Peter Schiff: 30 yıllık tahvil getirisi yüzde 6’ya çıkacak, ekonomik kriz tetiklenecek

Google News Icon Takip Et

ABD 30 yıllık Hazine tahvili getirisi, yaklaşık yirmi yılın ardından ilk kez %5 seviyesinin üzerine çıktı. Bu gelişme, devletin borçlanma maliyetlerinin hızla artabileceği ve ekonomide zincirleme bir şoka yol açabileceği endişelerini yeniden gündeme getirdi. Yatırımcılar, borç servis baskısının artmasıyla birlikte getirilerde daha hızlı bir yükselişe hazırlıklı olmaya başladı.

Piyasa yorumcusu Peter Schiff, X platformunda yaptığı paylaşımda, uzun vadeli tahvil getirilerindeki artış hızının önümüzdeki dönemde daha da yükselebileceği uyarısında bulundu. Schiff, “Getirinin %5’ten %6’ya çıkışı, %4’ten %5’e çıkıştan çok daha hızlı olacak. %6’dan %7’ye geçiş ise daha da hızlı gerçekleşecek.” dedi.

Schiff, bu görüşünü ABD’nin artan borç yüküne dayandırıyor. Yüksek borçlanma maliyetlerinin, devletin mali yapısını zorlayabileceğini ve bunun tüm ekonomiye yayılabileceğini belirtiyor. Hazine tahvili getirileri, konut kredilerinden şirket tahvillerine ve tüketici kredilerine kadar birçok borçlanma maliyeti için referans niteliğinde olduğundan, getirilerdeki artış finansal koşulları daha da sıkılaştırabilir.

ABD’nin toplam ulusal borcu kısa süre önce 39 trilyon dolarla rekor seviyeye ulaştı. Bu rakam, kişi başına yaklaşık 113.616 dolara denk geliyor. Özellikle Ortadoğu’daki gerilimlerin ardından savunma harcamalarının artması, borç stokunun hızla büyümesine yol açtı. Mevcut projeksiyonlar, borcun ağustos ortasında 40 trilyon dolara ulaşabileceğini gösteriyor. Günlük ortalama 6 ila 7 milyar dolarlık artış, faiz oranları ve borçlanma maliyetleri yükselirken ABD maliyesinin sürdürülebilirliği konusunda endişeleri artırıyor.

Ekonomist Steve Hanke, federal yükümlülüklerin tehlikeli boyutlara ulaşması nedeniyle anayasal bir borç freni çağrısı yaptı. Federal borçlar şu anda 31,27 trilyon dolar seviyesinde ve nominal GSYH’nin (31,22 trilyon dolar) üzerine çıkmış durumda. ABD ulusal borcu, mart ayı sonunda GSYH’nin %100,2’sine ulaşarak İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez %100’ü aştı.

Mevcut ekonomik ortam, özellikle İran ve Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar nedeniyle jeopolitik risklerle daha da karmaşık hale geliyor. Hanke, bu durumu “büyük bir arz şoku” olarak tanımlıyor. Böyle bir çatışmanın küresel petrol arzında %10’luk bir daralmaya yol açabileceğini ve ABD hükümetinin karşı karşıya olduğu mali zorlukları daha da ağırlaştırabileceğini öngörüyor. ABD’nin net mali pozisyonu ise 2025 mali yılı itibarıyla 41,72 trilyon dolar açık veriyor.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Benzinga