Borsa İstanbul Notları

Piyasa açılmadan önce bilmeniz gereken her şey (4 Mayıs)

Piyasa açılmadan önce bilmeniz gereken her şey (4 Mayıs)
Google News Icon Takip Et

Geçtiğimiz hafta küresel piyasalar, yükselen petrol fiyatları ve Orta Doğu’daki çözümsüzlüğün yarattığı belirsizlik nedeniyle dalgalı bir görünüm sergiledi. 

ABD, Avrupa ve İngiltere başta olmak üzere büyük merkez bankalarının faiz kararları ile yoğun bilanço sezonunun aynı döneme denk gelmesi, fiyatlamaların yönünü belirleyen ana unsurlar oldu. 

Para politikası tarafında kurumlar genel olarak bekle-gör yaklaşımını korurken, Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelerin enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği yönünde artan endişeler dikkat çekti. 

Bu çerçevede oynaklığın kısa vadede yüksek kalma ihtimali güçlü görünüyor.

ABD tarafında güçlü bilanço performansı riskli varlıkları desteklemeye devam ediyor. 

Büyük teknoloji şirketlerinin endeks içindeki ağırlığının oldukça yüksek olması nedeniyle bu şirketlerden gelen sonuçlar piyasaların yönü açısından kritik rol oynuyor. Beklentilerin üzerinde gelen kâr açıklamaları S&P 500’ün haftayı rekor seviyelere yakın tamamlamasını sağlarken, son haftalardaki yükselişin temel taşı olmaya devam edebilir. 

Ancak tahvil faizlerindeki yukarı hareket ve petrol fiyatlarının yüksek seyri, hisse senetleri açısından orta vadede baskı yaratabilecek unsurlar arasında yer alıyor. ABD 10 yıllık tahvil faizinin %4,30’un üzerine tırmanması, finansman maliyetleri üzerinden ekonomik aktiviteyi ve risk iştahını sınırlayabilecek bir gelişme olarak öne çıkabilir.

Jeopolitik cephede ABD ile İran arasındaki gerilim belirleyici olmaya devam ediyor. 

Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlar küresel enerji arzını olumsuz etkilerken, Brent petrol fiyatı son dönemde 120 doların üzerine çıkarak son yılların en yüksek seviyelerine ulaştı. Her iki tarafın da geri adım atmaması ve diplomatik sürecin tıkanmış olması, piyasalarda risk algısının yüksek kalmasına neden oluyor. 

Buna ek olarak Birleşik Arap Emirlikleri’nin OPEC’ten ayrılma kararı ve OPEC+ grubunun sınırlı üretim artışı planı, arz tarafında belirsizliğin sürdüğüne işaret ediyor. Enerji piyasasındaki bu sıkışıklık, metaller ve tarım emtiaları dahil olmak üzere geniş bir emtia grubunda fiyatlamaları etkiliyor. 

Nikelde arz açığı beklentisiyle yükseliş görülürken, çinko ve alüminyum gibi bazı metallerde ise talep endişeleriyle düşüşler öne çıkıyor. Değerli metallerde de benzer şekilde baskı hissedilirken, altın ve gümüşte geri çekilme gözleniyor.

Parite tarafında ise euro/dolar’ın dolar lehine görünümünü koruduğu ve 1,17 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlamakta zorlandığı görülüyor.

Piyasalar bir yandan yüksek enerji fiyatlarının yarattığı enflasyon baskısını, diğer yandan güçlü şirket kârlarıyla desteklenen hisse senedi rallisini aynı anda fiyatlamaya çalışıyor. Bu ikili yapı kısa vadede yön konusunda netlik oluşmasını zorlaştırırken, yatırımcı davranışında fırsatı kaçırma endişesinin belirleyici olduğu görülüyor. 

Önümüzdeki günlerde ABD istihdam verileri ve önemli şirketlerin finansalları, mevcut dengelerin sürüp sürmeyeceği açısından kritik olacak.

Yurtiçi piyasalar

Yurtiçinde fiyatlamalar küresel gelişmelere paralel olarak şekillenmeye devam ederken, özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik riskler piyasalar üzerinde baskı oluşturuyor. 

BIST 100 endeksi, son haftalarda rekor seviyelere yaklaşmasının ardından dalgalı bir seyir izleyerek 14.200–14.620 bandında hareket etti. Endeksin 14.350 seviyesinin üzerine yönelmesi kısa vadeli görünüm açısından olumlu bir sinyal olarak öne çıkarken, bu seviyenin altında kalıcılık sağlanması durumunda yeniden aşağı yönlü riskler gündeme gelebilir. Yukarı yönlü hareketlerde ise 14.530 ve 14.620 seviyeleri önemli direnç noktaları olarak izleniyor.

Tahvil tarafında, hem küresel faizlerdeki yükseliş hem de TCMB’nin sıkı likidite politikası nedeniyle faizler yukarı yönlü bir eğilim sergiliyor. Gösterge tahvil faizinin %41’in üzerine çıkması ve uzun vadeli faizlerin yüksek seviyelerde kalmaya devam etmesi, piyasa faizlerinde kalıcı bir gevşeme ihtimalini sınırlıyor. 

Bu durum yatırımcı davranışını da etkileyerek daha temkinli bir duruşa neden oluyor. Türkiye’nin risk priminde de son dönemde yukarı yönlü hareket dikkat çekiyor.

Kur tarafında doların küresel olarak güçlü kalması TL üzerinde baskı yaratmayı sürdürüyor. Dolar/TL kuru 45 seviyesinin üzerinde dengelenirken, yukarı yönlü eğilimin kontrollü şekilde devam ettiği görülüyor. Bu seviyenin artık daha güçlü bir destek haline geldiği, yukarı yönlü hareketlerde ise kademeli dirençlerin test edildiği bir yapı öne çıkıyor. 

Enflasyon tarafında ise bugün açıklanacak Nisan ayı verisinin piyasalar açısından önemli bir belirleyici olması bekleniyor. 

Enerji fiyatlarındaki artış, elektrik ve doğalgaz tarifelerindeki düzenlemeler ile gıda maliyetlerindeki yükselişin etkisiyle aylık enflasyon hızlanabilir, yıllık enflasyonun ise yeniden yukarı yönlü bir patikaya girebilir. 

Bu görünüm, para politikası beklentileri üzerinde de etkili olurken, TCMB’nin önümüzdeki dönemde nasıl bir iletişim kuracağı yakından takip edilecek. Genel çerçevede yurt içi piyasalarda yönün büyük ölçüde küresel risk iştahı ve jeopolitik gelişmelere bağlı kalmaya devam ettiği görülüyor.

VİOP sabah seansı güne %0,32 artışla başladı.

Teknik Görünümü Güçlü Hisseler

Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’ın altında, Stokastik göstergesi 80’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler piyasa değeri büyükten küçüğe sıralı olacak şekilde yer alıyor.

BIST 100

  • Tüpraş (TUPRS)
  • Gübre Fabrikaları (GUBRF)
  • Tofaş (TOASO)
  • Enerjisa (ENJSA)
  • Şişe Cam (SISE)

S&P 500 

  • Tesla (TSLA)
  • JPMorgan (JPM)
  • Bank of America (BAC)
  • Goldman Sachs (GS)
  • Linde (LIN)

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı