Küresel piyasalarda fiyatlamalar Orta Doğu kaynaklı gelişmelerin etkisi altında kalmaya devam ederken, ABD Başkanı Trump’ın savaşın 2-3 hafta içinde sona erebileceğine yönelik mesajları risk iştahını destekleyen ana unsur olarak öne çıkıyor.
Washington yönetimi, İran ile bir anlaşma yapılmasa dahi çatışmanın sonlandırılabileceğine işaret ederken, bu yaklaşım diplomatik sürecin farklı bir zemine kaydığına işaret ediyor. İran tarafının ise savaşın bitirilmesine açık olduğunu ancak güvence talep ettiğini belirtmesi, taraflar arasında bir temas zemini oluşabileceği beklentisini güçlendiriyor.
Buna rağmen resmi ve net bir uzlaşma sağlanmamış olması belirsizliğin tamamen ortadan kalkmasını engelliyor ve piyasaların haber akışına yüksek hassasiyet göstermesine neden oluyor.
ABD piyasalarında bu iyimser söylemlerle birlikte güçlü bir toparlanma görülürken, ana endekslerde %2,5 ila %4 bandında yükselişler kaydedildi. Vadeli kontratlar ise yeni güne daha sınırlı pozitif bir görünümle başlıyor.
Asya tarafında da risk iştahının belirgin şekilde arttığı ve endekslerde güçlü yükselişler yaşandığı görülüyor.
Tahvil piyasasında ABD 10 yıllık faizinin %4,29 seviyesine gerilemesi, artan risk iştahı ve para politikasına ilişkin beklentilerdeki değişimle birlikte gerçekleşti. Dolar endeksi ise 99-100 bandında dalgalı bir seyir izlerken, Fed’in olası faiz indirimi ihtimaline yönelik fiyatlamaların yeniden gündeme geldiği takip ediliyor.
Emtia tarafında petrol fiyatları jeopolitik risklere rağmen yüksek seviyelerde kalmayı sürdürürken, arz tarafındaki aksaklıkların kısa sürede giderilemeyeceğine yönelik beklentiler fiyatları destekliyor.
Brent petrolün 100 doların üzerinde kalmaya devam etmesi, enerji maliyetleri üzerinden enflasyonist baskıların sürebileceğine işaret ediyor. Altın fiyatlarında ise jeopolitik tansiyonun görece yumuşaması ve doların zaman zaman zayıflamasıyla birlikte yukarı yönlü hareketler görülüyor.
Ons altın 4.600 doların üzerine yerleşerek kısa vadeli görünümünü güçlendirirken, bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 4.700 dolar ve üzeri seviyeler gündeme gelebilir.
Makro tarafta ise ABD ekonomisine ilişkin veriler karışık sinyaller üretmeye devam ediyor. İş gücü piyasasında zayıflama eğilimi dikkat çekerken, açık iş sayısındaki gerileme ekonomik aktivitede yavaşlama sinyallerini destekliyor.
Buna karşın tüketici güveninde sınırlı toparlanma gözleniyor. Enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki etkisi ve Fed’in bu ortama nasıl tepki vereceği, önümüzdeki dönemde fiyatlamalar açısından belirleyici olmaya devam edecek.
Yurt içi piyasalar
Yurt içinde BIST 100 endeksi küresel piyasalardaki iyimser havaya paralel olarak tepki alımlarıyla destek bulsa da, genel görünümde temkinli duruşun sürdüğü görülüyor.
Endeksin 12.600 seviyesinden gelen alımlarla toparlanma çabası gösterdiği ve kısa vadede bu seviyenin dip oluşumu açısından kritik olduğu izleniyor. 12.800 seviyesinin üzerine yerleşilmesiyle birlikte görünümde kısmi bir güçlenme sağlanırken, 13.000 ve 13.100 seviyeleri önemli direnç bölgeleri olarak öne çıkıyor.
Bu seviyelerin aşılması halinde yukarı yönlü hareketin ivme kazanabileceği değerlendirilirken, 12.600 seviyesinin altına olası sarkmalarda yeniden satış baskısının artabileceği belirtiliyor.
Tahvil piyasasında son dönemdeki yükselişin ardından sınırlı bir geri çekilme görülürken, gösterge faiz %42 civarında, 10 yıllık tahvil faizi ise %33,5 seviyelerinde dengelenmiş durumda. TCMB’nin likiditeyi sıkı tutan politikası ve fonlama maliyetlerindeki artış tahvil piyasası üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
Buna karşın küresel risk iştahındaki toparlanma kısa vadede faizlerde bir miktar rahatlama sağlayabiliyor. Türkiye’nin 5 yıllık CDS priminin 300 baz puan civarında seyretmesi risk algısının yüksek kalmaya devam ettiğine işaret ediyor.
Kur tarafında dolar/TL’nin kademeli yükseliş eğilimini sürdürdüğü ve 44,40 seviyesinin üzerine yerleşmeye çalıştığı görülüyor. TCMB’nin döviz satım ihaleleri kurdaki yukarı yönlü hareketi sınırlayan unsurlar arasında yer alırken, mevcut görünüm kontrollü bir değer kaybına işaret ediyor. 44,40 seviyesi destek haline gelirken, 44,50 ve 44,60 seviyeleri kısa vadeli dirençler olarak takip ediliyor.
Makro cephede dış ticaret açığındaki artış dikkat çekerken, TCMB’nin likidite yönetiminde esneklik sağlamak amacıyla swap işlemlerine başlaması bankacılık sektörü açısından destekleyici bir adım olarak değerlendiriliyor.
Cuma günü açıklanacak enflasyon verisi para politikası açısından kritik önem taşırken, enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerindeki etkisinin sınırlı kalması bekleniyor. Buna ek olarak CHP Kurultay Davası da günün takip edilecek gelişmeleri arasında yer alıyor.
Bununla birlikte jeopolitik risklerin sürmesi ve enerji arzına ilişkin belirsizlikler, para politikasında temkinli duruşun korunmasına neden olabilir.
Genel çerçevede yurt içi piyasaların yönü büyük ölçüde küresel gelişmelere ve özellikle ABD-İran hattındaki haber akışına bağlı kalmaya devam ediyor. Diplomatik sürecin ilerlemesi durumunda risk iştahında daha belirgin bir toparlanma görülebilecek olsa da, belirsizliklerin devam etmesi volatilitenin yüksek seyretmesine neden oluyor. Bu nedenle kısa vadede piyasaların temkinli ancak fırsat kollayan bir görünüm sergilemesi bekleniyor.
VİOP sabah seansı güne %2,18 artışla başladı.
Teknik Görünümü Güçlü Hisseler
Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’ın altında, Stokastik göstergesi 70’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler yer alıyor.
BIST 100
- Aksa Enerji (AKSEN)
- Bim Mağazalar (BIMAS)
- DAP Gayrimenkul (DAPGM)
- Tüpraş (TUPRS)
- YEO Teknoloji (YEOTK)
S&P 500 (Piyasa değerine göre büyükten küçüğe sıralı)
- Costco (COST)
- Southern Company (SO)
- GE Vernova (GEV)
- KLA Corporation (KLAC)
- Corning (GLW)
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı