Küresel piyasalarda fiyatlamalar büyük ölçüde Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik gerilim ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar etrafında şekilleniyor.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgedeki tansiyon yükselirken, küresel enerji ticaretinin kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin gelişmeler petrol piyasasında belirleyici olmaya devam ediyor.
Boğazdaki belirsizlik, enerji altyapısına yönelik saldırılar ve sigorta maliyetlerindeki artış petrol fiyatlarının yeniden 100 dolar seviyesine yaklaşmasına yol açtı.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın stratejik rezervlerin kullanılması yönünde attığı adımlar fiyatlardaki yükselişi sınırlamaya çalışsa da bu önlemlerin olası arz kesintilerini tamamen telafi edip edemeyeceğine yönelik soru işaretleri sürüyor.
İran yönetiminin Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutma ihtimaline yönelik mesajları ise enerji piyasalarında risk primini yüksek tutuyor.
Enerji fiyatlarında yaşanan sert hareketlerin küresel ekonomi üzerindeki etkisi de yakından izleniyor.
IMF hesaplamalarına göre petrol fiyatlarında kalıcı nitelikte %10’luk bir artış dünya ekonomisinin büyüme hızını yaklaşık 0,1–0,2 puan aşağı çekebiliyor. Bu nedenle piyasalarda yalnızca enerji fiyatlarının seviyesi değil, enerji altyapısında oluşan hasarın ne kadar sürede giderileceği de önem taşıyor.
Çatışmaların kısa vadede sona ermesi halinde bile üretim ve taşımacılık altyapısındaki zararların onarılmasının zaman alabileceği değerlendiriliyor. Küresel ticaret açısından kritik bazı ham maddelerin tedarikinde yaşanan aksaklıklar, havacılıktan petrokimyaya kadar birçok sektörde maliyet baskısının artmasına neden oluyor.
Makro veri tarafında ise bugün 15.30’da ABD’de açıklanacak çekirdek PCE verisi piyasaların odak noktasında bulunuyor.
Fed’in yakından takip ettiği bu göstergenin yıllık bazda %3,1 seviyesine yükselmesi bekleniyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ve ticaret politikalarından kaynaklanan maliyet artışları, enflasyon görünümüne yönelik endişeleri canlı tutuyor.
Bu gelişmeler gelişmiş ülke tahvil faizlerinin yükselmesine neden olurken, para politikası beklentilerinde de değişim yaratıyor.
Son dönemde enerji fiyatlarında yaşanan artışın ardından faiz indirim beklentilerinin ötelenmeye başladığı görülüyor. Piyasalarda ilk faiz indiriminin daha geç bir tarihe kayabileceği yönünde fiyatlamalar öne çıkarken, merkez bankalarının politika alanı giderek daralıyor.
Bu tablo merkez bankaları açısından oldukça karmaşık bir denge ortaya çıkarıyor.
Faiz artırımı ekonomik büyüme üzerinde baskı yaratma riskini barındırırken, erken bir faiz indirimi de enerji fiyatları kaynaklı enflasyon baskısının güçlenmesine yol açabilir. Bu nedenle Fed başta olmak üzere büyük merkez bankalarının kısa vadede “bekle ve gör” yaklaşımını tercih etmesi olası görülüyor.
Küresel piyasalarda sabah saatlerinde risk iştahı sınırlı negatif bir görünüm sergilerken ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,26 civarında işlem görüyor. Dolar endeksi 99,7 seviyesine yakın seyrederken ons altın yaklaşık 5.110 dolar civarında fiyatlanıyor.
Yurt içi piyasalar
Yurt içinde piyasalarda ana gündem TCMB faiz kararı oldu.
TCMB beklentilere paralel şekilde politika faizini %37 seviyesinde sabit tutarken, gecelik borç verme faizi %40 ve borçlanma faizi %35,5 seviyelerinde bırakıldı. Karar metninde küresel risk iştahındaki bozulma ve enerji fiyatlarında yaşanan yükselişin enflasyon görünümü üzerindeki olası etkilerine dikkat çekildi.
Merkez Bankası ayrıca enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulma görülmesi halinde para politikasında ek sıkılaştırma adımlarının gündeme gelebileceğini yineledi. Bu mesaj, belirsizliğin yüksek olduğu mevcut ortamda para politikasının ihtiyatlı bir çerç evede yürütüleceğine işaret ediyor.
Karardan sonra JPMorgan, yıl sonu politika faizi beklentisini %31’den %32’ye, enflasyon beklentisini %25’ten %26,4’e yükseltti. HSBC de yıl sonu enflasyon beklentisini %21’den %23’e yükseltti.
TCMB’nin sonraki faiz indirimine Haziran toplantısında başlaması bekleniyor.
Goldman Sachs, bir sonraki toplantıda Merkez Bankası’nın 300 baz puanlık bir faiz arttırımı yapma ihtimali olduğunu düşünüyor.
Kur tarafında dolar/TL kademeli yükseliş eğilimini sür+dürüyor.
Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon beklentilerini yukarı çekmesi ve küresel risk algısındaki bozulma dolar talebini destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Kur sabah saatlerinde 44,19 civarında işlem görürken 44,20 ve 44,50 seviyeleri direnç, 43,50 ve 43,20 seviyeleri ise destek olarak izleniyor.
TCMB verilerine göre brüt rezervler son haftada 210,3 milyar dolardan 197,5 milyar dolara gerilerken, Ocak ayında cari işlemler dengesi 6,8 milyar dolar açık verdi.
Tahvil piyasasında da faizlerde yukarı yönlü bir hareket dikkat çekiyor. Gösterge tahvil faizi %39,29 seviyesine, 10 yıllık tahvil faizi ise %32,74 seviyesine yükseldi. TCMB’nin haftalık repo ihalelerine ara vermesi ve fonlamayı üst bant üzerinden sağlaması tahvil piyasasında aşağı yönlü hareketleri sınırlayan bir unsur olarak görülüyor. Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi ise 260 baz puan civarında yatay bir seyir izliyor.
Borsa İstanbul tarafında ise Merkez Bankası kararının ardından sınırlı bir toparlanma görüldü. BIST 100 endeksi 13.000 seviyesinin üzerinde tutunarak 13.400 direncine doğru hareket etti ve günü yaklaşık 13.286 puanda tamamladı. Teknik görünümde 13.200 seviyesi önemli bir destek olarak öne çıkarken bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanması halinde 13.500 ve 13.600 seviyeleri direnç olarak izleniyor. Olası geri çekilmelerde ise 12.800 ve 12.500 seviyeleri kısa vadeli destek konumunda bulunuyor.
Küresel enerji fiyatlarındaki yükselişin Türkiye ekonomisi üzerinde de önemli etkileri bulunuyor. Petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artışın enflasyonu yaklaşık 1,2–1,3 puan yukarı çekebileceği ve cari dengeyi yaklaşık 2,5 milyar dolar olumsuz etkileyebileceği hesaplanıyor. Bu nedenle Orta Doğu’daki gelişmeler yalnızca küresel piyasalar için değil, Türkiye’de para politikası ve makroekonomik dengeler açısından da kritik önem taşıyor. Enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi halinde enflasyon, bütçe dengesi ve finansman maliyetleri üzerinde ek baskı oluşabileceği değerlendiriliyor.
VİOP sabah seansı güne %0,27 düşüşle başladı.
Teknik Görünümü Güçlü Hisseler
Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’ın altında, Stokastik göstergesi 70’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler yer alıyor.
BIST 100
- Aselsan (ASELS)
- Gübre Fabrik. (GUBRF)
- Kuyas Yatırım (KUYAS)
- Margün Enerji (MAGEN)
- Petkim (PETKM)
- Şekerbank (SKBNK)
- Türk Altın (TRALT)
- TR Doğal Enerji (TRENJ)
- TR Anadolu Metal Madencilik (TRMET)
S&P 500 (Piyasa değerine göre büyükten küçüğe sıralı)
- Walmart (WMT)
- Micron (MU)
- Linde (LIN)
- Chubb (CB)
- Altria (MO)
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı