Küresel piyasalarda gün boyunca yön arayışı devam ederken, belirgin bir yeni gelişme olmamasına rağmen yatırımcıların riskli varlıklara yeniden yönelme eğiliminin oluşmaya başladığı görülüyor.
Ancak bu eğilimin kalıcı bir trende dönüşebilmesi için jeopolitik tarafta daha net sinyallerin alınması gerektiği belirtilebilir.
ABD yönetiminin ticaret politikalarında attığı adımlar dikkat çekerken, özellikle patentli ilaçlara %100’e varan gümrük vergisi getirilmesi ve çelik, alüminyum ile bakır ithalatına yönelik %25 vergi getirilmesi ile korumacı düzenlemelerin güçlendirilmesi, küresel ticaret dengeleri açısından yeni bir maliyet baskısı yaratma potansiyeli taşıyor.
Bu adımların ulusal güvenlik gerekçesiyle atıldığı belirtilirken, ithal ürünlerin toplam değeri üzerinden hesaplanan yeni vergi sistemi maliyet tarafında yukarı yönlü baskıyı artırabilecek nitelikte.
Yeni tarifelerle birlikte jeopolitik risklerin yüksek seyrini koruması ve enerji fiyatlarındaki dalgalanma, küresel ekonomide düşük büyüme ve yüksek enflasyon riskini ön plana çıkarıyor.
Özellikle petrol kaynaklı arz şoklarının devam etmesi halinde merkez bankalarının geleneksel para politikası araçlarının sınırlı kalabileceği, bu durumun da enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilir. Fed yetkilileri, son açıklamalarında ekonomik belirsizliği daha da arttığını ifade etti.
Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikler enerji arz güvenliği açısından kritik önem taşırken, boğazın kapalı kalma süresinin uzaması durumunda maliyet baskıları artabilir ve stratejik rezervler daha hızlı eriyebilir.
ABD ve Avrupa piyasalarının Kutsal Cuma nedeniyle kapalı olduğu günde, odak noktası ABD tarım dışı istihdam verisi olacak.
Beklentiler istihdam artışının sınırlı kalacağı yönünde şekillenirken, zayıf bir veri Fed’in faiz indirim sürecine daha erken başlayabileceğine yönelik beklentileri güçlendirebilir.
Güçlü veri ise büyümenin dirençli kaldığına işaret ederek dolar talebini destekleyebilir. Küresel risk iştahının dalgalı seyri doların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ederken, 99-100,5 bandında sıkışan Dolar Endeksinin bu aralıktan çıkışı, fiyatlamalarda hızlanmaya neden olabilir. Euro/dolar paritesi 1,15 çevresinde dengelenirken, 1,16 seviyesi kısa vadeli direnç, 1,14 ise ana destek olarak izlenebilir.
Emtia tarafında petrol fiyatları jeopolitik gelişmelere bağlı olarak oynaklığını korurken, altın fiyatları hem güvenli liman talebi hem de doların gücü arasında sıkışmış durumda.
Risk iştahının sert şekilde bozulduğu dönemlerde likidite ihtiyacı nedeniyle altın satışlarının hızlanabildiği, buna karşılık belirsizliklerin devam ettiği ortamda güvenli liman talebinin tamamen ortadan kalkmadığı görülüyor. Ons altında 4.550 dolar kısa vadeli destek, 4.700 ve üzeri seviyeler ise direnç olarak öne çıkıyor.
Yurt içi piyasalar
Yurt içinde BIST 100 endeksinin gün içinde küresel piyasalardan ayrışarak pozitif bir görünüm sergilediği ve 13.000 seviyesinin üzerinde kapanış yaptı. Pozitif kapanışın kısa vadeli görünüm açısından destekleyici olduğu belirtilebilir.
Ancak bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanmasının önemli olduğu, aksi durumda yeniden aşağı yönlü baskının artabileceği unutulmamalı. Teknik olarak 12.800-12.850 bandı kısa vadeli destek bölgesi olarak öne çıkarken, yukarı yönlü hareketlerde 13.100, 13.200 ve 13.400 seviyeleri direnç olarak takip ediliyor. 13.000 üzerinde tutunmanın sürmesi halinde yükseliş eğiliminin güç kazanabileceği ifade edilebilir.
İç tarafta enerji fiyatlarına yapılan zamların özellikle spot fiyat mekanizmasına duyarlı şirketler açısından olumlu bir ayrışma yaratabileceği değerlendirilirken, alım garantili projelerin bu süreçte daha belirgin şekilde öne çıkabilir.
Bununla birlikte jeopolitik gelişmelerin uzaması enerji maliyetleri üzerinden enflasyon görünümünü baskılamaya devam ediyor. Bugün açılış ile birlikte TÜFE verisi alınacak. Mart ayı enflasyonu için %2,5 civarında bir artış beklentisi öne çıkarken, gerçekleşmenin %2,46 altında kalması olumlu, %3’ün üzerine çıkması ise piyasa açısından olumsuz olarak değerlendirilebilir.
Tahvil piyasasında jeopolitik riskler ve artan enflasyon beklentileri nedeniyle satış baskısının devam ettiği görülürken, son veriler yabancı çıkışlarının sürdüğüne işaret ediyor. Gösterge tahvil faizi %41 civarında, 10 yıllık faiz ise %32-33 bandında seyrediyor.
TCMB’nin sıkı likidite politikası ve fonlama maliyetindeki artış tahvil piyasası açısından risk unsuru olmaya devam ediyor. Kur tarafında ise dolar/TL’de yukarı yönlü eğilim kontrollü şekilde sürerken, 44,40-44,50 bandı kısa vadeli referans aralık olarak izleniyor. TCMB’nin döviz satım ihaleleri kurdaki yükselişi sınırlayan faktörlerden biri olarak öne çıkabilir.
Genel çerçevede yurt içi piyasaların yönünün büyük ölçüde küresel gelişmelere bağlı kaldığı ve özellikle enerji fiyatları ile jeopolitik risklerin belirleyici olduğu görülüyor. Diplomatik süreçte ilerleme sağlanması durumunda risk iştahında toparlanma mümkün olmakla birlikte, belirsizliklerin devam etmesi kısa vadede temkinli duruşun korunmasını gerektiriyor.
VİOP sabah seansı güne %0,04 artışla başladı.
Teknik Görünümü Güçlü Hisseler
Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’ın altında, Stokastik göstergesi 70’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler yer alıyor.
BIST 100
- Aksa (AKSA)
- Aksa Enerji (AKSEN)
- Aselsan (ASELS)
- Astor (ASTOR)
- Bim Mağazalar (BİMAS)
- Batısöke Çimento (BSOKE)
- Enerjisa (ENJSA)
- Odaş Elektrik (ODAS)
- Şişe Cam (SISE)
- Tüpraş (TUPRS)
S&P 500 (Piyasa değerine göre büyükten küçüğe sıralı)
- GE Vernova (GEV)
- KLA Corporation (KLAC)
- Southern Company (SO)
- Sandisk (SNDK)
- Western Digital (WDC)
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı