Küresel yatırımcıların Japon yeni karşısındaki düşüş beklentisi dikkat çekiyor. Oysa Japon para biriminin değer kazanmasını destekleyen birçok neden bulunuyor. Geçen ay Japonya Merkez Bankası (BOJ), faiz oranını %1’e yükselterek son 31 yılın en yüksek seviyesine çıkardı ve borçlanma maliyetlerinde artışların süreceği sinyalini verdi. Tahvil piyasalarında aralık ayına kadar yeni bir faiz artışı olasılığı %90’a yakın fiyatlanıyor.
Japonya’da nominal ücretler, üst üste dört ay boyunca %3’ün üzerinde artış gösterdi ve bu, 1992’den bu yana en uzun yükseliş serisi oldu. Ayrıca, BOJ’un 1 Temmuz’da açıkladığı Tankan anketine göre, büyük imalat şirketlerinin güveni 2018’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Bu da küresel enerji şokunun yarattığı olumsuz beklentilerin hafiflediğine işaret ediyor.
Yenin güçlenmesi için bir diğer neden ise Japon devlet tahvili getirilerindeki hızlı yükseliş. 10 yıllık tahvil faizi, 2024 sonuna kadar %1’in hemen üzerinde seyrederken, şu anda %2,8’e çıkarak 1996’dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Bu gelişme, Japonya ve ABD’nin gösterge tahvilleri arasındaki getiri farkını ekim 2023’teki yaklaşık dört puandan 1,7 puana kadar daralttı.
Tüm bu gelişmelere rağmen, 30 Haziran’da yen, ABD doları karşısında aralık 1986’dan bu yana en düşük seviyesine geriledi. Commodity Futures Trading Commission verilerine göre, hedge fonlar Japon yeni aleyhine pozisyonlarını 2007’den bu yana en yüksek seviyeye çıkardı.
Yen karşıtı beklentiler piyasada yaygın şekilde hissediliyor. Bank of America’nın 7 Temmuz tarihli raporunda, “Yıllar sonra ilk kez, geçen hafta yatırımcı toplantılarımızda tek bir yen iyimserine bile rastlamadık” ifadesi yer aldı. Bazı analistler, dolar karşısında 162 seviyesinde işlem gören Japon yeninin bir yıl içinde 180’e kadar gerileyebileceği riskine dikkat çekiyor.
Yendeki kalıcı değer kaybının arkasında birkaç neden bulunuyor. En önemlilerinden biri, tahvil getirileri ile para birimi arasındaki korelasyonun bozulması. Son 18 ayda getiriler hızla yükselirken, yenin değer kaybetmeye devam etmesi, genellikle kırılgan gelişmekte olan piyasalarda görülen bir olgu olarak öne çıkıyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: scmp.com