Küresel piyasalarda haftanın ana gündemi yine ABD-İran müzakereleri, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılıp açılmayacağı ve yapay zekâ temasının hisse senedi piyasalarına verdiği destek oluyor.
ABD endeksleri geçtiğimiz haftayı pozitif tamamladı ve üç ana endeks de tarihi rekor seviyelere ulaştı. Yükselişin merkezinde yarı iletkenler, veri merkezi altyapısı ve yapay zekâ yatırımlarından doğrudan faydalanan teknoloji şirketleri yer aldı. Özellikle çip üreticileri ve yapay zeka altyapı sağlayıcılarında güçlü alımlar görülürken, teknoloji tarafındaki iyimserlik sağlık ve tüketim hisselerine de kısmen yayıldı.
Bu görünüm, piyasanın savaş kaynaklı makro risklere rağmen şirket kârları ve yapay zekâ yatırımlarını fiyatlamaya devam ettiğini gösteriyor.
ABD-İran hattında ise belirsizlik hâlâ tamamen ortadan kalkmış değil. Geçen hafta tarafların ateşkesi uzatacak ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden uluslararası deniz trafiğine açacak bir anlaşmaya yaklaştığı yönündeki haberler risk iştahını desteklemişti.
Ancak İran basını bu yöndeki bazı haberleri yalanlarken, ABD tarafında Trump’ın anlaşma taslağında özellikle İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokları ve varlıkların dondurulmasının kaldırılması gibi başlıklarda ek değişiklikler istediği belirtildi. Bu durum, müzakerelerde ilerleme sağlansa da sürecin hâlâ kırılgan olduğunu ve birkaç gün daha yeni pazarlıkların gündeme gelebileceğini gösteriyor.
İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını genişletmesi ve İran’ın bu gelişmeyi ateşkesi bozucu bir unsur olarak değerlendirmesi, piyasalarda gün içinde satış baskısı yarattı. Ancak Trump’ın devreye girerek İsrail-Lübnan hattında yeni bir ateşkes sağlandığını ve İran’ın resmi olarak görüşmelerden çekilmediğini söylemesi, risk iştahındaki bozulmayı sınırladı. Bu tablo, piyasaların artık doğrudan savaş ya da barıştan çok, gerilim ve diplomasi sürecinin aynı anda ilerlediği kırılgan bir dengeyi fiyatladığını gösteriyor.
Petrol fiyatları da bu haber akışına paralel oldukça oynak seyrediyor. Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılabileceğine yönelik beklentiler petrol fiyatlarını aşağı çekerken, bölgedeki askeri gerilim dönem dönem fiyatlarda tepki yaratıyor. Brent petrol son dönemdeki zirvelerin oldukça altında işlem görse de, anlaşmanın gecikmesi veya görüşmelerin tıkanması halinde enerji fiyatları yeniden yukarı yönlü risk taşıyor. Petrol fiyatlarının seyri, yalnızca enerji piyasası açısından değil, küresel enflasyon, tahvil faizleri ve merkez bankalarının para politikası kararları açısından da belirleyici olmaya devam ediyor.
ABD tarafında bu hafta istihdam verileri piyasaların ana makro gündemini oluşturuyor. JOLTS, ADP ve tarım dışı istihdam verileri, iş gücü piyasasının ne kadar dirençli kaldığını gösterecek. Güçlü istihdam verileri, Fed’in enflasyonla mücadelede daha rahat hareket edebileceği algısını destekleyebilir.
Buna karşılık istihdamda belirgin bir zayıflama görülmesi, yüksek enflasyon ve yavaşlayan büyüme arasında Fed’i daha zor bir dengeye itebilir. ISM imalat verisinin beklentilerin üzerinde gelmesi ve yeni siparişlerde hızlanma görülmesi, ABD ekonomisinde aktivitenin hâlâ güçlü kaldığına işaret ediyor.
Avrupa tarafında ise enerji fiyatları ve tedarik zinciri riskleri enflasyon görünümünü yeniden bozuyor. AMB’nin haziran toplantısında faiz artışına gitme ihtimali piyasa tarafından yüksek fiyatlanırken, Schnabel’in enerji altyapısı ve küresel tedarik zincirlerindeki bozulmanın fiyat dinamiklerini kalıcı biçimde etkileyebileceğine yönelik açıklamaları dikkat çekti. Euro Bölgesi’nde bugün açıklanacak öncü enflasyon verisi, AMB beklentileri açısından yakından izlenecek.
Döviz piyasasında dolar endeksi 99-99,5 bandındaki seyrini koruyor. Körfez’de barış ihtimalinin güçlenmesi doların aşağı yönlü hareket etmesine neden olabilir; ancak müzakerelerin yeniden tıkanması veya askeri tansiyonun yükselmesi dolar talebini artırabilir. Euro/dolar paritesi 1,16-1,17 bandında dengelenmeye çalışıyor. 1,17’nin aşılması kısa vadeli görünümün güçlenmesi açısından önemliyken, 1,1570 seviyesi ana destek olarak izleniyor.
Değerli metaller tarafında ise haziran ayı daha zayıf başladı. Ons altın 4.500 dolar seviyesinin altını test ederken, gümüş de 75 dolar civarında dengeleniyor. Doların dirençli seyri ve tahvil faizlerinin yüksek kalması altın üzerinde baskı yaratıyor. Buna karşılık barış ihtimalinin korunması ve tahvil faizlerindeki sınırlı gerileme, değerli metallerde tepki alımlarını destekleyebilir. Ons altında 4.450 ve 4.406 dolar destek, 4.520 ve 4.580 dolar direnç seviyeleri olarak öne çıkıyor.
Yurtiçi piyasalar
Yurtiçinde BIST 100 endeksi bayram tatili sonrasında haftaya olumlu başlangıç yaptı. Endeks, küresel piyasalardaki pozitif havanın da etkisiyle 13.900 direncinin üzerini test etti; ancak ABD-İran hattından gelen karışık haber akışı ve bölgesel tansiyon nedeniyle gün içi kazanımlarının önemli bölümünü geri verdi. Günü sınırlı yükselişle 13.704 puandan tamamlayan endekste 13.600-13.900 bandı kısa vadeli sıkışma bölgesi olarak öne çıkıyor. 13.900 seviyesi ana direnç konumunu koruyor. Bu seviyenin aşılması, son dönemdeki düşüş hareketinin daha net biçimde yukarı döndüğünü ve 14.000-14.100 bandına doğru tepki potansiyelinin güçlenebileceğini gösterebilir.
Aşağı yönlü hareketlerde ise 13.600 seviyesi kısa vadeli destek olarak izleniyor. Endeks bu seviyenin üzerinde kaldığı sürece tepki alımlarının korunabileceği değerlendiriliyor. 13.500 ise sonraki destek bölgesi olarak öne çıkıyor. Bankacılık endeksi tarafında 15.274 desteği üzerinde kalıcılık olumlu görünüm açısından önemliyken, 15.800 seviyesi direnç olarak takip ediliyor. Borsa İstanbul’da açığa satış yasağının 12 Haziran seans sonuna kadar uzatılmış olması da kısa vadeli piyasa dinamiklerinde izlenmeye devam edecek.
Makro tarafta Türkiye ekonomisinin ilk çeyrek büyümesi beklentilerin altında kaldı. GSYH yıllık bazda %2,5 büyürken, çeyreklik büyüme yalnızca %0,1 oldu. Büyümeye en büyük katkı hane halkı tüketiminden gelirken, net ihracat aşağı yönlü etki yaptı.
Sanayi tarafındaki zayıflama ve ihracattaki daralma, büyümenin kalitesi açısından soru işareti yaratıyor. Buna karşın hizmetler, bilgi-iletişim, inşaat ve finans sektörleri büyümeyi destekleyen alanlar olarak öne çıkıyor.
Mayıs PMI verileri, Türk imalat sanayinde sert bozulmanın ardından sınırlı ama önemli bir toparlanma sinyali verdi. Manşet PMI 45,7’den 49,8’e yükselerek daralma bölgesinde kalmasına rağmen son 14 ayın en yüksek seviyesine çıktı. İhracat siparişlerinin uzun bir aradan sonra yeniden büyüme bölgesine geçmesi ve üretimde artış görülmesi olumlu.
Ancak iç talebin hâlâ zayıf kalması ve yeni siparişlerin büyüme bölgesine geçememesi, toparlanmanın henüz kırılgan olduğunu gösteriyor. Petrol, akaryakıt, taşımacılık ve metal girdileri kaynaklı maliyet artışları ise önümüzdeki dönemde ÜFE tarafında baskı yaratabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor.
Enflasyon tarafında İTO İstanbul Tüketici Fiyat Endeksi’nin mayısta aylık %1,53 artması, cuma günü açıklanacak TÜİK enflasyonu öncesinde piyasalarda sınırlı iyimserlik yarattı. Piyasa beklentisi TÜFE’nin aylık yaklaşık %1,6-1,7 artması ve yıllık enflasyonun %32,5 civarında oluşması yönünde.
Bu veri, TCMB’nin sıkı para politikası duruşunun ne kadar süre korunacağı açısından kritik olacak. Büyümenin yavaşladığı, ancak maliyet enflasyonu ve kur baskısının sürdüğü mevcut tabloda hızlı faiz indirimi için alan sınırlı kalabilir.
Tahvil piyasasında uzun vadeli faizlerde sınırlı geri çekilme görüldü. Gösterge tahvil faizi %43,75 civarında yatay kalırken, 10 yıllık tahvil faizi %35,28’e geriledi. Son dönemde küresel tahvil faizleri, iç siyasi gelişmeler ve enflasyon beklentileri TL tahviller üzerinde baskı yaratmıştı. Ancak İTO verisinin makul karşılanması ve Körfez’de barış ihtimalinin korunması, tahvil piyasasında alıcıların kısmen geri dönmesini sağladı. Buna rağmen TCMB’nin likiditeyi sıkı tutması ve fonlamayı fiilen yüksek seviyelerden sağlaması, tahvil faizlerinde aşağı yönlü hareket alanını sınırlamaya devam ediyor.
Kur tarafında dolar/TL’de kontrollü yükseliş eğilimi sürüyor. Dolar kuru 45,90 seviyesinin üzerine çıkarken, 46,00 psikolojik eşik olarak izleniyor. 45,80 destek, 46,10 ise sonraki direnç seviyesi konumunda. Doların küresel olarak güçlü kalması gelişmekte olan ülke para birimlerini baskılarken, içeride büyüme verisinin zayıf gelmesi ve cuma günü açıklanacak enflasyon verisi TL açısından yakından takip edilecek.
Genel görünümde yurt içi piyasalar bir tarafta içeride büyüme, enflasyon ve siyasi haber akışını, diğer tarafta ABD-İran müzakere sürecini fiyatlamaya devam ediyor. Körfez’de kalıcı bir anlaşma sağlanması petrol fiyatları, cari denge ve enflasyon beklentileri üzerinden Türkiye varlıkları için destekleyici olabilir. Ancak müzakerelerin yeniden tıkanması veya askeri tansiyonun artması durumunda BIST, tahvil ve kur tarafında baskının yeniden güçlenmesi beklenebilir.
VİOP sabah seansı güne %0,30 artışla başladı.
Teknik Görünümü Güçlü Hisseler
Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’ın altında, Stokastik göstergesi 80’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler piyasa değeri büyükten küçüğe sıralı olacak şekilde yer alıyor.
BIST 100
- Coca Cola (CCOLA)
- TAB Gıda (TABGD)
- Batısöke Çimento (BSOKE)
- Kardemir (KRDMD)
- Alarko Holding (ALARK)
S&P 500
- KLA Corporation (KLAC)
- Valero Energy (VLO)
- Phillips 66 (PSX)
- W. W. Grainger (GWW)
- Occidental Petroleum (OXY)
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı