Küresel piyasalarda ana gündem, ABD-İran hattında barış ihtimalinin yeniden gündeme gelmesi ile savaş riskinin tamamen ortadan kalkmamış olması arasında şekilleniyor.
Son günlerde artan jeopolitik tansiyon tahvil faizlerini yukarı taşımış, petrol fiyatlarını desteklemiş ve riskli varlıklar üzerinde baskı yaratmıştı. Ancak ABD’nin İran’a yeni bir teklif sunduğuna yönelik haber akışı ve Tahran’ın bu metni değerlendirdiğine dair açıklamalar, piyasalarda sınırlı da olsa iyimserliği yeniden artırdı.
Buna rağmen anlaşmanın henüz kesinleşmemiş olması, fiyatlamaların hâlâ barış-savaş ekseninde kırılgan kaldığını gösteriyor.
ABD tarafında Fed’in Nisan toplantı tutanakları, politika yapıcıların enflasyon risklerini daha ciddiye almaya başladığını ortaya koydu. Tutanaklarda, İran savaşı kaynaklı enerji maliyetleri ve güçlü ekonomik verilerin fiyat baskılarını kalıcı hale getirebileceği vurgulanırken, bazı üyelerin ilerleyen dönemde faiz artırımı seçeneğini yeniden gündeme alabileceği görüldü.
Bu tablo, Fed’in faiz indiriminden çok enflasyon riskine odaklandığı bir döneme işaret ediyor. ABD tahvil faizlerinin yüksek seviyelerde kalması da bu beklentiyi destekliyor. 10 yıllık ABD tahvil faizi %4,60’a yakın seyrederken, 30 yıllık tahvil faizinin %5’in üzerinde kalması küresel risk iştahı açısından önemli bir baskı unsuru olmaya devam ediyor.
Buna karşın ABD hisse senetleri tarafında güçlü bilançolar destekleyici olmayı sürdürüyor. Özellikle Nvidia’nın yapay zeka yatırımlarından aldığı destekle yıllık gelirini %85, net kârını ise %211 artırması, teknoloji ve yarı iletken temasına yönelik iştahı canlı tuttu.
Ancak piyasanın artık yalnızca güçlü büyüme rakamlarına değil, bu büyümenin 2027 ve sonrasında ne kadar sürdürülebileceğine de odaklandığı görülüyor. Dolayısıyla yapay zeka teması hisse piyasaları için güçlü bir destek olmaya devam etse de, jeopolitik riskler ve yüksek tahvil faizleri bu desteğin etkisini sınırlayabilir.
Petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelere bağlı olarak dalgalı seyrini koruyor. Barış ihtimalinin artması fiyatlarda geri çekilme yaratırken, arz güvenliğine ilişkin soru işaretleri Brent petrolün yüksek seviyelerde kalmasına neden oluyor.
Enerji fiyatlarının 100 dolar üzerinde kalması, küresel enflasyon görünümünü bozabilecek en önemli risklerden biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle petrol fiyatlarındaki kalıcılık, yalnızca enerji piyasasını değil; merkez bankalarının duruşunu, tahvil faizlerini ve küresel büyüme beklentilerini de doğrudan etkiliyor.
Döviz piyasasında dolar endeksi 99 seviyesine yakın güçlü seyrini sürdürüyor. ABD-İran hattında kalıcı bir anlaşma sağlanması halinde dolar talebinin azalması beklenebilir. Buna karşılık savaş riskinin yeniden artması, güvenli liman talebiyle doları destekleyebilir.
Euro/dolar paritesi dolar lehine eğilimle 1,16 desteğinin altını test ederken, 1,16 seviyesi kısa vadeli dip oluşumu açısından kritik görülüyor. Bu seviyenin korunması halinde 1,1650 ve 1,17 dirençleri gündeme gelebilir. 1,16’nın altında ise 1,157 ve 1,15 destekleri izlenebilir.
Değerli metallerde son dönemde dolar ve tahvil faizlerinin güçlü seyri baskı yarattı. Ons altın 4.500 doların altını test ettikten sonra 4.450 dolar desteğinden gelen alımlarla yeniden toparlanma çabası gösterdi. Barış ihtimalinin güçlenmesi ve tahvil faizlerinde sınırlı gevşeme, altın ve gümüşte tepki alımlarını destekleyebilir.
Ancak doların güçlü kalması ve Fed’in şahinleşme ihtimali, yukarı yönlü hareketleri sınırlayan ana unsurlar olmaya devam ediyor.
Yurtiçi piyasalar
Yurtiçinde BIST 100 endeksi, küresel risk iştahındaki zayıflama ve tatil öncesi risk azaltma eğiliminin etkisiyle son bir ayın en düşük seviyelerine yaklaştı.
Endeks 13.900 seviyesine doğru geri çekildikten sonra gün içinde kayıplarının bir kısmını telafi ederek 14.000 seviyesi üzerinde tutunma çabası gösterdi. 14.000’in üzerinde kalıcılık tepki alımlarının devamı açısından önemli görünürken, 14.200 seviyesi kısa vadeli görünümün yeniden güçlenmesi için aşılması gereken ilk direnç konumunda. 13.900 desteğinin korunamaması halinde ise 13.850 ve 13.700 seviyeleri gündeme gelebilir.
Endekste son dönemdeki geri çekilmenin ardından kısa vadeli teknik göstergelerin aşırı satım bölgesine yaklaşması tepki potansiyelini artırıyor. Ancak 14.200-14.250 bandı aşılmadıkça tepki hareketlerinin kalıcılığı konusunda temkinli olmak gerekebilir.
Bankacılık endeksinde 16.350 desteği izlenirken, 16.500 ve 16.700 seviyeleri yukarı yönlü denemelerde direnç olarak öne çıkıyor. Enerji hisselerinde ise petrol fiyatlarının yüksek seyri nedeniyle daha dirençli bir görünüm dikkat çekiyor.
Tahvil-bono piyasasında faizler küresel tahvil faizlerine paralel olarak yukarı yönlü seyrini sürdürüyor. Gösterge tahvil faizi %43,63’e, 10 yıllık tahvil faizi ise %35,75 seviyesine yükseldi. TCMB’nin haftalık repo ihalelerini askıya alarak likiditeyi sıkı tutması ve fonlama maliyetinin %40 seviyesinde kalması, tahvil faizlerinde aşağı yönlü hareket alanını sınırlıyor. Gösterge tahvilde %44,70, 10 yıllık tahvilde ise %37 seviyesi yukarı yönde takip edilebilir.
Dolar/TL’de kontrollü yükseliş eğilimi korunuyor. Gelişmekte olan ülke para birimleri önceki değer kayıplarının ardından sınırlı toparlanma gösterse de TL görece zayıf kalmaya devam ediyor. Kur 45,50-45,60 bandının üzerine çıkma denemeleri yaparken, 45,50 destek, 45,60’ın üzerinde ise 45,70 ve 45,80 direnç seviyeleri olarak izlenebilir. Körfez’de tansiyon yüksek kaldıkça kur üzerindeki yukarı yönlü baskının tamamen ortadan kalkması zor görünüyor.
Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi son günlerde yükseliş eğilimi göstererek 247 baz puan civarına çıktı. Jeopolitik risklerin Türkiye ekonomisi üzerindeki potansiyel etkileri, enflasyon görünümündeki bozulma ve küresel faizlerdeki yükseliş, eurobond talebini sınırlayan unsurlar arasında yer alıyor. Buna karşın ABD-İran hattında barış ihtimalinin yeniden belirmesi, kısa vadede eurobond fiyatlarında sınırlı toparlanma sağlayabilir.
Yurt içi tarafta Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasında yapılan telefon görüşmesinde Türkiye-ABD ilişkileri, bölgesel gelişmeler ve ateşkes sürecinin ele alınması dikkat çekti.
Ayrıca Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın Londra’da yatırımcılarla bir araya gelecek olması, yurt dışı yatırımcı algısı açısından izlenecek başlıklar arasında yer alıyor. TCMB’nin yayımlayacağı finansal istikrar raporu ise bankacılık sistemi, kredi koşulları ve makro finansal riskler açısından piyasa tarafından takip edilecek.
VİOP sabah seansı güne %0,27 artışla başladı.
Teknik Görünümü Güçlü Hisseler
Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’ın altında, Stokastik göstergesi 80’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler piyasa değeri büyükten küçüğe sıralı olacak şekilde yer alıyor.
BIST 100
- Migros (MGROS)
- Aksa (AKSA)
- Mia Teknoloji (MIATK)
S&P 500
- Oracle (ORCL)
- Applied Materials (AMAT)
- KLA Corporation (KLAC)
- Linde (LIN)
- AppLovin (APP)
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı