Borsa İstanbul Notları

Piyasa açılmadan önce bilmeniz gereken her şey (1 Haziran)

Piyasa açılmadan önce bilmeniz gereken her şey (1 Haziran)
Google News Icon Takip Et

Küresel piyasalarda mayıs ayının son haftası, savaş kaynaklı enflasyon baskısı ile yapay zeka temalı güçlü hisse performansının aynı anda fiyatlandığı oldukça karmaşık bir tabloyla tamamlandı. 

ABD endeksleri haftayı pozitif bölgede bitirirken, S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones yeni rekor seviyelere ulaştı. Yükselişin ana motoru yine yarı iletkenler, veri merkezi altyapısı ve yapay zekâ yatırımlarından doğrudan faydalanan teknoloji şirketleri oldu. 

Micron’un piyasa değerinin ilk kez 1 trilyon doları aşması, yarı iletken endekslerinin zirve tazelemesi ve Dell’in veri merkezi ile yapay zeka sunucu talebine yönelik güçlü mesajları, teknoloji tarafındaki iyimserliğin devam ettiğini gösterdi.

Bununla birlikte yükselişin yalnızca teknoloji hisseleriyle sınırlı kalmayıp sağlık ve tüketim sektörlerine de yayılmaya başlaması, ABD piyasalarındaki momentumu daha dengeli hale getirdi.

Küresel fiyatlamalarda ana başlık ise ABD-İran müzakereleri ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılıp açılmayacağı olmaya devam ediyor. 

Geçtiğimiz hafta ABD ile İran arasında 60 günlük ateşkesin uzatılabileceği ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden uluslararası deniz trafiğine açılabileceği yönündeki haberler petrol fiyatlarını aşağı çekmiş, risk iştahını desteklemişti. 

Ancak Trump’ın anlaşma taslağında özellikle İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarına ilişkin maddelerin güçlendirilmesini istemesi ve taraflar arasındaki görüşmelerin yeniden uzaması, sürecin hâlâ kırılgan olduğunu gösteriyor. İran basını da ABD basınında yer alan anlaşmaya varıldığı yönündeki haberleri yalanladı. 

Bu nedenle piyasalar barış ihtimalini olumlu karşılasa da nihai anlaşma açıklanmadan temkinli iyimserlikten öteye geçmekte zorlanıyor.

Petrol tarafında sert dalgalanmalar öne çıktı. Brent petrol, ateşkes ve Hürmüz’ün açılabileceği beklentisiyle geri çekilerek 90 dolara yakın seviyeleri test ederken, haftaya İran ve ABD arasındaki karşılıklı saldırı haberleri ve İsrail’in Lübnan cephesine daha fazla asker gönderme kararıyla yeniden yükselişle başladı. 

Enerji fiyatlarındaki oynaklık, küresel enflasyon ve merkez bankalarının politika beklentileri açısından en kritik değişken olmayı sürdürüyor. Petrolün kalıcı şekilde düşmesi, özellikle enerji ithalatçısı ülkeler ve enflasyon görünümü açısından rahatlatıcı olabilir; ancak savaş riskinin yeniden artması bu iyimserliği hızla tersine çevirebilir.

ABD’de bu hafta istihdam verileri piyasaların odağında olacak. JOLTS, ADP ve tarım dışı istihdam verileri iş gücü piyasasının gücüne dair önemli sinyaller verecek. Güçlü istihdam verileri Fed’in enflasyonla mücadelede elini rahatlatabilir ve özellikle teknoloji hisseleri için destekleyici algılanabilir. 

Buna karşılık istihdamda belirgin zayıflama görülmesi, yüksek enflasyon ve soğuyan iş gücü piyasası arasında Fed’i daha zor bir dengeyle karşı karşıya bırakabilir. Fed’in mevcut toplantıda faizleri sabit tutması beklenirken, savaşın enerji fiyatları üzerinden yarattığı baskı nedeniyle piyasa yılın ilerleyen dönemlerinde ek sıkılaşma ihtimalini de tamamen dışlamıyor.

Avrupa’da ise daha kırılgan bir görünüm var. Euro Bölgesi, artan enerji maliyetleri ve hammadde fiyatlarından ABD’ye kıyasla daha fazla etkileniyor. Avrupa Komisyonu’nun 2026 büyüme tahminini aşağı, enflasyon tahminini ise yukarı revize etmesi bu kırılganlığı net biçimde ortaya koydu.

AMB tarafında da şahin ton korunuyor. Schnabel’in enerji altyapısı ve tedarik zincirlerindeki bozulmaların fiyat dinamiklerini daha kalıcı biçimde değiştirebileceğine yönelik mesajları, haziran toplantısında faiz artışı ihtimalinin yüksek kalmasına neden oluyor.

Döviz piyasasında dolar endeksi 99-99,5 bandında hareket etmeye devam ediyor. ABD-İran hattında barış sağlanması halinde doların zayıflaması, savaş riskinin yeniden artması halinde ise dolar talebinin güçlenmesi beklenebilir. Euro/dolar paritesi 1,16-1,17 bandında toparlanma çabasında. 1,17’nin aşılması kısa vadeli görünümün güçlenmesi açısından önemliyken, 1,157 seviyesi ana destek olarak izleniyor.

Değerli metallerde ise karışık bir tablo var. Altın mayıs ayını dar bantta ve hafif kayıpla tamamlarken, gümüş sınırlı pozitif ayrıştı. Ons altın 4.500 doların üzerinde tutunmaya çalışıyor. Savaşın yarattığı enerji ve tedarik maliyetleri bugün anlaşma sağlansa bile bir süre daha fiyatlamalarda kalabilir. Bu nedenle barış ihtimali kısa vadede risk iştahını artırsa da, para birimlerine ve tahvil piyasalarına yönelik güven tartışmaları orta vadede kıymetli metallere destek sağlayabilir.

