Küresel piyasalarda son günlerde ekonomi politikaları ile jeopolitik başlıklar birlikte fiyatlanıyor.
ABD’de beklentilerin üzerinde gelen istihdam verisi sonrası gözler bugün açıklanacak Ocak ayı TÜFE rakamlarına çevrildi. Piyasa, manşet enflasyonun yıllık bazda %2,7’den %2,5’e gerilemesini, aylık artışın ise %0,3 seviyesinde kalmasını bekliyor.
Çekirdek tarafta da benzer şekilde %2,6’dan %2,5’e sınırlı bir yavaşlama öngörülüyor. Enflasyonda aşağı yönlü eğilimin sürmesi halinde Fed’in güvercin kanadının elinin güçlenmesi ve faiz indirimi beklentilerinin zamanlamasında öne çekilme ihtimali konuşulabilir.
Tersi senaryoda ise “tarife ve mali genişleme enflasyonu besliyor” algısı güç kazanabilir.
ABD tarafında politika ekseni de değişim sinyalleri veriyor. Trump’ın Kevin Warsh’ı Fed başkan adayı olarak öne çıkarması, “yüksek verimlilik–düşük faiz” yaklaşımının ekonomi doktrini haline geldiği yönünde yorumlanıyor.
Yapay zeka yatırımlarının verimlilik kanalıyla enflasyonu dengeleyeceği tezi, gümrük tarifeleri ve mali genişlemenin yaratabileceği fiyat baskılarını sınırlayacak bir unsur olarak sunuluyor. Buna karşın güçlü istihdam verisi ve hizmet enflasyonundaki katılık Fed’e faizleri daha uzun süre yüksek tutma alanı sağlıyor.
Fed üyeleri arasında mevcut duruşun yeterince sıkı olduğu görüşü ile ilave indirim çağrıları arasındaki ayrışma sürüyor.
Jeopolitik cephede ABD-İran hattı izlenmeye devam ediyor. Trump bir anlaşma ihtimalini dışlamazken, başarısızlık halinde “ikinci aşama” mesajı vermesi Orta Doğu risk primini canlı tutuyor. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun anlaşma zemini oluşabileceğine dair temennisi ise kısa vadede güvenli liman talebini sınırladı.
Ayrıca Rusya’nın tekrardan dolar sistemine geri dönmek için ABD’ye gönderdiği iddia edilen bildiri de yeni bir jeopolitik olay olarak yerini aldı.
Rusya bu isteğine karşın ABD’yi karşısına alarak Küba’ya petrol gönderimine başladı.
Teknoloji ve yapay zeka şirketlerine yönelik haber akışı, halihazırda tartışılan “yüksek değerleme” endişeleriyle birleşerek ABD piyasalarında satış baskısı yaşanmasına etki etti. Apple’ın Siri güncellemesinde yaşanan gecikme ihtimali ve Meta’ya ilişkin yanlış muhasebe yapıldığına dair haberler, teknoloji hisselerinde kırılganlığı artırarak satış baskısını tetikleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. ABD borsaları dün bir gecede 1 trilyon dolarlık piyasa değerini sildi.
Bu süreçte petrol fiyatları dipten toparlanma eğilimi gösterirken, Brent 69 dolar civarında, ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,11 seviyesinde, Dolar Endeksi 96,9 düzeyinde seyrediyor. Altın ise 5.000 dolar eşiği altında 4.975 dolar civarında dengelenme arayışında.
Asya tarafında Çin’de konut fiyatlarının yıllık bazda %3’ün üzerinde gerilemesi gayrimenkul sektöründeki zayıflığın sürdüğüne işaret ederken, Japonya’da Merkez Bankası’nın Mart ayında faiz artırımından kaçınabileceğine yönelik beklentiler öne çıkıyor.
Küresel hisse piyasalarında ise yapay zekâ yatırımlarının finansmanına yönelik borçlanma artışı ve ticaret politikalarına dair belirsizlikler zaman zaman satış baskısı yaratıyor.
Yurt içi piyasalar
Yurt içinde haftaya karışık bir seyirle başlanmasının ardından TCMB’nin yılın ilk Enflasyon Raporu piyasaların odağındaydı.
Raporda 2026 yıl sonu enflasyon tahmin aralığı %13-19’dan %15-21 bandına yükseltilirken, %16’lık ara hedef korundu.
Başkan Karahan, tahmin bandındaki güncellemenin TÜFE sepetindeki değişim, gıda beklentilerindeki artış ve emtia fiyat varsayımlarından kaynaklandığını belirtirken, politika faizinde adım büyüklüğünün artırılması için eşik seviyenin yüksek olduğunu vurguladı.
Bu mesaj, mart toplantısında kademeli faiz indirimi sürecinin devam edebileceği şeklinde okundu.
Rapor sonrasında yabancı yatırımcı ilgisinin güçlendiği ve fon akışlarının belirginleştiği görülüyor. BIST 100 endeksi haftanın dördüncü işlem gününde %2,85 yükselişle 14.180 puana çıkarak 14.000 direncini aşmayı başardı. Bankacılık hisseleri %6’nın üzerinde primle yükselişe öncülük etti.
Teknik olarak 14.000 seviyesi artık ilk önemli destek konumuna gelirken, yukarıda 14.323–14.735 bandı direnç bölgesi olarak izlenebilir. Olası geri çekilmelerde 13.911–13.499 aralığı destek alanı olarak öne çıkıyor.
Tahvil tarafında 2 yıllık gösterge faiz %35,78, 10 yıllık faiz %30,31 seviyesinde günü tamamladı. CDS primi 214 baz puan civarında yatay seyrediyor.
Dolar/TL kuru 43,74 düzeyinde ılımlı yukarı eğilimini koruyor; 43,85–44,00 bandı direnç, 43,00–43,20 aralığı destek konumunda. Enflasyon tahmin bandının yukarı çekilmesine rağmen ara hedefin korunması ve sıkı duruş mesajı, TL varlıklar açısından dengeli bir çerçeve sunuyor.
Bugün ayrıca Aralık ayına ilişkin Ödemeler Dengesi verileri takip edilecek. Küresel risk iştahındaki dalgalanma ve ABD enflasyon verisinin sonucu, hem kur hem de endeks tarafında kısa vadeli yön açısından belirleyici olmaya devam edecek.
VİOP sabah seansı güne %0,28 düşüşle başladı.
Teknik Görünümü Güçlü Hisseler
Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 60’ın altında, Stokastik göstergesi 70’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler yer alıyor.
BIST 100
- Aksa Enerji (AKSEN)
- Aselsan (ASELS)
- Çan2 Termik Santrali (CANTE)
- Gülermak Ağır Sanayi (GLRMK)
- Gür-Sel Turizm (GRSEL)
- Türk Altın (TRALT)
- TR Doğal Enerji (TRENJ)
- Tüpraş (TUPRS)
- Yeo Teknoloji (YEOTK)
S&P 500 (Piyasa değerine göre büyükten küçüğe sıralı)
- Nvidia (NVDA)
- Berkshire Hathaway B (BRK.B)
- GE Aerospace (GE)
- Lam Research (LRCX)
- RTX Corporation (RTX)
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı