Küresel tarafta ana gündem hem para politikası hem de jeopolitik gelişmelerin iç içe geçtiği bir görünüm sunuyor.
Fed politika faizini beklentiler doğrultusunda %3,50–%3,75 aralığında sabit tutarken, kararın 8’e karşı 4 oyla alınması kurum içinde uzun yıllardır görülmeyen ölçüde bir görüş ayrılığına işaret etti.
Özellikle bazı üyelerin gevşeme sinyaline karşı çıkması ve bir üyenin doğrudan faiz indirimi yönünde oy kullanması, Fed içinde net bir yön birliğinin olmadığını gösteriyor. Powell, enflasyon risklerinin arttığını ve enerji fiyatlarının bu görünümü bozduğunu vurgularken, ekonominin genel anlamda dirençli kaldığını ancak Orta Doğu kaynaklı belirsizliğin belirginleştiğini ifade etti.
Bununla birlikte Powell’ın görev süresi sonrasında Fed bünyesinde kalabileceğine yönelik sinyal vermesi, yerleşik teamüllerin dışına çıkan bir gelişme olarak dikkat çekti. Senato Bankacılık Komitesi ise Kevin Warsh’ın Fed başkanlığı için adaylığına onay verdi. Powell 15 Mayıs’ta koltuğunu Warsh’a devredecek.
Jeopolitik cephede ise ABD ile İran arasındaki tansiyon giderek yükseliyor. ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasını sürdürmesi ve ekonomik baskıyı artırması, enerji arzı tarafında ciddi kısıtlar yaratırken, İran’ın petrol ihracatının neredeyse durma noktasına geldiği belirtiliyor. Axios’a göre ABD’nin İran’a saldırı hazırlığında olduğuna ilişkin haberler, petrol fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Petrol fiyatlarının kısa sürede 90 dolar seviyelerinden 110 doların üzerine taşınması, bu gerilimin en somut yansıması olarak öne çıkıyor.
Aynı dönemde ABD 10 yıllık tahvil faizleri ve dolar endeksinde yükseliş görülürken, altın ve gümüşte geri çekilme yaşanması dikkat çekiyor. Buna karşın hisse senedi piyasaları görece dirençli kalmayı sürdürse de son günlerde momentum kaybı gözleniyor.
Piyasalar açısından kısa vadeli yön büyük ölçüde jeopolitik gelişmelere bağlı kalmaya devam ediyor. ABD’nin olası bir askeri hamleye yönelmesi durumunda risk iştahının daha da zayıflaması beklenirken, tarafların geri adım atması halinde hızlı bir toparlanma görülebilir.
Euro/dolar paritesinde ise dolar lehine görünüm korunurken, 1,1670 seviyesi kritik destek olarak öne çıkıyor ve bu seviyenin altında kalıcılık sağlanması durumunda aşağı yönlü hareket hız kazanabilir.
Bu çerçevede Avrupa Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası kararları da yakından izleniyor. Her iki kurumdan da faiz değişikliği beklenmese de enerji fiyatlarının yarattığı enflasyon baskısına nasıl yanıt verileceği ve ileriye dönük yönlendirmeler piyasa fiyatlamaları açısından belirleyici olacak.
Öte yandan bugün Fed’in enflasyon göstergesi olarak izlediği çekirdek PCE verisi ile öncü GSYH verileri önem arz edecek.
Genel görünümde küresel piyasalarda risk iştahının zayıf, doların güçlü ve faizlerin yukarı yönlü eğilimde olduğu bir tablo öne çıkıyor.
Yurtiçi piyasalar
Yurtiçinde küresel gelişmelerin etkisiyle temkinli bir seyir izleniyor.
BIST 100 endeksi, tarihi zirve denemelerinin ardından artan satış baskısıyla geri çekilerek 14.350 seviyesinin altını test etti. Bu seviyenin üzerinde kalınması kısa vadeli görünümün korunması açısından kritik önem taşırken, altında kalıcılık sağlanması durumunda 14.200 ve 14.100 seviyelerine doğru geri çekilme riski gündemde kalıyor.
Yukarı yönlü hareketlerde ise 14.530 seviyesi yeniden güç kazanımı açısından önemli bir eşik olarak öne çıkıyor. 14.600 bölgesinin aşılması halinde ise yeniden daha güçlü bir yükseliş trendinden söz etmek mümkün olabilir.
Bankacılık hisselerindeki zayıf görünüm endeks üzerindeki baskıyı artırırken, genel hareketin daha çok sanayi hisseleri üzerinden dengelenmeye çalıştığı görülüyor.
Tahvil tarafında TCMB’nin sıkı likidite duruşu ve fonlama maliyetini üst bantta tutması faizlerde yukarı yönlü hareketi destekliyor. Gösterge tahvil faizinin %40,91, 10 yıllık tahvil faizinin ise %34,19 seviyesine yükselmesi, hem enflasyon beklentileri hem de küresel faiz ortamının etkisini yansıtıyor.
Bu çerçevede faizlerde geri çekilmenin sınırlı kalabileceği, jeopolitik risklerin sürmesi halinde yukarı yönlü baskının devam edebilir.
Türkiye’nin risk primi 250 baz puan civarına yükselirken, Eurobond piyasasında daha çok yatay bir görünüm izleniyor.
Kur tarafında doların küresel ölçekte güç kazanması TL üzerinde baskı yaratmayı sürdürüyor. Dolar/TL kuru 45 seviyesinin üzerinde hareket ederken, yukarı yönlü eğilimin kontrollü şekilde devam ettiği görülüyor. 45,00 seviyesi artık daha belirgin bir destek haline gelirken, 45,30 ve 45,40 seviyeleri kısa vadede direnç olarak izlenebilir.
Değerli metaller tarafında küresel gelişmelerin etkisiyle zayıf seyir dikkat çekiyor. Ons altın 4.600 dolar seviyesinin altına gerileyerek kısa vadeli düşüş trendine girerken, gram altın tarafında da benzer bir baskı gözleniyor.
Bugünün Nisan vade sonu olması ve yarın Borsa İstanbul’un kapalı olmasıyla haftasonu riskini almak istemeyen yatırımcıların satışları, endekste baskıya neden olabilir.
Genel çerçevede yurtiçi piyasalarda yönün büyük ölçüde dış gelişmelere bağlı kalabilir. Özellikle ABD-İran hattından gelecek haber akışının hem risk iştahı hem de varlık fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam edebilir.
VİOP sabah seansı güne %0,26 düşüşle başladı.
Teknik Görünümü Güçlü Hisseler
Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’ın altında, Stokastik göstergesi 80’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler piyasa değeri büyükten küçüğe sıralı olacak şekilde yer alıyor.
BIST 100
- Gübre Fabrikaları (GUBRF)
- Enerjisa (ENJSA)
- Anadolu Grubu Holding (AGHOL)
- CVK Maden (CVKMD)
- Girişim Elektrik (GESAN)
S&P 500
- Meta Platforms (META)
- Bank of America (BAC)
- Linde (LIN)
- NextEra Energy (NEE)
- Amphenol (APH)
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı