Borsa İstanbul Notları

Piyasa açılmadan önce bilmeniz gereken her şey (2 Nisan)

Piyasa açılmadan önce bilmeniz gereken her şey (2 Nisan)
Google News Icon Takip Et

Küresel piyasalarda kısa süreli iyimserlik yerini yeniden riskten kaçış eğilimine bırakırken, ABD Başkanı Trump’ın beklenen tansiyonu düşürücü mesajlar yerine çatışmanın sertleşerek sonlandırılacağı yönünde açıklamalar yapması fiyatlamalarda belirleyici oldu. 

Piyasanın ateşkes yönünde somut bir adım beklediği ortamda gelen bu söylemler, vadeli endekslerde düşüşe neden olurken enerji tarafında sert bir yukarı hareketi beraberinde getirdi. 

Gün içinde 100 doların altına sarkan Brent petrolün açıklamalar sonrası 106 doların üzerine yönelmesi, enerji kaynaklı rahatlamanın geçici kaldığını gösterdi. Artan enerji maliyetlerinin enflasyon ve büyüme görünümünü aynı anda bozma riski, piyasalarda stagflasyon endişelerini yeniden gündeme taşıyor.

ABD tarafında makro görünüm güçlü kalmaya devam etse de jeopolitik risklerin yarattığı belirsizlik finansal varlıklar üzerinde baskı oluşturuyor. 

Tahvil faizleri ve dolar endeksi yukarı yönlü hareket ederken, bu durum özellikle değerli metaller üzerinde baskı yaratıyor. Altın fiyatları son yükseliş denemelerine rağmen doların güç kazanmasıyla geri çekilirken, genel eğilimin enerji ve faiz dinamiklerine bağlı kaldığı görülüyor. Piyasalarda Fed’in kısa vadede faiz indirimine gitme ihtimalinin zayıf kalması da riskli varlıklar açısından destekleyici zemini sınırlıyor.

Euro/dolar paritesinde ise doların güç kazanmasıyla yeniden 1,16 seviyesinin altına geri çekilme görülürken, 1,15 seviyesi kısa vadeli destek konumunda bulunuyor.

Asya-Pasifik piyasalarında artan jeopolitik gerilimler nedeniyle satış baskısı öne çıkarken, enerji fiyatlarındaki yükseliş bölge ekonomileri açısından enflasyon ve cari denge risklerini artırıyor. Güçlü dolar ve artan enerji maliyetleri bölge para birimleri üzerinde çift yönlü baskı yaratırken, Japonya ve Güney Kore öncülüğünde hisse senedi piyasalarında belirgin geri çekilmeler izlenebilir. 

Avrupa tarafında ise enerji fiyatlarındaki artış ve süregelen belirsizlik ekonomik görünümü zayıflatırken, büyüme beklentilerinin aşağı yönlü revize edildiği ve enflasyon riskinin canlı kaldığı dikkat çekiyor. Enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi halinde bölge ekonomilerinde resesyon ihtimalinin artabileceği yönündeki uyarılar öne çıkabilir.

Genel çerçevede küresel piyasaların yönünün büyük ölçüde enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelere bağlı olduğu, diplomatik söylemlerin ise somut adımlarla desteklenmediği sürece kalıcı bir iyimserlik yaratmakta yetersiz kaldığı görülüyor. Bu nedenle kısa vadede oynaklığın yüksek kalması ve fiyatlamaların haber akışına duyarlı olmaya devam edebilir.

Yurt içi piyasalar

Yurt içinde BIST 100 endeksi, önceki gün barış beklentileriyle 13.000 seviyesini test etmesine rağmen bu seviyede kalıcılık sağlayamadı ve yeniden aşağı yönlü baskı ile karşılaştı. 

Dün açıklanan Mart ayı İTO enflasyonu aylık bazda %2,97 seviyesinde açıklandı. Yarın ise gözler TÜİK tarafından açıklanacak enflasyon verisine çevrildi. 32 ekonomistin katıldığı ankette ortalama beklenti %2,40 seviyesinde, yıllık artışın ise %31,46 olarak açıklanması bekleniyor.

Trump’ın akşam saatlerinde yaptığı açıklamaların piyasalarda beklenen rahatlamayı yaratmaması ve aksine jeopolitik risk algısını artırması, endekste satış eğilimini güçlendiren temel unsur oldu. Bu çerçevede 13.000 seviyesinin üzerinde tutunamayan endekste teknik görünümün kırılganlığını koruduğu belirtilebilir ve aşağı yönlü hareketlerde 12.800 ve 12.650 seviyelerinin destek olarak öne çıkabilir.

Endeksin kısa vadeli yönünün büyük ölçüde küresel risk iştahına bağlı olduğu izlenirken, 12.800 seviyesinin üzerinde kalınması halinde tepki alımlarının devam edebileceği, 13.000 ve 13.100 seviyelerinin ise direnç olarak izlenebilir. 

Bankacılık endeksi tarafında son dönemde sıkı likidite koşullarının etkisiyle zayıf seyir devam ederken, yükselişlerin daha çok sınırlı tepki niteliğinde kalıyor.

Tahvil piyasasında son dönemdeki yükselişin ardından sınırlı bir geri çekilme yaşanırken, gösterge faiz %40,85, 10 yıllık faiz ise %32,66 seviyelerinde bulunuyor. Ancak TCMB’nin sıkı para politikası duruşu ve artan fonlama maliyetleri tahvil piyasası üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Küresel risk iştahındaki dalgalanmalar da tahvil faizlerinde oynaklığı artıran unsurlar arasında yer alıyor.

Kur tarafında dolar/TL’nin 44,50 seviyesinin üzerine doğru hareket etme eğilimini sürdürdüğü ve yukarı yönlü trendin kontrollü şekilde devam ettiği izleniyor. TCMB’nin döviz satışları kurdaki yükselişi sınırlayan bir faktör olarak öne çıkarken, 44,40 seviyesi destek, 44,50 ve üzeri ise direnç bölgesi olarak takip edilebilir. 

Genel olarak yurt içi piyasaların küresel gelişmelere paralel hareket ettiği ve özellikle ABD-İran hattındaki haber akışının yön belirleyici olmaya devam ettiği görülüyor. Enerji fiyatlarındaki oynaklık ve jeopolitik riskler enflasyon ve büyüme beklentileri üzerinde baskı yaratırken, piyasaların kısa vadede temkinli bir görünüm sergilemesi bekleniyor. 

Yarın açıklanacak enflasyon verisi ise içeride haftanın en önemli başlığı olarak öne çıkıyor.

VİOP sabah seansı güne %1,93 düşüşle başladı.

Teknik Görünümü Güçlü Hisseler

Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’ın altında, Stokastik göstergesi 70’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler yer alıyor.

BIST 100

  • Aksa (AKSA)
  • Aksa Enerji (AKSEN)
  • Astor (ASTOR)
  • Batısöke Çimento (BSOKE)
  • Enerjisa (ENJSA)
  • Tüpraş (TUPRS)

S&P 500 (Piyasa değerine göre büyükten küçüğe sıralı)

  • GE Vernova (GEV)
  • Linde (LIN)
  • KLA Corporation (KLAC)
  • Southern Company (SO)
  • Sandisk (SNDK)

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı