BitMEX CEO’su Stephan Lutz, Proof of Talk konferansında FXStreet’e verdiği röportajda, kripto piyasasının hem kriptoya özgü hem de gerçek dünya varlıkları (RWA) alanlarında azalan aktiviteyle birlikte tam anlamıyla bir ayı dönemine girdiğini belirtti. Lutz, Bitcoin’in dört yıllık döngüsünün ise hâlâ geçerliliğini koruduğunu ve piyasada bu trendin aşıldığına dair artan görüşlere katılmadığını ifade etti.
İşlem hacimleri, piyasa aktivitesinin yavaşlamasıyla birlikte düşüş gösteriyor.
Lutz, kripto ve tokenlaştırılmış varlıklarda işlem hacimlerinin son aylarda keskin şekilde gerilediğine dikkat çekti. Sadece kriptoya özgü varlıklarda değil, geleneksel varlıklar ve RWA’larda da işlem hacimlerinin, hesaplama yöntemine bağlı olarak, %40 ila %60 arasında azaldığını vurguladı.
Ekim ayından bu yana volatilitenin de düştüğünü belirten Lutz, RWA piyasalarında ise görece daha yüksek volatilite ve artan ilgi gözlendiğini söyledi. Bu ortamda yatırımcıların daha temkinli davrandığını ve çoğunun beklemede kaldığını ekledi.
Mevcut durgunluğa rağmen Lutz, yılın ilerleyen dönemlerinde, özellikle dördüncü çeyrekte toparlanma ihtimaline dair iyimserliğini koruduğunu dile getirdi.
Büyümenin bir sonraki dalgasını neyin tetikleyebileceği sorusuna ise Lutz, tek bir baskın anlatının olmadığını belirtti.
Büyüme Dinamikleri: Stablecoin’ler ve Düzenleyici Gelişmeler
Lutz, blok zinciri teknolojisi ve stablecoin’lerin geleneksel finans sistemine entegrasyonunun, özellikle Bitcoin’e yönelik ilgiyi yeniden artırabilecek önemli bir katalizör olduğunu ifade etti. Finansal kurumların daha geniş çapta benimsemesinin, ekosistem içindeki sermaye akışını daha verimli hale getirebileceğini söyledi.
Kripto sektörünün bir sonraki evresinde düzenlemenin rolüne de dikkat çeken Lutz, düzenleyici çerçeveleri benimseyenlerle merkeziyetsizlik ilkelerini ön planda tutanlar arasında bir ayrışma yaşanabileceğini belirtti. Ancak, düzenlemeye uyum sağlayanların çok daha büyük hacimlere ulaşacağını ve bunun net pozitif bir etki yaratacağını savundu.
ABD dışında yeterince takdir edilmeyen bir gelişme olarak CLARITY Act’e işaret eden Lutz, bu düzenlemenin bankacılık sistemi için blok zinciri altyapısına geçişte ihtiyaç duyulan netliği sağladığını söyledi. Lutz, bu düzenlemenin geleneksel finans oyuncularının kripto dünyasına teknolojik olarak girmesini mümkün kılacağını ve bunun küçümsenmemesi gerektiğini vurguladı.
ABD’deki siyasi ortamı da değerlendiren Lutz, Başkan Donald Trump döneminde uygulanan son politika değişikliklerinin, önceki yönetimlere kıyasla kripto sektörüne daha fazla destek verdiğini belirtti. Bu değişikliklerin, kurucuların ABD’ye geri dönmesini teşvik ettiğini ve inovasyonun önündeki engelleri azalttığını ifade etti.
Ancak Lutz, piyasa davranışlarının değiştiğini ve fiyat hareketlerinin artık daha çok anlık jeopolitik gelişmelerden etkilendiğini, ileriye dönük spekülasyonun etkisinin azaldığını söyledi. Geleneksel finans tarafında da benzer bir eğilim gözlendiğini ekledi.
Tokenlaştırılmış Tahviller: Yeni Piyasa Fırsatı
Geleceğe yönelik değerlendirmesinde Lutz, dijital varlık alanında özellikle ABD Hazine tahvilleri veya Avrupa’daki muadilleri gibi tokenlaştırılmış tahvillerin önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Kısa vadeli enstrümanların kriptoya özgü piyasalar için daha uygun olabileceğini ifade etti.
Tokenlaştırılmış varlıklar alanında sıradaki fırsatların ise enerji piyasaları, bant genişliği ve veri depolama olabileceğini söyledi.
Tokenizasyonun, özellikle bireysel yatırımcılar için geleneksel finansal piyasalara erişimde uzun süredir var olan engelleri ortadan kaldırdığını belirten Lutz, yeni dağıtım kanalları sayesinde klasik oyuncular ve ihraççılarla bağlantı kurmanın ve piyasalara erişimin kolaylaştığını, ayrıca verimlilik artışı sağlandığını vurguladı.
Bitcoin ve genel kripto piyasası, yazının kaleme alındığı sırada son 24 saatte sırasıyla -%5 ve -%3,8 düşüş kaydediyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: fxstreet.com