Amerika Birleşik Devletleri ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için ciddi görüşmeler yürütüldüğünü açıklaması, pazartesi günü WTI ham petrol fiyatının sert şekilde düşerek varil başına yaklaşık 90 ABD dolarına gerilemesine yol açtı. Bu gelişme, Kanada doları (CAD veya loonie) hâlâ yaygın olarak petrodolar olarak görülürken, baskı altında kalıp kalmayacağı sorusunu gündeme getirdi. National Bank of Canada’ya göre, yanıt sadece petrol fiyatındaki hareketle açıklanamayacak kadar karmaşık.
Banka, Kanada’nın döviz kurunun son aylarda saf bir ham petrol göstergesi gibi hareket etmediğini ve pazartesi günkü fiyat hareketinin de bunu doğruladığını belirtti. Loonie’nin günlük hareketleriyle (ABD doları/CAD olarak ölçülen) WTI arasındaki hareketli korelasyon son aylarda negatife döndü. Bu, 2022’deki önceki petrol şokunda görülen güçlü pozitif ilişkiden net bir kopuş anlamına geliyor. Buna karşılık, Kanada doları ile altın arasındaki korelasyon ise belirgin şekilde güçlendi ve artık Kanada-ABD iki yıllık tahvil getirisi farkıyla olan bağlantıyı bile aştı.
Banka, bu durumun önemli olduğunu çünkü döviz kuruna etki eden ana sinyalin artık ağırlıklı olarak enerji üzerinden iletilmediğini vurguladı. Eğer petrol fiyatındaki düşüş, küresel talepte bir bozulmadan ziyade jeopolitik arz priminin azalmasını yansıtıyorsa, Kanada için dış ticaret şoku daha sınırlı olacak.
Aynı zamanda, altındaki yükseliş Kanada doları için daha fazla destek sağlıyor. Özellikle pazartesi günü altın fiyatı yaklaşık 50 ABD doları/ons artarken ve piyasalar hâlâ jeopolitik belirsizliği fiyatlarken, bu etki daha da belirginleşti.
Sonuç olarak, loonie’nin dirençli görünmesi bir çelişki değil, emtia dayanağında bir değişim anlamına geliyor. Petrol Kanada için hâlâ önemli olsa da, mevcut piyasa koşullarında altın, Kanada doları üzerinde daha belirleyici bir etken olarak öne çıkıyor. Bankaya göre, bu durum, ham petrol fiyatı gerilerken Kanada dolarının neden değer kazandığını da açıklıyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: MT Newswires