Yurtiçi piyasalar

Yurtiçinde piyasalar bayram tatili öncesi siyasi haber akışı, ABD-İran müzakereleri ve küresel risk iştahına bağlı olarak oldukça dalgalı bir seyir izledi. BIST 100 endeksi tatil öncesinde 13.000 seviyesinin altını test ettikten sonra tepki alımlarıyla toparlanarak 13.660 civarında kapanış gerçekleştirdi. Endekste 13.900 seviyesi önemli direnç olarak öne çıkıyor.

Bu seviyenin aşılması, son dönemdeki aşağı yönlü hareketin daha net biçimde yukarı döndüğünü gösterebilir ve 14.000 seviyesi yeniden gündeme gelebilir. Aşağıda ise 13.500 ilk destek, 13.300 ise kısa vadeli görünümde bozulmanın derinleşmemesi için korunması gereken ana bölge olarak izlenebilir.

Tatil öncesi risk azaltma eğilimi, iç siyasi gelişmeler ve küresel jeopolitik belirsizlikler endekste sert dalgalanmaya neden olmuştu. 

Bankacılık endeksi de 14.590 civarından tepki vererek 15.800 bölgesine yöneldi. Bankacılık tarafında 15.274 desteği geri çekilmenin derinleşmemesi açısından önemliyken, 15.800 direnci kısa vadeli görünümde takip edilebilir. 

Sermaye Piyasası Kurulu’nun açığa satış yasağını 12 Haziran seans sonuna kadar uzatması da kısa vadeli piyasa dinamikleri açısından izlenecek başlıklardan biri.

Makro tarafta bu hafta oldukça yoğun bir gündem var. Bugün 2026 yılı birinci çeyrek büyüme verisi, Cuma günü ise mayıs ayı enflasyon verisi açıklanacak. Piyasa, mayıs ayında TÜFE’nin aylık bazda yaklaşık %1,7 artmasını ve yıllık enflasyonun %32,5 civarında oluşmasını bekliyor. Enflasyon verisi, TCMB’nin sıkı duruşunun ne kadar süre devam edeceğine dair beklentiler açısından önemli olacak. Ayrıca imalat PMI verileri de ekonomik aktivitenin ivmesi açısından takip edilecek.

Tahvil piyasasında son haftalarda yukarı yönlü seyir dikkat çekiyor. Gösterge tahvil faizi %43,74, 10 yıllık tahvil faizi ise %35,65 seviyesinde bulunuyor. Küresel tahvil faizlerindeki yükseliş, içeride siyasi belirsizlikler ve enflasyon beklentileri TL tahvillerde baskı yaratmaya devam ediyor. 

TCMB’nin haftalık repo ihalelerini askıya alması ve fonlama maliyetini fiilen yüksek tutması, tahvil faizlerinde aşağı yönlü hareket alanını sınırlıyor. Hazine’nin haziran ayında yüksek tutarlı itfa ve fonlama programı da tahvil piyasasının yakından izleyeceği bir diğer başlık olacak.

Kur tarafında dolar/TL’de kontrollü yükseliş eğilimi devam ediyor. Dolar kuru tatil sonrasında 45,80-45,90 bandını aşarak 46,00 psikolojik eşiğine yaklaşmış durumda. 45,80 seviyesi destek haline gelirken, 45,90’ın üzerinde 46,00 ve 46,10 seviyeleri direnç olarak takip edilebilir. 

Küresel doların güçlü seyri gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratırken, TL zaman zaman benzerlerine kıyasla daha zayıf performans gösterebiliyor.

Türkiye açısından petrol fiyatlarındaki geri çekilme önemli bir rahatlama unsuru. Enerji ithalatçısı bir ekonomi olunması nedeniyle petrol fiyatlarının düşmesi, cari açık ve enflasyon beklentileri açısından destekleyici algılanıyor. Bu nedenle ABD-İran hattında kalıcı bir anlaşma sağlanması, Türkiye varlıkları için hem küresel risk iştahı hem de makro denge kanalıyla olumlu bir gelişme olabilir. Buna karşılık müzakerelerin tıkanması ve petrol fiyatlarında yeniden yükseliş, TL varlıklar üzerindeki baskıyı artırabilir.

Eurobond tarafında ise Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi son dönemdeki yükselişin ardından 240 baz puan civarına geriledi. Küresel risk iştahının toparlanması ve petrol fiyatlarındaki düşüş, eurobondlar açısından destekleyici oldu. 

Ancak iç siyasi gelişmeler, enflasyon verisi ve Körfez haber akışı hâlâ fiyatlamaların ana belirleyicileri arasında. Genel olarak yurt içi piyasalar yeni haftaya toparlanma isteğiyle başlasa da, 13.900-14.000 direnç bölgesi aşılmadan BIST tarafındaki toparlanmanın kalıcılığı konusunda temkinli olmak gerekebilir.

VİOP sabah seansı güne %0,01 artışla başladı.

Teknik Görünümü Güçlü Hisseler

Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’ın altında, Stokastik göstergesi 80’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler piyasa değeri büyükten küçüğe sıralı olacak şekilde yer alıyor.

BIST 100

  • Eğerli (EREGL)
  • Tekfen Holding (TKFEN)
  • Doğan Grubu (DOHOL)
  • Alarko Holding (ALARK)
  • İzdemir Enerji (IZENR)

S&P 500 

  • Merck (MRK)
  • KLA Corporation (KLAC)
  • Analog Devices (ADI)
  • Boeing (BA)
  • Teradyne (TER)

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı