Küresel tarafta gündem iki ana başlık etrafında şekilleniyor: ABD-İran hattındaki jeopolitik risk ve ABD Yüksek Mahkemesi’nin gümrük tarifelerine ilişkin kararı.
Washington ile Tahran arasında nükleer müzakerelerin üçüncü turu Perşembe günü Cenevre’de yapılacak. Diplomatik temaslar sürse de sahadaki askeri hareketlilik tansiyonu yüksek tutuyor.
ABD’nin bölgeye uçak gemileri ve savaş uçakları konuşlandırmaya devam etmesi, sınırlı ya da daha geniş çaplı bir operasyon ihtimalinin fiyatlanmasına neden oluyor. Bu çerçevede yatırımcılar riskli varlıklardan kısmen uzaklaşırken, altın talebi güçlü kalıyor.
Diğer tarafta ABD Yüksek Mahkemesi, cuma günü Başkan Trump’ın 1977 tarihli Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası’na dayanarak uygulamaya koyduğu küresel tarifelerin yetki aşımı olduğuna hükmetti.
Karar, daha önce tahsil edilen gümrük vergilerinin akıbetini belirsiz bırakırken, ticaret politikalarında yeni bir belirsizlik dönemi başlattı.
Trump yönetimi ise vakit kaybetmeden %10 olarak açıkladığı küresel tarifeyi %15’e yükselterek farklı bir yasal zemin üzerinden süreci sürdürme mesajı verdi. Bu durum hem dünya ticareti hem de Fed’in politika görünümü açısından yeni soru işaretleri doğuruyor.
Tarifelerin askıya alınması mı yoksa alternatif kanallarla devam etmesi mi söz konusu olacak, bu sorunun yanıtı fiyatlamalar açısından belirleyici olacak. Belirsizliğin etkisiyle ABD endeks vadelileri haftaya satıcılı bir görünüm ile başlamaya hazırlanıyor.
Makro veri tarafında ABD ekonomisi karmaşık sinyaller üretiyor.
Dördüncü çeyrek büyümesi yıllıklandırılmış bazda %1,4 ile beklentilerin belirgin altında kalırken, PCE enflasyonu yıllık %3 seviyesine yükselerek piyasa beklentisini aştı ve Şubat 2025’ten bu yana en hızlı artışı kaydetti.
Zayıflayan büyüme ile görece yüksek enflasyonun birlikte görülmesi Fed’in faiz indirim zamanlamasını daha da karmaşık hale getiriyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,09 civarında seyrederken dolar endeksi 97 seviyesinin hemen üzerinde tutunma çabasında.
Avrupa’da ise ABD ile ticaret geriliminin yarattığı belirsizlik sürüyor. Eurostoxx ve DAX vadeli kontratlarında geri çekilmeler görülürken, yatırımcılar bu hafta açıklanacak Almanya IFO verileri ve ABD fabrika siparişlerini takip edecek.
Asya tarafında da teknoloji hisseleri öncülüğünde yükseliş hakim. Bu sabah Yüksek Mahkeme kararından en çok etkilenlerin Çin ve Hindistan için olumlu olabileceği beklentisi hisseleri destekledi. Morgan Stanley analistleri, Asya için ortalama tarife oranının %20’den %17’ye düşebileceğini belirtiyor.
Yurt içi piyasalar
BIST 100 endeksi haftanın son işlem gününe pozitif bir başlangıç yaptı ve gün içinde 13.718–13.934 bandında dalgalandıktan sonra %0,94 yükselişle 13.934 puandan kapanış gerçekleştirdi.
İşlem hacmi yaklaşık 171 milyar TL oldu. Sektör bazında en güçlü performans %8,03 ile finansal kiralama ve faktoring tarafında görülürken, holding ve yatırım endeksi sınırlı düşüş kaydetti.
Küresel risk iştahı ve teknik göstergeler dikkate alındığında yeni haftaya alıcılı bir başlangıç olasılığı öne çıkıyor, ancak gün içi oynaklığın sürmesi beklenebilir.
Teknik görünümde 14.000 seviyesi kısa vadede kritik eşik konumunda. Bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanması 14.006–14.221 direnç bölgesine doğru hareketi destekleyebilir.
Olası geri çekilmelerde ise 13.700 ve devamında 13.300 güçlü destek alanları olarak izleniyor. 14.500 zirvesinin test edilmesinin ardından oluşan zayıflama sinyali nedeniyle 14.000 altındaki fiyatlamalarda temkinli duruşun korunması gerektiği belirtilebilir.
Bankacılık endeksinde 19.450 üzerinde kalıcılık kısa vadeli dip oluşumu açısından önem taşırken, 20.000 üzeri görünümün güçlenmesi anlamına gelebilir.
Tahvil tarafında iki yıllık gösterge faiz %36,29, on yıllık faiz %30,46 seviyesinde bulunuyor. Ocak sonundan bu yana yukarı yönlü eğilim izlenen faizlerde dezenflasyon beklentilerinin güç kazanması halinde yeniden aşağı yön görülebilir.
Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi 222 baz puan civarında seyrediyor. Hazine’nin açıklayacağı mart ayı borçlanma programı piyasalar açısından önemli olacak.
Kur tarafında dolar/TL 43,80 seviyesini destek haline getirme çabasında. 43,90 ve 44,00 direnç; 43,70 ise destek olarak öne çıkıyor. Dolar endeksindeki dalgalanma ve jeopolitik riskler TL üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.
Dezenflasyon sürecinin korunması ve gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışının sürmesi yerel varlıklar açısından orta vadeli destek unsuru olmayı sürdürüyor. Ancak ABD-İran hattındaki gelişmeler ve küresel ticaret politikasına ilişkin belirsizlikler kısa vadede fiyatlamalar üzerinde baskı yaratabilir.
VİOP sabah seansı güne %0,42 yükselişle başladı.
Teknik Görünümü Güçlü Hisseler
Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’ın altında, Stokastik göstergesi 70’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler yer alıyor.
BIST 100
- Akbank (AKBNK)
- Aksa (AKSA)
- Aksa Enerji (AKSEN)
- Batı Çimento (BTCIM)
- Çimsa (CIMSA)
- Enka İnşaat (ENKAI)
- Ereğli Demir Çelik (EREGL)
- Gübre Fabrikaları (GUBRF)
- MLP Sağlık (MPARK)
- Turkcell (TCELL)
- Tofaş (TOASO)
- Türk Telekom (TTKOM)
S&P 500 (Piyasa değerine göre büyükten küçüğe sıralı)
- Vertex Pharmaceuticals (VRTX)
- Starbucks (SBUX)
- Western Digital (WDC)
- U. S. Bancorp(USB)
- PNC Financial Services (PNC)
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı