Küresel piyasalarda fiyatlamaların merkezinde ABD-İsrail ile İran arasında tırmanan gerilim yer almaya devam ediyor.
Bölgedeki askeri operasyonların genişleme ihtimali ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar enerji piyasalarında güçlü bir risk primi oluşmasına neden oluyor.
Boğazdan geçen petrol ve LNG akışının sekteye uğraması, küresel enerji arzının önemli bir kısmının geçici olarak devre dışı kalabileceğine yönelik endişeleri artırırken petrol fiyatları yükseliş eğilimini sürdürüyor.
Ham petrol 80 dolar sınırına yaklaşırken Brent petrolün 85 dolar seviyesine yönelmesi enerji maliyetleri üzerinden küresel enflasyon risklerini yeniden gündeme taşıdı.
ABD Hazine Bakanlığı’nın artan enerji fiyatlarını sınırlamak amacıyla petrol vadeli işlem piyasasına yönelik adımlar dahil bazı önlemler açıklayabileceği bildirildi. Seçenekler arasında petrol vadeli işlemlerinde müdahale ihtimalinin de olduğu belirtildi.
ABD Başkanı Trump da dün yaptığı açıklamalarda petroldeki yükselişten rahatsız olduklarını ve fiyatları düşürmek için adım atabileceklerini belirtmişti.
Katar merkezli büyük LNG üreticilerinden birinin tesislere yönelik saldırı sonrası üretimi durdurması ve küresel deniz taşımacılığının alternatif rotalara kayması da tedarik zincirlerinde yeni maliyet baskıları yaratabilecek gelişmeler arasında öne çıkıyor.
Jeopolitik risklerdeki artış yatırımcı davranışını da belirgin şekilde etkiliyor.
Piyasalar bir yandan güvenli liman arayışına yönelirken diğer yandan nakit ihtiyacı nedeniyle değerli metallerde dalgalı hareketler görülüyor.
Ons altın, güvenli liman talebiyle yükseliş eğilimi gösterse de zaman zaman teminat tamamlama baskısı nedeniyle sert geri çekilmeler yaşayabiliyor. Son günlerde 5100 dolar seviyesinin altına gerileyen altın, küresel borsalarda görülen sınırlı toparlanma ile yeniden bu seviyenin üzerine çıktı. Teknik görünümde 5100 dolar seviyesi önemli bir denge noktası olarak izlenirken yukarı yönlü hareketlerde 5200 ve 5250 dolar seviyeleri direnç olarak takip ediliyor.
Makro veri tarafında ise haftanın en önemli gündemi ABD’den açıklanacak istihdam verileri olacak.
Piyasalar şubat ayı tarım dışı istihdamın yaklaşık 55-60 bin civarında artmasını beklerken işsizlik oranının %4,3 seviyesinde kalacağı tahmin ediliyor. Ortalama saatlik kazançların aylık bazda %0,3 artış göstermesi bekleniyor. Hatırlatmak gerekirse ocak istihdamı beklentilerin çok üzerinde açıklanmıştı. Piyasa, istihdamda yavaşlama sinyali olup olmadığına odaklanacak.
ABD ekonomisinin son dönemde açıklanan verilerle dayanıklılığını koruduğuna işaret etmesi, Fed’in faiz indirimi konusunda daha temkinli hareket edebileceği beklentisini güçlendiriyor. Bu nedenle açıklanacak verilerin dolar endeksi, ABD tahvil faizleri ve altın fiyatları üzerinde oynaklık yaratma potansiyeli bulunuyor.
Diğer taraftan Avrupa tarafında enerji fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik belirsizlikler ekonomik görünüm açısından yeni riskler doğuruyor.
Avrupa doğal gaz fiyatlarının son günlerde sert şekilde yükselmesi ve enerji maliyetlerindeki artışın yeniden enflasyonist baskı yaratabileceği endişesi öne çıkıyor. Avrupa Merkez Bankası’nın yayımlanan tutanakları da jeopolitik risklerin para politikasında daha temkinli bir yaklaşımı gerektirebileceğine işaret ediyor.
Küresel piyasalarda ise yatırımcılar savaşın seyrini ve enerji koridorlarının ne kadar sürede normale dönebileceğini yakından takip etmeye devam ediyor.
Yurt içi piyasalar
Yurt içinde piyasalarda jeopolitik gelişmelerin etkisiyle dalgalı bir görünüm devam ediyor.
Borsa İstanbul haftanın dördüncü işlem gününde volatil hareketini sürdürürken BIST 100 endeksi günü %1,05 yükselişle 13.078 puan seviyesinde tamamladı. Gün içinde işlem hacminin haftanın en düşük seviyelerinde gerçekleşmesi dikkat çekerken akşam seansında BIST30 vadeli kontratı %0,66 gerileyerek 15.201 puandan kapandı.
Teknik görünümde endeksin son günlerde test ettiği 12.800 seviyesi kısa vadeli ana destek olarak önemini koruyor. ABD-İran gerilimi nedeniyle bu seviyeye kadar geri çekilen endeksin gelen tepki alımlarıyla yeniden 13.000 puanın üzerine yöneldiği görülüyor.
Tahvil piyasasında ise son dönemde yükselen faizlerin ardından sınırlı bir geri çekilme dikkat çekiyor. İki yıllık gösterge tahvil faizi %37,86 seviyesinde kapanırken 10 yıllık tahvil faizi %30,77 civarında bulunuyor.
Küresel risk iştahındaki zayıflama ve TCMB’nin haftalık repo ihalelerine ara vermesi faizler üzerinde yukarı yönlü baskı yaratmıştı.
Bloomberg News’in haberine göre, TCMB İran gerilimi ortamında kurda istikrar için 12 milyar dolarlık rezerv kullandı. Habere göre savaşın hemen ardından hızlanan dolar satışlarının haftanın ilerlemesi ile azaldığı da kaydedildi.
JPMorgan “Şu aşamada Türkiye’nin sürdürülebilir bir politika izlediğini düşünüyoruz. Merkez bankasının yeterli rezervi var” yorumunu yaparken Goldman Sachs da “TL’de hareket şu ana kadar sınırlı kaldı. Şu aşamada TCMB’nin yeterli rezervi var ancak şokun sürmesi halinde mevcut politikanın sürdürülebilirliği azalabilir” ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte ekonomi yönetiminin attığı adımların ardından tahvil faizlerinde sınırlı bir toparlanma görüldü.
Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi ise son dönemdeki yükselişin ardından 238 baz puan civarında seyrediyor.
Döviz piyasasında ise Merkez Bankası’nın döviz satım ihaleleri kurdaki oynaklığı sınırlayan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Dolar/TL kuru 44 seviyesine yönelme eğilimi gösterse de bu seviyenin üzerinde kalıcı bir hareket henüz oluşmuş değil. 43,90 seviyesi kısa vadeli destek olarak izlenirken 44,00 psikolojik eşik olarak görülüyor. Bu seviyenin aşılması halinde 44,10 ve üzerindeki seviyeler gündeme gelebilir.
Euro/dolar paritesi ise Fed’den faiz indirimi beklentilerinin zayıflamasıyla 1,1530 seviyesine kadar geriledikten sonra yeniden 1,16 civarına toparlandı.
Yurt içi piyasalarda önümüzdeki dönemde hem jeopolitik gelişmeler hem de şirket bilançoları fiyatlamalar üzerinde etkili olmaya devam edecek.
Bugün açıklanacak ABD istihdam verileri küresel risk iştahı açısından belirleyici olabilirken iç tarafta ise şirket finansalları ve Ortadoğu’dan gelecek haber akışı endeksin yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edebilir.
Ayrıca SVGYO ve GENTS hisselerinin işlem görmeye başlaması ile AKENR ve MPARK gibi şirketlerden gelecek finansal sonuçlar da yatırımcıların radarında bulunuyor.
Mevcut belirsizlik ortamında yatırımcıların kısa vadede temkinli bir duruş sergilemesi ve volatilitenin yüksek seyredebileceğini göz önünde bulundurması önem taşıyor.
VİOP sabah seansı güne %0,61 düşüşle başladı.
Teknik Görünümü Güçlü Hisseler
Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’ın altında, Stokastik göstergesi 70’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler yer alıyor.
BIST 100
- Aselsan (ASELS)
- Batıçim Çimento (BTCIM)
- Batısöke Çimento (BSOKE)
- Katılımevim (KTLEV)
- Kuyas Yatırım (KUYAS)
- Margün Enerji (MAGEN)
S&P 500 (Piyasa değerine göre büyükten küçüğe sıralı)
- Exxon Mobil (XOM)
- T-Mobile (TMUS)
- Conoco Philips (COP)
- Comcast Corporation (CMCSA)
- Northrop Grumman (NOC)
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı