Küresel piyasalarda jeopolitik risklerin makro dengeler üzerindeki etkisi giderek daha belirgin hale gelirken, tahvil faizlerindeki yükseliş riskli varlıklar üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
ABD’de 10 yıllık tahvil faizinin %4,60’ın üzerine, 30 yıllık tahvil faizinin ise %5’in üzerine çıkması enerji fiyatları, enflasyon beklentileri ve merkez bankalarının daha sıkı bir patikaya yönelebileceği endişeleriyle birlikte fiyatlanıyor. Bu görünüm, son dönemde tarihi zirvelere yaklaşan hisse senetleri açısından daha temkinli bir zemine işaret ediyor.
ABD’de günün ana başlığı Fed’in Nisan ayı toplantı tutanakları olacak. Fed son toplantısında politika faizini %3,50-%3,75 bandında sabit bırakmış, ancak karar metni üzerindeki ayrışma dikkat çekmişti.
Bir üye faiz indirimi isterken, üç üye metindeki gevşeme yanlısı ifadelerin çıkarılmasını savunmuştu. Böylece FOMC içinde 1992’den bu yana en belirgin görüş ayrılıklarından biri ortaya çıktı.
Enflasyonun Fed’in %2 hedefinin üzerinde kalması, enerji fiyatlarındaki artış ve tarifelerin maliyet kanalı üzerinden fiyat görünümünü zorlaştırması, erken gevşeme mesajı verilmesini riskli hale getiriyor.
Jeopolitik cephede ABD-İran hattı piyasaların ana fiyatlama unsuru olmaya devam ediyor. Trump’ın İran’a yönelik planlanan saldırıyı bir kez daha ertelemesi ve anlaşma ihtimaline açık kapı bırakması kısa vadede piyasalarda kısmi denge yaratırken, tansiyonun hâlâ yüksek olduğu görülüyor.
ABD Senatosu’nun İran’a yönelik askeri adımların Kongre onayına tabi olmasını öngören savaş yetkileri tasarısını görüşmeye açması, Washington içinde sürecin daha fazla tartışılacağını gösteriyor.
Diğer taraftan NATO’nun, Hürmüz Boğazı temmuz başına kadar açılmazsa ticari gemilere güvenli geçiş sağlama seçeneğini değerlendirdiği bildiriliyor. Bu tablo, enerji arzı ve taşımacılık güvenliği konusundaki belirsizliğin devam ettiğine işaret ediyor.
Petrol fiyatları yüksek seyrini koruyor. ABD’nin İran’a yönelik saldırıyı ertelemesi ve nükleer anlaşma ihtimaline dair açıklamalar Brent petrol üzerinde sınırlı geri çekilme yaratmış olsa da, arzın kısa sürede savaş öncesi seviyelere dönmeyeceği beklentisi fiyatların yüksek kalmasına neden oluyor. Brent petrol 110 dolar civarında, WTI ise 103 dolar seviyelerinde işlem görüyor. Petrol fiyatlarındaki kalıcılık, yalnızca enerji piyasasını değil, küresel enflasyon beklentilerini, merkez bankalarının politika duruşunu ve tahvil piyasalarını da etkiliyor.
Küresel hisse senetleri tarafında yapay zekâ teması hâlâ güçlü bir destek unsuru olmayı sürdürüyor. Ancak yükselen petrol fiyatları ve tahvil getirileri, bu desteğin etkisini sınırlıyor. ABD’de Nvidia’nın bu gece açıklayacağı finansallar yakından izlenecek. Piyasalar güçlü sonuçlar beklese de, asıl soru şirketin yapay zekâ çiplerindeki liderliğini eğitimden çıkarım aşamasına kayan yeni kullanım alanlarında ne ölçüde koruyabileceği olacak.
Asya borsaları yeni güne satıcılı başlarken, Avrupa vadeli işlemleri de zayıf bir açılışa işaret ediyor.
Dolar endeksi 99 seviyesinin üzerinde güçlü kalmaya devam ediyor. Jeopolitik risklerin yüksek seyretmesi ve tahvil faizlerindeki artış dolara talebi destekliyor.
Euro/dolar paritesi 1,17 seviyesinin altına gerilerken, 1,16 seviyesi kısa vadeli destek olarak izleniyor. 1,1650’nin altında kalıcılık sağlanması halinde 1,1570 ve 1,15 seviyeleri gündeme gelebilir. Paritede yeniden güçlenme için 1,1650 ve ardından 1,17 üzerine dönüş gerekiyor.
Değerli metallerde baskı sürüyor. Doların güçlü kalması ve ABD tahvil faizlerinin yüksek seyretmesi altını zayıflatıyor. Ons altın 4.500 doların altını test ederken, 4.450 ve 4.400 dolar seviyeleri destek olarak öne çıkıyor. 4.500 doların yeniden üzerine çıkılması, orta vadeli formasyonun korunması açısından önemli. Gram altında ise kur desteği sürse de ons altındaki geri çekilme fiyatları baskılıyor.
Yurtiçi piyasalar
Yurtiçinde BIST 100 endeksinde kısa vadeli zayıf görünüm devam ediyor. Endeks tatil öncesinde yatırımcıların risk azaltma eğilimiyle satış baskısı altında kalırken, 14.200 desteğinin altına sarktı ve 14.000 seviyesine kadar geriledi.
14.000 seviyesinin altında 13.850 desteği izlenebilir. Yukarı yönlü tepki denemelerinde ise 14.100 ve 14.200 seviyeleri artık direnç konumunda. 14.200’ün altında kalıcılık sürdükçe aşağı yönlü risklerin canlı kalabileceği değerlendiriliyor.
BIST 100’de geçen hafta başlayan düzeltme hareketi yeni haftada da devam etti. Endeks haftaya %2’nin üzerinde kayıpla başlarken, bankacılık endeksi de geriledi. Yükselen üçgen formasyonunun korunması için önemli olan 14.620 seviyesinin altında kalınması teknik görünümde bozulmaya işaret etmişti. Bu seviyenin ardından 14.350 ve 14.200 desteklerinin de kaybedilmesi, endekste düzeltmenin derinleşmesine yol açtı. Bankacılık endeksinde 16.600 seviyesi 200 günlük hareketli ortalama açısından önemli görülürken, 16.700 seviyesi direnç olarak izleniyor.
Tahvil-bono piyasasında faizlerde yukarı yönlü baskı sürüyor. Gösterge tahvil faizi %43,50’ye, 10 yıllık tahvil faizi ise %35,65’e yükseldi. Küresel tahvil faizlerindeki artış, jeopolitik risklerin enflasyon beklentilerini bozması ve TCMB’nin sıkı likidite duruşu içeride faizlerin aşağı gelmesini zorlaştırıyor.
TCMB’nin haftalık repo ihalelerini askıya alması ve fonlamanın fiilen %40 seviyesinden yapılması, tahvil piyasasında toparlanmayı sınırlayan temel unsurlar arasında yer alıyor. Gösterge tahvilde %44,70, 10 yıllık tahvilde ise %37 seviyesi yukarı yönde izlenen eşikler olarak öne çıkıyor.
Dolar/TL’de kontrollü yükseliş eğilimi korunuyor. Dolar endeksindeki güçlü seyir gelişmekte olan ülke para birimlerini baskılarken, TL de bu eğilimden olumsuz etkileniyor. Kur 45,50-45,60 bandını aşma çabası gösteriyor.
45,50 seviyesi destek, 45,60’ın üzerinde ise 45,70 ve 45,80 direnç seviyeleri olarak takip edilebilir. Küresel risk iştahındaki bozulma ve Körfez kaynaklı haber akışı kur üzerindeki yukarı yönlü baskıyı canlı tutuyor.
Eurobond tarafında da jeopolitik riskler ve küresel faizlerdeki yükseliş baskı yaratıyor. ABD tahvil faizlerinin son dönemin en yüksek seviyelerine ulaşması, Türkiye eurobondlarına yönelik iştahı sınırlıyor.
Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi son günlerde yükseliş eğilimi gösterirken, 250 baz puan civarında seyrediyor. Bu görünüm, yatırımcıların hem küresel risk primini hem de savaşın Türkiye ekonomisi üzerindeki potansiyel etkilerini fiyatlamaya devam ettiğini gösteriyor.
Yurt içinde ekonomi yönetiminin savaşın enflasyon ve büyüme üzerindeki etkilerini sınırlamaya çalıştığı görülüyor. Ancak enerji maliyetlerindeki yüksek seyir, cari denge ve enflasyon görünümü üzerindeki riskleri artırıyor.
Bu nedenle TCMB’nin sıkı duruşunu koruması beklenirken, ABD-İran hattındaki gelişmelerin para politikası beklentileri üzerinde belirleyici olmaya devam edeceği düşünülüyor. Cuma günü yayımlanacak TCMB finansal istikrar raporu da bu çerçevede yakından izlenecek.
VİOP sabah seansı güne %0,17 düşüşle başladı.
Teknik Görünümü Güçlü Hisseler
Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’ın altında, Stokastik göstergesi 80’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler piyasa değeri büyükten küçüğe sıralı olacak şekilde yer alıyor.
BIST 100
- Batısöke Çimento (BSOKE)
S&P 500
- Nvidia (NVDA)
- Vida (V)
- Prologis (PLD)
- Marriot International (MAR)
- Mondelez (MDLZ)
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı