Oklahoma’da 4 milyar dolarlık alüminyum tesisi projesine 60 günlük moratoryum

Google News Icon Takip Et

Oklahoma’nın “Dünya Saman Başkenti” olarak bilinen küçük kasabası Inola, ABD Başkanı Donald Trump’ın Amerikan alüminyum endüstrisini yeniden canlandırma girişiminin merkezine dönüştü. Tulsa’nın yaklaşık 40 kilometre doğusunda yer alan kasaba, Trump, Oklahoma Valisi Kevin Stitt ve federal enerji yetkililerinin desteğiyle 4 milyar dolarlık dev bir birincil alüminyum tesisi projesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Bu tesis hayata geçerse, 1980’den bu yana ABD’de inşa edilen ilk yeni birincil alüminyum tesisi olacak.

Ancak, Cumhuriyetçi seçmenin yoğun olduğu bu bölgede projeye, yerel halk, çiftçiler ve Oklahoma Başsavcısı Gentner Drummond başta olmak üzere ciddi bir muhalefet oluştu.

Ulusal Güvenlik ve Alüminyum Açığı

Trump, Oklahoma’daki bu tesisi daha geniş bir ulusal güvenlik ve üretim stratejisinin parçası olarak konumlandırıyor. Trump, Ankara’da düzenlenen bir NATO zirvesinde yaptığı açıklamada, “Artık alüminyum üretmiyoruz. Şimdi dünyanın en büyük alüminyum tesisi Oklahoma’da inşa edilecek.” dedi.

Reuters’ın aktardığına göre, ABD kullandığı alüminyumun yarısından fazlasını ithal ediyor. Enerji Bakanlığı projeye 500 milyon dolarlık federal hibe taahhüdünde bulunurken, Oklahoma eyaleti de önemli teşvikler sundu. Ancak Trump’ın gümrük vergisi politikası ithalatı zorlaştırıyor. Kanada alüminyumuna uygulanan %50’lik gümrük vergisinin ardından Kanada Alüminyum Birliği, bu durumun “kıta genelinde talebi baskılayabileceği” uyarısında bulundu.

Hayvancılık, Kirlilik ve Yabancı Ortaklık

Yerel muhalefetin temelinde çevresel, tarımsal ve egemenlik endişeleri yatıyor. Bölge sakinleri, hidrojen florür ve diğer kirleticilerin hayvancılık, tarım, su kaynakları ve insan sağlığına zarar verebileceğinden endişe ediyor. Drummond’un eyalet mahkemesine sunduğu 12 sayfalık dava dilekçesi, inşaatın durdurulmasını talep ediyor.

Reuters’a göre Drummond, “Birincil alüminyum tesisi bir topluluğun arka bahçesine ait değildir ve emisyonları mülkiyet sınırlarına saygı göstermez.” ifadelerini kullandı.

Projede mülkiyet yapısı da tartışma konusu. Birleşik Arap Emirlikleri’nin egemen varlık fonlarıyla bağlantılı Emirates Global Aluminum, projenin %60’ına sahipken, Chicago merkezli Century Aluminum Company (CENX) kalan %40’ı kontrol ediyor.

CENX, haziran başına kadar Ortadoğu’daki üretimin İran savaşı nedeniyle devre dışı kalmasıyla %76’ya varan bir yükseliş kaydetti. Ancak içeriden satışlar, değerleme endişeleri ve üst üste beşinci bilanço beklenti sapması, son haftalarda bu kazançların neredeyse tamamını sildi.

Drummond, kirliliğin Inola’yı etkilemesi durumunda şirketlerin sorumluluk alması gerektiğini savunurken, şirketler ise “sorumlu, şeffaf operasyon ve çevre yönetimine bağlı olduklarını” belirtti.

Ancak kurumsal baskı ters tepti. The Oklahoman’ın haberine göre, Emirates’in iştiraki Oklahoma Primary Aluminum, kasaba yetkililerine gecikmelerin “şimdiye kadar yatırılan on milyonlarca doların geri alınması için dava açılmasına” yol açabileceği uyarısında bulundu ve böyle bir davanın Inola’ya “ciddi maliyet” getireceğini ekledi.

Federal Savunma Yetersiz Kaldı

ABD Enerji Bakan Yardımcısı Audrey Robertson, projeyi ve federal desteği savunmak için Inola’daki toplantıya katıldı. Robertson, tesisin modern teknolojiyle kirliliği kontrol edeceğini belirtti. The Oklahoman’a göre, “Bu en yeni teknoloji. Kapalı devre sistem; emisyonlar tesisten çıkmayacak, yakalanacak.” dedi. Ayrıca Başkan Trump’ın kasaba meclisine gönderdiği mesajı okudu.

Trump’ın mesajında, “Oklahoma alüminyum tesisini gecikmeden onaylamanızı güçlü şekilde tavsiye ediyorum. Böylece ulusal güvenliğimizi güçlendirebilir, ekonomimizi canlandırabilir ve ülkemizi Amerikan büyüklüğünün altın çağına birlikte taşıyabiliriz.” ifadeleri yer aldı.

Ancak bölge halkı ikna olmadı. Toplantıya katılanlardan biri, “Bunu Mar-a-Lago’ya inşa edin.” yanıtını verdi.

Yerel sakinlerden Christine Roam, “Başkan Trump’ın bunun en modern ve en temiz tesis olacağını söylediğini duyduk. Ancak hava emisyon izni başvurusunda bunu göremiyoruz ve sadece sözlerine güvenmek istemiyoruz.” dedi.

Bir diğer sakin Thomas Harrington ise taleplerinin net olduğunu belirtti: “Bunun güvenli olduğunu gösterin ve bunu yasal olarak bağlayıcı bir belgeyle kanıtlayın.”

Yaklaşık altı saat süren kamuoyu görüşmeleri, sunumlar ve kapalı oturumların ardından Inola Belediye Başkanı ve mütevelli heyeti, imar onaylarında 60 günlük bir moratoryum uygulanmasına oy birliğiyle karar verdi.

Roam, bu sürecin “frene basmak” ve eyalet tarihinin en büyük ekonomik kalkınma projesiyle ilgili çevresel verileri gözden geçirmek için bir fırsat olduğunu söyledi.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Benzinga