Küresel piyasalarda geçen hafta yapay zeka temalı yükseliş ile artan enflasyon ve faiz baskısı arasında sıkışan bir görünüm öne çıktı.
Wall Street tarafında teknoloji hisselerinin öncülüğünde oluşan güçlü hava yerini daha temkinli fiyatlamalara bırakırken, yatırımcılar yeniden tahvil faizleri, enerji fiyatları ve jeopolitik risklere odaklandı.
Özellikle ABD’de açıklanan TÜFE ve ÜFE verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi, Fed’in faiz indirimine yönelik beklentileri zayıflatırken, yıl sonuna kadar yeniden faiz artırımı ihtimali piyasalarda daha güçlü şekilde fiyatlanmaya başladı. CME FedWatch verilerine göre piyasalar Fed’in yıl bitmeden en az bir faiz artırımı yapma ihtimalini yaklaşık %50 seviyesinde görüyor.
ABD tahvil faizlerindeki yükseliş dikkat çekiyor. 10 yıllık tahvil faizi %4,6 seviyesine yaklaşırken, 2 yıllık tahvil faizi de geçen yıl haziran ayından bu yana en yüksek seviyelerine çıktı. Uzun vadeli tahvil faizlerinde görülen yükseliş yalnızca enflasyon beklentilerinden değil, aynı zamanda artan bütçe açığı ve borçlanma ihtiyacına ilişkin kaygılardan da besleniyor.
Özellikle savunma harcamalarındaki artış ve bütçe disiplinine ilişkin soru işaretleri, tahvil piyasasında baskıyı artırıyor. Bu hafta piyasaların odağında Fed toplantı tutanakları, öncü PMI verileri ve büyük ekonomilerden gelecek büyüme sinyalleri yer alacak.
Jeopolitik tarafta ise ABD-Çin görüşmeleri piyasaların beklentilerini tam olarak karşılayamadı. Trump ile Xi Jinping arasındaki zirvede taraflar ticaret ilişkileri konusunda olumlu mesajlar verse de, Hürmüz Boğazı ve İran krizine yönelik somut bir çözüm ortaya çıkmadı.
Çin yönetimi Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması gerektiğini vurgularken, İran üzerindeki etkisini ABD’nin beklediği ölçüde kullanmaya yanaşmadı. İran basınında yer alan haberlere göre ABD’nin Tahran’a sunduğu şartlarla İran’ın talepleri arasında ciddi fark bulunuyor.
Diplomasi kanalında ilerleme sağlanamaması, piyasalarda “Çekiç Operasyonu” olarak adlandırılan yeni bir askeri adım ihtimalinin yeniden fiyatlanmasına neden oluyor.
Enerji piyasalarında da bu gelişmelerin etkisi hissediliyor. Brent petrol 108 dolar civarında seyrederken, WTI petrol yeniden 100 doların üzerine çıktı. Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkların sürmesi ve OPEC üretimindeki düşüş, arz endişelerini artırıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı küresel üretimde günlük 1,8 milyon varillik düşüş yaşandığını belirtirken, piyasa yüksek enerji maliyetlerinin enflasyon üzerinde yeni baskılar oluşturabileceğini düşünüyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş aynı zamanda merkez bankalarının daha şahin kalmasına neden oluyor.
Küresel hisse piyasalarında ise teknoloji hisseleri görece güçlü kalmaya devam etse de, genel risk iştahında bozulma dikkat çekiyor. Nvidia’nın Çin’e H200 çip satışına yeniden izin verilmesi hissede yükseliş yaratırken, yapay zekâ yatırımları teknoloji şirketlerini desteklemeyi sürdürüyor.
Ancak yükselen tahvil faizleri ve enerji maliyetleri nedeniyle küresel borsalarda kar satışları görülüyor. Asya piyasaları haftaya zayıf Çin verileriyle başlarken, Çin’de perakende satışlar ve sanayi üretiminin beklentilerin altında kalması büyüme görünümüne dair soru işaretlerini artırdı.
Euro/dolar paritesi doların küresel çapta güç kazanmasıyla birlikte 1,17 seviyesinin altına geriledi. Paritede 1,1650 desteğinin kırılması kısa vadeli görünümün zayıfladığına işaret ederken, dolar endeksi 99 seviyesinin üzerine çıktı.
AMB’nin haziran ayında faiz artırabileceği beklentisi Euro’daki kayıpları sınırlasa da, jeopolitik riskler ve ABD faizlerindeki yükseliş dolar lehine fiyatlamayı destekliyor.
Değerli metaller tarafında ise satış baskısı öne çıkıyor. Ons altın 4.550 dolar seviyelerine gerilerken, yükselen dolar ve tahvil faizleri yatırımcıların altın yerine faiz getirili varlıklara yönelmesine neden oluyor. Gümüş tarafında da benzer şekilde zayıf görünüm sürüyor. Piyasalar jeopolitik risklere rağmen, yüksek faiz ortamının kıymetli metaller üzerindeki baskıyı artırdığını düşünüyor.
Yurtiçi piyasalar
Yurt içinde piyasalar geçen hafta hem küresel risk iştahındaki zayıflık hem de yükselen enflasyon beklentileri nedeniyle baskı altında kaldı. BIST 100 endeksi tarihi zirve seviyelerini test ettikten sonra sert satışlarla karşılaşırken, teknik görünümde zayıflama dikkat çekti.
Endeks 15.200 seviyesini gördükten sonra hızla geri çekilerek 14.350 seviyelerine kadar düştü. Daha önce yükselen üçgen formasyonunun üst bandı olarak izlenen 14.620 seviyesinin aşağı kırılması teknik açıdan olumsuz değerlendiriliyor. Piyasada 14.200 seviyesi önemli destek olarak öne çıkarken, yukarı yönlü hareketlerde 14.500 ve 14.620 seviyeleri direnç konumuna gelmiş durumda.
Bankacılık endeksinde de belirgin satış baskısı görüldü. Endeks 16.700 desteğinin altına sarkarken, 16.500 seviyesi kritik destek olarak takip ediliyor. Özellikle yüksek tahvil faizleri ve enflasyon beklentilerindeki bozulma banka hisseleri üzerinde baskı yaratıyor. Haftalık bazda BIST 100’de %4’ün üzerinde kayıp yaşanırken, bankacılık endeksindeki düşüş daha sert gerçekleşti.
TCMB’nin beklenti anketinde yıl sonu enflasyon tahmininin %28,94’e yükselmesi dikkat çekti. 12 ay sonrası enflasyon beklentilerinde de yukarı yönlü revizyon görüldü. Enerji fiyatlarının yüksek seyri ve Orta Doğu’daki gerilimin devam etmesi, piyasalarda enflasyonist baskıların süreceği yönündeki beklentileri güçlendiriyor. TCMB’nin sıkı likidite politikası ve piyasayı %40 seviyesinden fonlamaya devam etmesi tahvil faizlerinde aşağı yönlü hareketleri sınırlıyor.
Tahvil piyasasında gösterge faiz %42,37 seviyesinde kalırken, 10 yıllık tahvil faizi %35’in üzerine çıktı. Küresel tahvil faizlerindeki yükseliş ve savaş kaynaklı enerji maliyetleri iç piyasada da faiz baskısını artırıyor. Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi ise 240 baz puan civarında seyrediyor. Eurobond tarafında da sınırlı satış baskısı görüldü.
Dolar/TL kurunda kontrollü yükseliş eğilimi devam ediyor. Dolar endeksindeki küresel güçlenme ve jeopolitik riskler kur üzerinde yukarı yönlü baskı yaratırken, kur 45,50 seviyesinin üzerine yerleşmiş durumda. Piyasada 45,70 ve 46,00 seviyeleri kısa vadeli direnç olarak izleniyor.
Gram altın tarafında ise ons altındaki geri çekilmeye rağmen kur etkisi fiyatları desteklemeye devam ediyor. Ancak ons altında zayıf görünüm nedeniyle gram altında da aşağı yönlü baskı hissediliyor. 6.770 TL seviyesinin altına gerileyen gram altında 6.600 ve 6.540 TL seviyeleri destek olarak öne çıkıyor. İç piyasada yatırımcılar hem TCMB’nin sıkı para politikası mesajlarını hem de Orta Doğu’daki gelişmeleri yakından izlemeyi sürdürüyor.
VİOP sabah seansı güne %0,91 düşüşle başladı.
Teknik Görünümü Güçlü Hisseler
Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’ın altında, Stokastik göstergesi 80’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler piyasa değeri büyükten küçüğe sıralı olacak şekilde yer alıyor.
BIST 100
- Batısöke Çimento (BSOKE)
- Aksa (AKSA)
- Kuyas Yatırım (KUYAS)
- Mia Teknoloji (MIATK)
S&P 500
- Broadcom (AVGO)
- Walmart (WMT)
- Morgan Stanley (MS)
- Goldman Sachs (GS)
- Linde (LIN)
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı