Küresel piyasalarda ana fiyatlama başlığı yine ABD-İran hattındaki müzakere süreci ve Hürmüz Boğazı kaynaklı enerji arzı riski olmaya devam ediyor.
Önceki günlerde savaş ihtimalinin daha belirgin fiyatlanmasıyla tahvil faizleri ve petrol fiyatları yukarı yönlü hareket ederken, son haber akışında diplomatik temasların yeniden hız kazanabileceğine yönelik sinyaller risk iştahını kısmen destekledi.
ABD’nin İran’a yeni bir teklif sunduğu, İran tarafının ise bu metni değerlendirdiği belirtilirken, tarafların uranyum stokları ve Hürmüz geçiş rejimi gibi kritik başlıklarda hâlâ uzlaşmaktan uzak olması piyasaların temkinli kalmasına neden oluyor.
ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası bir su yolu olduğunu vurgulayarak İran’ın ticari geçişlerden ücret alma girişimlerini kabul etmeyeceklerini ifade etti. İran Devrim Muhafızları ise son 24 saatte 31 ticari geminin boğazdan güvenli şekilde geçtiğini açıklayarak küresel ticaret akışının sürdüğü mesajını verdi.
Buna karşın, İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunu ülke dışına çıkarmayacağına dair haberler ve bu haberlerin Tahran tarafından yalanlanması, müzakere sürecindeki belirsizliğin sürdüğünü gösteriyor.
ABD tarafında açıklanan veriler karışık bir tablo sundu. Mayıs ayı imalat PMI verisi 54,5’ten 55,3’e yükselerek beklentileri aşarken, hizmet PMI 51,0’dan 50,9’a geriledi. İmalat tarafındaki toparlanmada şirketlerin enerji ve tedarik maliyetlerindeki artışa karşı önleyici stoklama eğilimi etkili olurken, hizmet sektöründeki yavaşlama büyümenin genele yayılmakta zorlandığını gösterdi. Girdi maliyetlerinin Haziran 2022’den bu yana en yüksek seviyeye çıkması ise Fed’in enflasyon hassasiyetini artıran bir unsur olarak öne çıkıyor.
Fed cephesinde de şahin ton korunuyor. Son tutanaklarda birçok üyenin enflasyonun kalıcı şekilde %2 hedefinin üzerinde kalması halinde yeniden sıkılaştırma seçeneğini değerlendirebileceği görülmüştü.
Fed yetkilileri de arz kaynaklı fiyat baskılarının tek başına faiz artırımıyla çözülemeyeceğini kabul etmekle birlikte, enflasyon riskleri kalıcı hale gelirse gerekli adımların atılacağını belirtiyor. Bu nedenle ABD tahvil faizleri yüksek seyrini korurken, 10 yıllık tahvil faizi %4,55-4,60 bandında kalmaya devam ediyor.
ABD hisse piyasaları, tahvil faizlerindeki sınırlı gevşeme ve petrol fiyatlarında önceki yükselişlerin bir kısmının geri verilmesiyle destek buldu. Dow Jones %0,55, S&P 500 %0,17, Nasdaq ise %0,09 yükseldi. VIX endeksinin 17,44’ten 16,76’ya gerilemesi piyasa stresinin sınırlı da olsa azaldığını gösteriyor.
Buna rağmen piyasa hâlâ iki farklı dinamik arasında sıkışmış durumda: bir tarafta güçlü bilanço beklentileri ve yapay zeka yatırımları, diğer tarafta yüksek enerji fiyatları, yüksek tahvil faizleri ve jeopolitik belirsizlik.
Avrupa tarafında görünüm ABD’ye kıyasla daha zayıf. Euro Bölgesi’nde imalat PMI 52,2’den 51,4’e, hizmet PMI ise 47,6’dan 46,4’e geriledi. Hizmet sektöründeki zayıflığın derinleşmesi, yüksek enerji maliyetlerinin Avrupa ekonomisi üzerindeki baskısını artırıyor.
Bu nedenle Euro Stoxx 50, DAX ve CAC 40 günü düşüşle tamamlarken, yalnızca FTSE 100 sınırlı artıda kapandı. Avrupa’nın net enerji ithalatçısı konumu, Orta Doğu kaynaklı enerji şoklarına karşı bölgeyi ABD’ye kıyasla daha kırılgan hale getiriyor.
Döviz tarafında dolar endeksi 99 seviyesinin üzerinde güçlü kalmaya devam ediyor. ABD-İran hattında kalıcı bir anlaşma sağlanması halinde dolar talebinde gevşeme görülebilir; ancak görüşmelerin tıkanması ya da askeri risklerin yeniden artması dolar lehine fiyatlamayı destekleyebilir.
Euro/dolar paritesi 1,16 civarında dip oluşturma çabasında. 1,16’nın üzerinde kalıcılık sağlanırsa 1,1650 ve 1,17 dirençleri izlenebilir. 1,16’nın altındaki hareketlerde ise 1,1570 ve 1,15 destekleri öne çıkıyor.
Değerli metallerde de yönü yine dolar, tahvil faizleri ve Körfez haber akışı belirliyor. Ons altın 4.500 dolar civarında denge bulmaya çalışırken, 4.450 dolar kısa vadeli destek olarak öne çıkıyor. 4.500 doların üzerinde kalıcılık sağlanması halinde 4.600 ve 4.660 dolar dirençlerine doğru tepki görülebilir. Ancak doların güçlü kalması ve ABD tahvil faizlerinin yüksek seyri, altındaki toparlanmayı sınırlayabilecek temel unsurlar olmaya devam ediyor.
Yurtiçi piyasalar
Yurtiçinde gündemin ana belirleyicisi, ülkenin iç siyasetindeki gelişmeler oldu. Bu gelişmeler siyasi belirsizliği artırarak Borsa İstanbul’da sert satışlara yol açtı. Gün içinde zaten küresel risk iştahına kıyasla zayıf seyreden BIST 100, karar sonrası satış baskısının derinleşmesiyle %6,5 düşüşle 13.163 seviyesinden kapandı. Bankacılık endeksindeki kayıp ise %8’in üzerine çıktı.
Teknik açıdan bakıldığında endeks, 14.000 ve 13.700 desteklerinin aşağı kırılmasıyla kısa vadeli görünümde belirgin şekilde zayıfladı. 13.500 ve 13.700 bölgeleri artık direnç haline gelirken, aşağıda 13.000’in altında 12.900 ve 12.800 seviyeleri destek olarak izlenebilir. Daha geniş perspektifte
12.600-12.450 bandı Mart sonundaki konsolidasyon bölgesi olduğu için önemli bir destek alanı olarak öne çıkıyor. Endekste haber akışına duyarlılığın yüksek kalması beklenirken, hafta sonu öncesi risk azaltma eğilimi volatiliteyi artırabilir.
Bankacılık endeksi de kritik desteklerini aşağı kırdı. Mart sonunda test edilen dip seviyenin altına inilmesi, ikili dip formasyonu ihtimalini zayıflatırken, kısa vadeli alçalan trendin devam ettiğini gösteriyor. Bankacılık tarafında 15.274 seviyesi artık direnç, 14.600 seviyesi ise destek olarak izlenebilir. Siyasi risk primi, CDS ve tahvil faizlerindeki yükseliş bankacılık hisseleri üzerinde ek baskı yaratıyor.
Tahvil-bono piyasasında faizler hem küresel tahvil faizlerindeki yükselişten hem de içeride artan risk priminden olumsuz etkileniyor. Gösterge tahvil faizi %43,83’e, 10 yıllık tahvil faizi ise %35,87 seviyesine yükseldi. TCMB’nin likiditeyi sıkı tutması ve fonlamayı fiilen %40 seviyesinde sürdürmesi, tahvil faizlerinde aşağı yönlü hareket alanını sınırlıyor. Gösterge tahvilde %44,70, 10 yıllık tahvilde ise %37 seviyesi yukarı yönlü hareketlerde takip edilebilir.
Kur tarafında kontrollü yükseliş eğilimi sürüyor. Dolar/TL 45,60-45,70 bandını aşarak daha yukarı seviyeleri test etmeye başladı. 45,60 destek haline gelirken, 45,70 üzerinde 45,80 ve 45,90 dirençleri izlenebilir.
İç siyasi belirsizliğin artması ve küresel dolar talebinin güçlü kalması, TL üzerindeki baskının devam etmesine neden olabilir. Buna karşılık TCMB’nin sıkı likidite duruşu ve olası ek önlemleri kurdaki hareketin kontrollü kalmasını sağlayan unsurlar arasında yer alıyor.
TCMB rezervlerinde de sınırlı bozulma dikkat çekti. 15 Mayıs haftasında brüt rezervler 171,5 milyar dolardan 168,6 milyar dolara, net rezervler 55 milyar dolardan 52,1 milyar dolara geriledi. Swap hariç net rezervlerin 39,2 milyar dolardan 37,2 milyar dolara düşmesi, dış finansman ve kur istikrarı açısından yakından izlenecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.
CDS tarafında da bozulma belirginleşti. Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi 261 baz puana yükseldi. Bu artış, hem iç siyasi gelişmelerin hem de Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin Türkiye varlıkları üzerindeki baskısını yansıtıyor. CDS’teki yükseliş eurobond fiyatlarında sınırlı negatif seyir yaratırken, dış borçlanma maliyetleri ve banka/şirket eurobondları açısından da izlenmesi gereken bir başlık haline geldi.
Önümüzdeki dönemde BIST’in yönü üç ana değişkene bağlı olacak. İç siyasi haber akışının sakinleşip sakinleşmeyeceği, ABD-İran hattında barış ihtimalinin güçlenip güçlenmeyeceği ve TCMB’nin finansal istikrarı korumak için hangi adımları atacağı.
Siyasi tansiyonun düşmesi ve Körfez’de barış senaryosunun güçlenmesi halinde tepki alımları görülebilir. Ancak belirsizliğin sürmesi durumunda BIST’te satış baskısının devam etmesi ve yatırımcıların daha temkinli pozisyonlanması beklenebilir.
VİOP sabah seansı güne %4,85 düşüşle başladı.
Teknik Görünümü Güçlü Hisseler
Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’ın altında, Stokastik göstergesi 80’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler piyasa değeri büyükten küçüğe sıralı olacak şekilde yer alıyor.
BIST 100
- Fenerbahçe (FENER)
S&P 500
- Tesla (TSLA)
- Oracle (ORCL)
- Chevron (CVX)
- Applied Materials (AMAT)
- GE Vernova (GEV)
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı