Yazılım ve bulut teknolojilerinin küresel liderlerinden Microsoft (MSFT), 2026 mali yılı ikinci çeyrek finansal sonuçlarını bu gece piyasa kapanışının ardından açıklayacak.
Son bilançoda şirketin kâr büyümesi hız kazanmış olmasına rağmen sermaye harcamalarındaki artış piyasada endişe yaratmış ve hisseler bilanço sonrası yaklaşık %2,9 gerilemişti.
Bu yüzden bu gece açıklanacak bilanço yalnızca finansal sonuçlar açısından değil, Microsoft’un yapay zeka ve bulut yatırımlarının sürdürülebilirliği açısından da kritik öneme sahip.
Beklentiler ne yönde?
Piyasa beklentileri Microsoft için dengeli ancak temkinli iyimser bir tabloya işaret ediyor.
Analistler, şirketin gelirinin yıllık bazda yaklaşık %15 artarak 80,26 milyar dolara ulaşmasını, hisse başına kârın ise %19,8’lik artışla 3,87 dolar seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. Bu büyüme oranlarının Microsoft gibi bir teknoloji devi için güçlü olduğu belirtilebilir.
Microsoft’un son iki yılda her bilanço döneminde Wall Street tahminlerini aşmış olması, bu çeyrek için de yukarı yönlü sürpriz ihtimalini canlı tutuyor.
Diğer yandan tahminlerin son haftalarda büyük ölçüde korunmuş olması, piyasanın güçlü bir performansı halihazırda kısmen fiyatladığını gösterebilir.
Yatırım harcamaları neden bu kadar kritik?
Microsoft’un son dönemde yatırımcıların en fazla odaklandığı başlık, sermaye harcamalarının seyri oldu.
Şirket, 2025 yılında kendi veri merkezlerine yönelik yatırımlarını yavaşlatmış, bazı kapasite artırımlarını durdurmuş ve belirli kiralama planlarını iptal etmişti. Bu karar, GPU satın alıp müşterilere kiralama modelinin sınırlı marjlar sunması nedeniyle alınmıştı.
Ancak yapay zeka hesaplama talebinin beklenenden çok daha hızlı artması, Microsoft’un bu konuda fazla temkinli davrandığı eleştirilerini beraberinde getirdi.
Bunun sonucunda büyük yapay zeka müşterilerinin Oracle ve CoreWeave gibi alternatif sağlayıcılara yönelmesiyle birlikte Microsoft, son çeyrekten itibaren yatırım harcamalarını yeniden hızlandırmak zorunda kaldı.
Yatırımların önce yavaşlayıp ardından hızlanması, piyasada stratejik tutarlılık algısını zedeleyen en önemli unsur olarak öne çıkıyor. Bu yüzden, bu bilanço döneminde harcama artışından çok, bu harcamaların nasıl bir gelir ve kârlılık potansiyeli yaratacağına odaklanmak mantıklı.
Microsoft’un yapay zeka stratejisi ne anlatıyor?
Microsoft, yapay zekayı bağımsız bir ürün olarak değil, mevcut ürün ekosistemini güçlendiren bir araç olarak konumlandırıyor.
Office ve GitHub gibi temel iş kollarında kullanıcılar için asıl önemli olan, hangi büyük dil modelinin kullanıldığı değil; Copilot’ın iş süreçlerine sağladığı verimlilik artışı. Bu yaklaşım, Google’ın kendi modelini merkeze alan stratejisinden ve Amazon’un altyapı sağlayıcısı rolüne odaklanan yapısından belirgin şekilde ayrışıyor.
Şirket, büyük dil modellerini geliştirmekten ziyade, bu modelleri hızlı ve ölçeklenebilir şekilde ticarileştirmeyi hedefliyor. Bu da kısa vadede OpenAI’a olan bağımlılığı azaltırken, uzun vadede Microsoft’un kurumsal yapay zeka pazarında daha esnek bir konum elde etmesini sağlayabilir.
Hangi segmentler öne çıkıyor?
Üretkenlik ve İş Süreçleri segmenti, bilanço öncesinde en olumlu sinyallerin geldiği alanlardan biri. Office 365, Dynamics, Teams ve LinkedIn’i kapsayan bu segment, yapay zeka entegrasyonlarının etkisiyle son çeyreklerde güçlü bir büyüme sergiliyor.
Geçen çeyrekte %16’nın üzerinde büyüyen segment için şirketin verdiği gelir beklentileri, bu çeyrekte yıllık bazda %13-14 aralığında bir artışa işaret ediyor.
Microsoft’un genellikle muhafazakâr yönlendirmeler vermesi, bu segmentte yukarı yönlü bir sürpriz ihtimalini artırabilir.
Azure tarafında beklentiler yüksek
Bilanço açıklamasında piyasanın en fazla odaklanacağı alan, Intelligent Cloud ve özellikle Azure olacak. Azure’ın geçen çeyrekte %39’luk büyüme kaydetmesi, yapay zeka talebinin ne kadar güçlü olduğunu göstermişti.
Bu çeyrek için piyasa beklentileri %36 civarında bir büyümeye işaret ediyor. Ayrıca şirketin kalan sözleşme yükümlülüklerinin 392 milyar dolara ulaşması, Azure gelirleri açısından önümüzdeki yıllar için güçlü bir görünürlük sağlıyor.
Buna karşın kapasite kısıtları ve artan yatırım ihtiyacı, Azure büyümesinin marjlar üzerindeki etkisinin yakından izlenmesine neden oluyor. Yönetimin bu konuda vereceği mesajlar, fiyatlamada belirleyici olabilir.
Opsiyon piyasaları ne söylüyor?
Bilanço öncesinde opsiyon piyasalarındaki fiyatlamalar, Microsoft hisseleri için görece dengeli bir beklentiye işaret ediyor.
Put/Call oranının 0,67 seviyelerinde seyretmesi, yatırımcıların ağırlıklı olarak yükseliş yönlü pozisyon aldığını gösteriyor.
Beklenen volatilitenin diğer büyük teknoloji hisselerine kıyasla daha düşük olması ise, piyasanın bilanço sonrası sert fiyat hareketlerinden ziyade daha kontrollü bir fiyatlama beklediğini düşündürüyor.
Opsiyon piyasaları MSFT hisselerinde aşağı veya yukarı yönlü olmak üzere %4,7’lik fiyat hareketi öngörüyor.
Bu bilanço neden önemli?
Microsoft için bu bilanço, sadece finansal sonuçların değil, aynı zamanda stratejik mesajların da ön planda olacağı bir dönem olacak.
Yatırımcılar, artan yatırım harcamalarının uzun vadede ne kadar sürdürülebilir olduğu ve bu yatırımların ne ölçüde gelir ve kârlılığa dönüşeceği konusunda net sinyaller arıyor.
Azure büyümesinin korunması ve yapay zeka yatırımlarının ticari karşılığının netleşmesi halinde, Microsoft hisselerinde bilanço sonrası pozitif bir fiyatlama görmek mümkün olabilir. Aksi senaryoda ise kısa vadeli volatilite artışı gündeme gelebilir.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı