ABD Borsası Notları

Netflix bilançosu öncesi opsiyon rehberi

Netflix bilançosu öncesi opsiyon rehberi
Google News Icon Takip Et

Hızlı özet:

  • Netflix sonuçları 20 Ocak seans kapanışı sonrası açıklanacak ve piyasa bu bilançoyu 2026 büyüme motorlarını fiyatlamak için kullanacak.
  • Konsensüs beklenti 11,97 milyar dolar gelir ve 0,55 dolar hisse başına kâr ile büyümenin sürdüğünü ama odağın verimlilik ve kârlılık kalitesine kaydığını gösteriyor.
  • ABD’de fiyat artışlarının yıllık etkisi geride kalırken büyümenin normalleşmesi beklenen senaryo olduğu için yönü belirleyecek unsur yönetimin 2026 anlatısının tonu olacak.
  • Warner Bros. Discovery gündemi borçluluk ve entegrasyon riski nedeniyle hissede ek bir iskonto yaratıyor ve netlik gelene kadar risk primi korunabilir.
  • Opsiyon piyasası bilanço sonrası yaklaşık %7,5’lik hareket alanı fiyatlıyor ve büyük yatırımcı akışı aşağı yönlü riski daha pahalı fiyatlıyor.
  • Kısa vadede 85-86 dolar bandı aşağı yönlü eşik, 95-100 dolar bandı ise toparlanmanın güç kazanacağı ilk bölge olarak öne çıkıyor.

Netflix’in son yıllardaki yatırım hikâyesi kökten değişti. Bir dönem şirketin değeri neredeyse tamamen “kaç yeni abone geldi?” sorusuna bağlıyken, bugün piyasa daha çok “bu büyüme ne kadar kaliteli, ne kadar sürdürülebilir ve ne kadar kârlı?” sorusunun peşinde. 

Bu yüzden 20 Ocak seans kapanışı sonrasında açıklanacak bilanço, sadece bir çeyreğin performansını değil, Netflix’in 2026’ya girerken hangi büyüme motorlarına yaslanacağını ve riskleri nasıl yöneteceğini de gösterecek.

Bu bilanço dönemini özellikle önemli yapan üç ana başlık var: 2026 yönlendirmesi, uluslararası pazarların büyüme içindeki payının artması ve Warner Bros. Discovery planının yaratacağı belirsizlik ile bunun hisse üzerindeki etkisi. 

Bu üç konu, bilanço sonrası fiyat hareketinin de temel belirleyicisi olacak.

Piyasa bu çeyrekte ne kadar gelir ve kâr bekliyor?

Piyasa beklentisi, bu çeyrekte Netflix’in gelir tarafında güçlü bir büyüme göstermesi yönünde. 

Konsensüs, çeyrek gelirinin yaklaşık 11,97 milyar dolar seviyesinde gerçekleşeceğini ve bunun yıllık bazda yaklaşık %16,8 artış anlamına geleceğini işaret ediyor. Bu büyüme oranı, Netflix’in hâlâ çift haneli büyüme üretebildiğini gösteriyor olsa da büyümenin kaynağı, eskisi kadar “saf abone artışı” değil; daha çok fiyatlama ve monetizasyon bileşenleri üzerinden geliyor.

Kârlılık tarafında beklenti, hisse başına kârın 0,55 dolar seviyesinde olması ve bunun yıllık bazda yaklaşık %28 civarında artışa işaret etmesi. Bu da şirketin gelir büyümesinin üzerinde bir kârlılık artışı beklendiğini, yani piyasanın Netflix’ten operasyonel verimlilik ve marj genişlemesi beklediğini gösteriyor. 

Netflix’in olgunlaşan bir iş modeli olarak artık büyümeyi sadece gelirle değil, kâr kalitesiyle de kanıtlaması gerekiyor. Bu çeyrek, tam olarak bu testin yapıldığı yer olacak.

Netflix’in en güçlü taraflarından biri artık serbest nakit akışı üretme kapasitesi. Şirket içerik harcamaları yüksek kalmasına rağmen nakit üretimini artırmayı başardı. Beklenti, 2025 yılı genelinde yaklaşık 9 milyar dolar serbest nakit akışı yaratılabileceği yönünde. Bu, Netflix’in sadece büyüyen değil, aynı zamanda güçlü nakit üreten bir şirket haline geldiğini gösteriyor.

Bu çeyrekte yatırımcıların görmek isteyeceği şey, nakit üretimindeki bu momentumun bozulup bozulmadığı. Çünkü nakit üretimi güçlü kaldıkça Netflix’in hisse geri alım programı daha anlamlı hale geliyor ve değerleme için aşağı yönlü riskleri sınırlayabiliyor. Nakit üretimi zayıflarsa, özellikle büyük satın alma planlarının olduğu bir dönemde piyasanın tedirginliği artabilir.

Marjlar tarafında çıta yükseldi ve piyasa geri adımı affetmeyebilir

Netflix’in bilanço sonrası fiyatlamasında marjlar belirleyici olacak. Çünkü gelir büyümesi güçlü gelse bile, piyasa artık “kârın kalitesine” daha fazla bakıyor. 

Netflix’in son dönemde marjlarını genişletebilmesi, içerik harcamalarını daha disiplinli yönetmesi ve ölçek avantajını daha verimli kullanmasıyla ilgiliydi. Bu çeyrekte yatırımcılar, bu trendin devam edip etmediğini görmek isteyecek.

Buradaki kritik nokta şu: 2026’da büyüme hızının yavaşlaması beklenirken, Netflix’in marjları yukarı taşımaya devam etmesi gerekiyor. 

Eğer şirket büyüme normalleşirken marj genişlemesini sürdürebilirse, bu Netflix’in olgunlaşan bir platform olarak “daha kaliteli” bir büyüme profiline geçtiğini teyit eder. Ancak marjlar zayıflarsa, piyasa bunu ya maliyet baskısı ya da monetizasyonun zayıflaması olarak okuyabilir.

Netflix bilançosu öncesi opsiyon rehberi

Şirketin 2026 beklentileri neden bu kadar kritik?

Netflix’in büyümesinin 2026’da yavaşlaması, aslında piyasanın “kötü bir sürpriz” olarak değil, “beklenen normalleşme” olarak gördüğü bir senaryo. Çünkü şirket ABD’de daha önce yaptığı fiyat artışlarının etkisini yıllık bazda geride bırakıyor. 

Diğer yandan ABD ve Kanada bölgesi, Netflix’in en yüksek gelir ürettiği ama aynı zamanda doygunluğa en yakın olduğu bölge. Bu da yeni abone artışının doğal olarak yavaşlaması anlamına geliyor.

Buradaki kritik ayrım şu: Büyüme yavaşlarken Netflix bunu “kontrollü bir normalleşme” gibi mi anlatacak, yoksa piyasa bunu “ivme kaybı” olarak mı okuyacak? 

Yönetim, 2026’da büyümenin kompozisyonunu net biçimde tarif ederse ve bunu kârlılık ile nakit üretimi üzerinden desteklerse, büyüme hızındaki yavaşlama hisse için yıkıcı olmayabilir. Ama mesaj belirsiz olursa ve üzerine bir de satın alma kaynaklı risk algısı eklenirse, piyasa daha temkinli bir fiyatlamaya dönebilir.

ABD’de yeni bir fiyat artışı olur mu, olmaz mı?

Piyasada ABD’de yeni bir fiyat artışı ihtimali konuşuluyor olsa da temel beklenti bu yönde değil. 

Netflix’in geçmişte fiyat artışlarını genellikle belirli aralıklarla yaptığını biliyoruz. Ama artık şirketin önünde daha zor bir denge var. Çünkü doygun bir pazarda fiyat artışı kısa vadede geliri desteklese bile uzun vadede abonelerin davranışını etkileyebilir ve iptal oranlarını artırabilir.

Bu yüzden yatırımcı açısından önemli olan sadece “fiyat artışı yapılacak mı?” sorusu değil. Asıl önemli olan, fiyat artışı sonrası abonelerin tepkisinin nasıl olduğudur. 

Netflix daha önce fiyat artışlarını nispeten sorunsuz bir şekilde sindirebildiğini söylemişti. Bu bilanço döneminde de aynı mesajın devam edip etmeyeceği, 2026 büyüme görünümünün güvenilirliğini artırabilir ya da zayıflatabilir.

Reklam modeli, artık yan hikâye değil ana hikâyenin parçası

Bu çeyrek için piyasa, reklam gelirinin yaklaşık 1,08 milyar dolar seviyesine ulaşabileceğini bekliyor. 

Netflix’in reklam destekli abonelik modelinde asıl kritik konu, bu gelir kaleminin ne kadar hızlı ölçekleneceği. Çünkü reklam destekli plan, abonelik ücretinin daha düşük olması nedeniyle kısa vadede kullanıcı başına geliri aşağı çekme eğiliminde. 

Netflix’in bunu dengelemesi için reklam gelirinin güçlü bir şekilde artması gerekiyor.

Burada reklamın “güzel bir hikâye” mi yoksa “ölçeklenebilir bir iş kolu” mu olduğuna odaklanılacak. Eğer reklam gelirleri bu çeyrekte beklentilerin üzerinde gelir ve yönetim 2026’ya dair daha somut hedefler verirse, Netflix’in büyüme kalitesi algısı güçlenebilir. Ancak reklam tarafında büyüme yavaş kalırsa, reklam destekli planın ortalama gelir üzerindeki baskısı daha çok tartışılır hale gelir.

Warner Bros. Discovery konusu neden bu kadar hassas?

Warner Bros. Discovery planı, son dönemde Netflix hissesi üzerindeki baskının en önemli nedenlerinden biri olarak görülüyor. 

Bunun temel sebebi, Netflix’in yatırımcı zihnindeki “organik büyüyen, disiplinli ve öngörülebilir” profilinin, büyük bir satın alma hamlesiyle daha karmaşık bir yapıya dönüşme ihtimali. 

Piyasa, bu tip işlemlerde genellikle aynı anda iki şeyden endişe eder: borçluluk artışı ve entegrasyon riski.

Netflix bilançosu öncesi opsiyon rehberi

Satın almanın finansman yapısı, nakit ve hisse bileşimi gibi unsurlar da belirsizlik yaratıyor. Özellikle işlemin tamamen nakit ağırlıklı hale gelmesi ihtimali, borçluluk ve faiz maliyeti riskini büyütebilir. 

Ayrıca bu tarz büyük işlemler, yönetimin odağını dağıtabilir. Netflix’in aynı anda reklam işini büyütmeye, oyun gibi yeni alanlarda ilerlemeye ve içerik stratejisini sürdürmeye çalıştığı bir dönemde, büyük bir satın alma operasyonel karmaşıklığı artırabilir.

Bu bilanço döneminde en kritik nokta, yönetimin bu süreçle ilgili netlik verip vermeyeceği. Belirsizlik azaldıkça risk primi düşebilir. Ancak belirsizlik büyürse, hisse üzerindeki baskı devam edebilir.

Değerleme artık eskisi kadar “uçuk” görünmüyor ama hata payı hâlâ sınırlı

Netflix’in değerlemesi geçmiş dönemlerde sık sık “çok pahalı” eleştirisi alıyordu. Bugün ise fiyatlama daha makul bir zemine yaklaşmış görünüyor. Yine de şirketin hâlâ belirli bir kalite primini taşıdığı unutulmamalı. 

Yani piyasa Netflix’i sadece büyüyen bir şirket olarak değil, aynı zamanda yüksek kârlılığa giden yolu olan bir şirket olarak fiyatlıyor.

Bu yüzden bilanço sonrası fiyatlama açısından en önemli şey, şirketin “beklentileri karşılayıp karşılamadığı” değil, beklentilerin hangi yönde güncelleneceği olacak. Eğer 2026 yönlendirmesi güven verirse ve reklam ile kârlılık tarafında ikna edici bir tablo gelirse, mevcut değerleme daha kolay savunulabilir. Tam tersi olursa, piyasa bu primi geri alabilir.

Bilanço öncesi opsiyon piyasalarında nasıl bir hamle alabilirsin?

Opsiyon piyasaları bilanço sonrasında aşağı veya yukarı yönlü olmak üzere %7,5’lik bir fiyat hareketine işaret ediyor. 

Bu tarz dönemlerde asıl kritik nokta, yön tahmininden çok “oynaklık fiyatlaması” ve büyük yatırımcıların hangi bölgeleri hedeflediğini okumak. Çünkü bilanço gibi tek günde algıyı değiştirebilecek bir katalizör öncesinde opsiyon piyasası, olası bir hareket alanını çoğu zaman hisse piyasasından daha net anlatır.

Son dönemde Netflix opsiyonlarında dikkat çeken tablo, büyük yatırımcıların belirgin şekilde daha temkinli ve aşağı yönlü risklere daha hassas bir pozisyonlanmaya geçtiğini gösteriyor. 

İzlenen 72 işlemin yaklaşık %44’ü düşüş beklentisi taşırken, yükseliş beklentisiyle açılan işlemlerin oranı %30 seviyesinde kalıyor. Yani genel resimde “tam anlamıyla panik” yok ama piyasada net bir şekilde “riskten kaçınma” eğilimi var. Bu da bilanço öncesinde yatırımcıların yukarı yönlü sürprizden çok aşağı yönlü hayal kırıklığına karşı korunma aradığını düşündürüyor.

İşlem adetlerinde alım opsiyonlarının sayısı daha fazla olsa da (49 alım opsiyonu, 23 satım opsiyonu), burada kritik olan sadece adet değil, pozisyonların taşıdığı mesaj. Çünkü alım opsiyonları bazı durumlarda “yükseliş beklentisi” değil, düşüş pozisyonunu sınırlamak için kullanılan stratejilerin parçası da olabiliyor. 

Öte yandan satım opsiyonlarındaki bazı işlemlerin “süpürme” tipi olması, yani hızlı ve agresif şekilde piyasadan toplanması, büyük oyuncuların aşağı yönlü senaryoyu ciddiye aldığını gösteren daha güçlü bir sinyal.

Özellikle 20 Mart 2026 vadeli 85 ve 86 dolar kullanım fiyatlı satım opsiyonlarında görülen yüksek tutarlı işlemler, piyasada 88 dolar civarındaki mevcut fiyat seviyesinin altına sarkma riskinin fiyatlandığını gösteriyor. 

Bu işlemler tek başına “kesin düşüş gelecek” anlamına gelmese de bilanço sonrası oluşabilecek negatif bir senaryoda ilk savunma hattının 85-86 dolar bandı olduğunu düşündürüyor. 

Diğer tarafta 95 ve 100 dolar kullanım fiyatlı alım opsiyonlarının da yoğunlaşması, bilanço sonrası olası toparlanma senaryosunda ilk kritik eşiklerin 95-100 dolar bölgesi olabileceğini anlatıyor. Yani opsiyon piyasası Netflix için kısa vadede aşağıda 85-86, yukarıda 95-100 seviyelerini kritik seviye gibi işaretliyor.

Basitçe beklentiler “Netflix 88 dolar civarındayken opsiyon piyasası, “aşağıda 85-86 kırılırsa satış hızlanabilir, yukarıda 95-100 geçilirse tepki hareketi güçlenebilir” diyor.

Piyasa bilanço öncesinde Netflix’te yön konusunda kararsız olsa bile risk dağılımı aşağı tarafı daha fazla ciddiye alıyor. 

Bunun bir nedeni son haftalarda hissedeki zayıf görüntü ve “aşırı satım” sinyallerinin artması. Hissenin kısa vadeli göstergelerinde aşırı satım bölgesine yaklaşması, teknik olarak bir tepki potansiyeli yaratsa da opsiyon piyasasının verdiği mesaj bu tepkinin bilanço gibi sert bir katalizör gelmeden önce “güvenli” görülmediği yönünde.

​​Açık pozisyon ve hacim bize ne anlatıyor?

Burada bir diğer kritik okuma da açık pozisyonların nerede biriktiği. Çünkü açık pozisyon, piyasanın o seviyede hâlâ taşınan bir pozisyonu olduğunu gösterir.

20 Mart 2026 vadeli işlemlerde dikkat çeken satırları net yazalım:

  • 86 dolar satım opsiyonu: yaklaşık 9400 açık pozisyon, 3.000 hacim
  • 85 dolar satım opsiyonu: yaklaşık 6500 açık pozisyon, 1.200 hacim
  • 100 dolar alım opsiyonu: yaklaşık 43.200 açık pozisyon, 2000 hacim
  • 95 dolar alım opsiyonu: yaklaşık 15.500 açık pozisyon, 1.900 hacim

Aşağıda 85-86 bandında pozisyon birikimi daha yoğun. Yukarıda 95-100 bandı ise daha çok “tepki alanı” gibi. Yani piyasa aşağı yönlü riski daha çok ciddiye alıyor ama yukarı ihtimali tamamen kapatmıyor.

Bu yüzden bilanço öncesi Netflix’te “yön” kadar önemli olan şey “asimetri”. Piyasa, kötü senaryoyu daha pahalı fiyatlıyor.

Bu noktada hamle tarafında farklı yatırımcı profillerine göre düşünmek daha sağlıklı olur:

  1. “Ben bilanço öncesi hisse almak istiyorum ama aşağı sarkarsa da üzülmem” diyen yatırımcı

Bu profil için en temiz yapı cash-secured put stratejisi. Burada opsiyon piyasasının işaret ettiği seviyeler üzerinden konuşursak 85-86 bandı, zaten piyasada “ilk savunma” gibi görülen bölge. Yani “ben Netflix’i 85-86’dan almayı kabul ederim” diyorsan, bu seviyesi mantıklı bir referans olarak kullanabilirsin.

Bu sayede Netflix 85-86 dolarların altına inmezse prim sende kalır. İnerse, zaten almak istediğin fiyattan hisseyi alırsın.

Buradaki kritik risk: Bilanço sonrası düşüş sertleşirse, 85-86 dolardan alım yapmak “ucuz” değil “erken” kalabilir. O yüzden bu hamle, ancak gerçekten o fiyattan hisseyi portföye eklemek istiyorsan yapılmalı.

  1. “Elimde Netflix var, bilanço öncesi satmak istemiyorum ama düşüş beni üzer” diyen yatırımcı

Bu profil için klasik strateji put opsiyonu almak. Burada amaç “para kazanmak” değil, “zararı sınırlamak”. Yani bilanço sonrası kötü senaryoda portföyü korumak.

Opsiyon piyasasındaki yoğunlaşmanın işaret ettiği 85-86 dolar bandı, bu put’un çalışacağı bölge olabilir. Bu opsiyon pahalı olabilir çünkü bilanço öncesi opsiyon primleri genelde şişer. Ama yatırımcı için bu, maliyetli de olsa güvence sağlar.

Bu hamlenin en kritik noktası maliyetini doğru seçmek. Çok yakın seviyeden put alırsan pahalıya gelebilir. 

  1. “Elimde Netflix var, hızlı bir yükseliş olursa kârı kilitlemek isterim” diyen yatırımcı

Bu profil için en doğal strateji 95 dolar bandından covered call stratejisi olabilir. 

Yani yatırımcı şöyle düşünebilir: “Bilanço sonrası 95’e kadar bir tepki gelirse, ben zaten bu bölgede kârı realize etmeye razıyım.”

Bu stratejide yatırımcı hem prim toplar, hem de yukarıda hedeflediği seviyeden satış ihtimalini kabul eder. Ama eğer bilanço çok güçlü gelir ve hisse 100 doların üstüne yükselirse, yatırımcı “daha fazla kazanma” fırsatını sınırlamış olur. Bu da bu stratejinin doğal bedelidir.

  1.  “Ben yön tahmini yapmak istemiyorum, sadece sert hareket bekliyorum” diyen yatırımcı

Bu profil için straddle dediğimiz iki taraflı yapı daha mantıklı: hem put hem de call alarak iki senaryoyu da kapsayan stratejiler.

Ama bilanço öncesi opsiyonlar pahalıysa, bu stratejilerde hisse senedinin gerçekten sert hareket etmesi gerekir. Aksi halde prim erimesi yatırımcıyı yorar.

Yani bu hamle, “hareket kesin büyük olacak” inancı olanlar için.

  1. “Ben düşüş bekliyorum, riskimi sınırlamak istiyorum” diyen yatırımcı

Bu profil için put opsiyonu almak daha net bir araç. Çünkü düşüş gelmezse kayıp, ödenen primle sınırlı kalır.

Bu yaklaşımda piyasanın işaret ettiği 85-86 dolar bandı hedef gibi okunabilir. Eğer düşüş beklentisi varsa, bu beklentinin bilanço sonrası “tek gün” içinde mi gerçekleşeceği, yoksa zamana yayılıp yayılmayacağına dikkat et. Çünkü opsiyonun zaman değeri hızlı erir.

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı

Notification Icon

Aktar, tut, kazan

Midas'a varlık aktar, 90 gün tut; AirPods Pro 3, Apple Watch Series 11 veya iPhone 17 Pro senin olsun.

Hemen Keşfet