asıl meselenin faiz oranlarının ABD ekonomisinin ihtiyaçları yerine “siyasi baskı veya sindirme”ye dayalı olup olmayacağını sorguladı.

Soruşturmanın arka planı

Trump yönetimi, Powell’ı geçen yaz Fed’in iki ofis binasının 2,5 milyar dolarlık bir projeyle yenilenmesine ilişkin Kongre’de verdiği ifade nedeniyle suçladı. Powell bu eylemi, merkez bankası ve para politikası üzerinde daha fazla etki kazanmak için bir “bahane” olarak nitelendirdi.

Powell, pazar gecesi Beyaz Saray’ın mahkeme celpleri ve tehditlerinden bahsettiği bir videoda ilk kez açıkça karşı saldırıda bulundu.

Powell, “Cuma günü Adalet Bakanlığı, Fed’e büyük jüri mahkeme celplerini tebliğ ederek, geçen haziran ayında Senato Bankacılık Komitesi’nde verdiğim ifadeyle ilgili cezai kovuşturma tehdidinde bulundu.” dedi ve ekledi:

Bu eylem, daha düşük faiz oranları ve daha geniş anlamda Fed üzerinde daha fazla söz sahibi olmak için yönetimin tehditleri ve süregelen baskısı bağlamında değerlendirilmelidir. Bu tehditler, geçen haziran ayında verdiğim ifadeyle veya Fed binalarının yenilenmesiyle ilgili değil. Kongrenin denetim rolüyle de ilgili değil. Bunlar sadece bahaneler. Ceza davası açma tehdidi, Fed’in faiz oranlarını Başkan’ın tercihlerini takip etmek yerine, kamu yararına olacak en iyi değerlendirmeye göre belirlemesinin bir sonucudur.” 

Powell’ın bu açıklamalarının ardından Trump, pazar günü NBC News’e Adalet Bakanlığı’nın eylemlerinden haberi olmadığını söyledi ve “Bu konuda hiçbir şey bilmiyorum ama o (Powell) kesinlikle Fed’de pek iyi değil ve bina inşa etmekte de pek iyi değil.” dedi.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt da gazetecilere başkanın soruşturma emri vermediğini söyledi ve merkez bankasını eleştirme hakkını savundu.

Beyaz Saray sözcüsü Kush Desai yaptığı açıklamada, “Trump yönetimi, ABD’yi dünyanın en dinamik ekonomisi haline getirmeye ve finans piyasalarının ülkemizin para politikasına güven duymasını sağlamaya kararlıdır” dedi.

Kim geri adım atacak?

Trump’ın önceki Fed baskılarının aksine Powell’ın bu kez sessiz kalmaması, Trump’ın söz konusu davalardan vazgeçebileceği iddialarına yol açtı. 

DWS Americas’ın sabit gelir başkanı George Catrambone, “Piyasada hâlâ Trump’ın kırmızı düğmeden vazgeçeceği yönünde bazı düşünceler var. Yönetim, uzun vadeli getirileri artırmak istemiyor ve Fed’in bağımsızlığı konusunda soru işaretleri yaratmak da tam olarak bunu yapıyor.”

Öte yandan Powell, sessiz bir şekilde görevinden ayrılmaktansa başkanlıkta kalarak direnişi yönetmeyi tercih edebilir. Başkanlık görevi mayıs ayında sona eriyor olsa da, Fed yönetim kurulundaki koltuğu 2028’in başlarına kadar geçerli. Bu koltuğu elinde tutması, onu halefinin muhalefetinin odak noktası haline getirebilir.

2008 finans krizi sırasında Fed başkan yardımcısı olan Donald Kohn, “Bu durum, Powell’ın kalmasına neden olabilir. Powell’ı zorla istifa ettirdiklerini düşünüyorlar. Bence videoda onlara verdiği mesaj şuydu: ‘Hayır, beni zorla istifa ettiremezsiniz, hiçbir yere gitmiyorum, mücadele edeceğim. Bu kurumu mahvetmenize izin vermeyeceğim.’” dedi.

Powell’a destek mesajları

Tüm bu gelişmelerin ortasında Trump için endişe verici olan durum, kendi partisinden pek çok kişinin Powell’a yönelik söz konusu incelemenin haksız olduğu düşüncesi olabilir. Bunlar arasında, Fed atamalarını engelleyeceği uyarısında bulunan Senato Bankacılık Komitesi’nin önemli bir üyesi de bulunuyor. 

Fed başkan adaylarını değerlendiren Senato Bankacılık Komitesi üyesi Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis, X’te yaptığı açıklamada, tehdit edilen iddianamenin Adalet Bakanlığı’nın “bağımsızlığını ve güvenilirliğini” sorgulamasını neden olduğunu belirtti.

Tillis, “bu hukuki mesele tamamen çözülene kadar” başkanın yeni başkan adayı da dahil olmak üzere Trump’ın Fed’e aday göstereceği tüm isimlere karşı çıkacağını söyledi.

Senato Demokrat Azınlık Lideri Chuck Schumer da bu hareketi sert bir şekilde eleştirdi. Schumer yaptığı açıklamada, “Bu, Donald Trump ve yandaşlarından beklediğimiz türden bir zorbalık. Bağımsız olan ve Trump’ın arkasında saf tutmayan herkes soruşturuluyor.” dedi.

Eski Fed Başkanı Janet Yellen da bu hamleyi “ürpertici” olarak nitelendirdi ve birkaç eski Fed başkanı ve hazine bakanının yayınladığı protesto bildirisine katıldı.

Trump-Powell mücadelesinin piyasalar üzerindeki etkisi

Adalet Bakanlığı’nın ceza soruşturması, ilk bakışta tüketicilerin mali durumuyla pek ilgisi yokmuş gibi görünebilir ancak ekonomistlere göre, bu soruşturma tüketicilerin cüzdanlarını derinden etkileyebilir.

Moody’s baş ekonomisti Mark Zandi, “Bu durum yatırımcılar ve tüketiciler için sadece büyük olumsuzluklar getiriyor.” dedi.

Zandi ve diğer uzmanlar, asıl endişenin Fed’in siyasi etki karşısındaki bağımsızlığının rafa kaldırılması söylüyor.

Columbia Business School ekonomi profesörü Brett House, “Fed’in bağımsızlığına yönelik saldırı, önümüzdeki yıllarda tüketiciler için sadece daha yüksek faiz oranları, daha fazla oynaklık ve belirsizlik anlamına gelebilir” dedi.

Index Fund Advisors’ın kıdemli başkan yardımcısı Mark Higgins’e göre de Trump’ın emirlerini yerine getirecek sadık Fed yetkililerinin atanması, kısa vadede borçlanma maliyetlerinin düşmesi ve hisse senetleri gibi varlık değerlerine desteğin devam etmesi yoluyla tüketicilere yardımcı olabilir.

Ancak Higgins, Fed’e siyasi baskı uygulamanın uzun vadeli sonuçlarının “tüketiciler için son derece olumsuz” olduğunu belirtti: 

Faiz oranlarının çok hızlı düşürülmesinin enflasyonu kontrol altına almayı zorlaştırabileceği riski var. Bu durum nihayetinde tüketicilerin satın alma gücünü aşındırır, uzun vadeli borçlanma maliyetlerini artırır ve Fed’in fiyatları istikrara kavuşturma kabiliyetine olan güveni sarsar.

Pazartesi günü borsalar soruşturma haberlerini görmezden geldi ve rekor seviyede kapandı. Ancak Zandi, yatırımcılar Fed’in kısa vadeli politikası nedeniyle yüksek enflasyonun ufukta olduğunu algılarsa, enflasyonun şirketlerin gelecekteki kazançlarını erittiği için hisse senedi fiyatlarının düşebileceğini söyledi.

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Bloomberg, Reuters, Yahoo Finance, CNBC

Notification Icon

Aktar, tut, kazan

Midas'a varlık aktar, 90 gün tut; AirPods Pro 3, Apple Watch Series 11 veya iPhone 17 Pro senin olsun.

Hemen Keşfet