Küresel piyasalarda yönü belirleyen ana unsur ABD ile İran arasındaki diplomatik gelişmeler olmaya devam ediyor.
Hafta sonu gerçekleştirilen temaslardan kesin bir uzlaşı çıkmamasına karşın tarafların yeniden görüşme ihtimalini gündemde tutması risk iştahını destekleyen bir zemin oluşturuyor. ABD yönetiminin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını sürdürmesine rağmen bu adımın aynı zamanda müzakere sürecini hızlandırmaya yönelik bir baskı unsuru olarak görülmesi, piyasalarda tamamen negatif bir fiyatlamanın oluşmasını engelliyor.
Trump’ın savaşın sona yaklaşmış olabileceğine dair açıklamaları ve kısa vadede yeni bir görüşme yapılabileceğine işaret etmesi, yatırımcıların daha iyimser bir senaryoyu fiyatlamasına katkı sağlayabilir.
Bu çerçevede ABD borsalarında güçlü bir görünüm öne çıkıyor. Nasdaq endeksi uzun bir yükseliş serisi yakalarken, S&P 500 ve Dow Jones endeksleri de günü artıda tamamladı ve tarihi zirvelerine yaklaşmayı sürdürdü.
Sektörel dağılımda teknoloji, tüketim ve iletişim hisseleri pozitif ayrışırken, enerji tarafı petrol fiyatlarındaki geri çekilmeye paralel olarak zayıf kaldı. Petrol fiyatlarının son dönemde 100 dolar seviyesinin altına gevşemesi, enflasyon baskısına yönelik kaygıları sınırlayarak riskli varlıklara yönelimi destekleyebilir.
Aynı zamanda ABD’de açıklanan üretici fiyat endeksi verisinin beklentilerin altında kalması da bu iyimserliği besleyen bir diğer unsur oldu. Manşet ve çekirdek enflasyon göstergelerinin tahminlerden daha düşük gelmesi, Fed üzerindeki ek sıkılaşma baskısının sınırlı kalabileceğine işaret ediyor.
Bununla birlikte enerji fiyatları ve jeopolitik riskler tamamen ortadan kalkmış değil. Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlik sürerken, olası arz kesintileri küresel enflasyon görünümü açısından risk oluşturmaya devam ediyor. IMF ve diğer uluslararası kuruluşlar, çatışmanın uzaması halinde küresel büyümenin aşağı yönlü baskı altında kalabileceğini ve enflasyonun yeniden hız kazanabileceğini vurguluyor.
Bu nedenle piyasalarda görülen toparlanmanın kırılgan bir zeminde ilerlediği söylenebilir. Altın fiyatları da bu ikili görünümü yansıtıyor; bir yandan risk iştahındaki artış talebi sınırlarken, diğer yandan belirsizlik unsuru değerli metallere olan ilgiyi canlı tutabilir.
Yurt içi piyasalar
Yurt içinde ise küresel gelişmelerin etkisiyle birlikte görece pozitif ancak temkinli bir görünüm izleniyor.
WSJ kaynaklı haberlerde ABD ile İran yetkilerinin Antalya’da müzakerelere devam edeceğinin belirtilmesiyle BIST 100 endeksinde seans kapanışında alıcılı momentum izlendi.
BIST 100 endeksi, artan müzakere beklentileri ve küresel risk iştahındaki toparlanmaya paralel olarak yükseliş eğilimini koruyarak 14.000 seviyesinin üzerine yerleşti ve son dönemin zirve bölgelerine doğru hareket etti. 14.100–14.070 aralığı kısa vadede önemli bir destek bölgesi olarak öne çıkarken, bu seviyenin üzerinde kalındığı sürece yukarı yönlü momentumun korunabilir.
Yukarıda ise 14.350 ve tarihi zirveye denk gelen 14.530 seviyeleri direnç konumunda bulunuyor. Bankacılık hisselerinde zaman zaman kâr realizasyonları görülse de genel eğilim yukarı yönlü kalmaya devam ediyor.
Tahvil tarafında faizler sınırlı bir geri çekilme gösterse de yüksek seviyelerini koruyor. Gösterge tahvil faizi %39,6 civarında dengelenirken, 10 yıllık tahvil faizi %32 bandında seyrediyor. TCMB’nin sıkı likidite politikası ve fonlama maliyetinin yüksek kalması, faizlerde aşağı yönlü hareketin sınırlı kalmasına neden oluyor. CDS priminde son günlerde gözlenen gerileme ise risk algısında kısmi bir iyileşmeye işaret ediyor.
Kur tarafında ise daha kontrollü bir görünüm söz konusu. Dolar endeksindeki zayıflamaya rağmen dolar/TL’de yukarı yönlü eğilim tamamen ortadan kalkmış değil ve kur 44,70 civarında dengeleniyor. 44,60 seviyesi destek olarak izlenirken, 44,80 ve 44,90 seviyeleri kısa vadeli direnç noktaları olarak öne çıkıyor. Jeopolitik risklerin azalması durumunda TL üzerindeki baskının sınırlanabileceği, ancak mevcut ortamda yukarı yönlü eğilimin kontrollü şekilde sürebilir.
Makro tarafta cari açık verilerindeki artış dikkat çekerken, enerji fiyatlarının yüksek seyri dış denge üzerinde risk oluşturmaya devam ediyor. Buna karşın bazı sektörlerde fırsatlar da öne çıkıyor; özellikle küresel talep kaymalarına bağlı olarak çelik ihracatındaki artış sanayi şirketleri açısından destekleyici bir unsur olarak görülüyor. Genel çerçevede iç piyasalar küresel iyimserlikten faydalanmakla birlikte, haber akışına son derece duyarlı ve oynak bir görünüm sergilemeyi sürdürebilir.
VİOP sabah seansı güne %0,04 artışla başladı.
Teknik Görünümü Güçlü Hisseler
Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’ın altında, Stokastik göstergesi 70’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler piyasa değeri büyükten küçüğe sıralı olacak şekilde yer alıyor.
BIST 100
- ASTOR (ASTOR)
- Genil İlaç (GENIL)
- Aksa (AKSA)
- İzdemir Enerji (IZENR)
S&P 500
- Deere (DE)
- Schlumberger (SLB)
- Travelers (TRV)
- DuPont de Nemours (DD)
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı