ABD Borsası Notları

Intel bilançosu öncesi opsiyonlarla nasıl pozisyon alabilirsin?

Intel bilançosu öncesi opsiyonlarla nasıl pozisyon alabilirsin?
Google News Icon Takip Et

Hızlı özet:

  • Intel sonuçları 22 Ocak piyasa kapanışı sonrası açıklanacak ve piyasa bu bilançoyu şirketin geri dönüş hikayesini test etmek için kullanacak.
  • Konsensüs beklenti 13,37 milyar dolar gelir ve 0,08 dolar hisse başına kâr ile yıllık bazda bir daralmaya işaret etse de, odak noktası 2026 için öngörülen büyüme ivmesi ve kârlılığa dönüş sinyalleri olacak.
  • ABD hükümetinin stratejik desteği ve Nvidia ile yapılan devasa yatırım anlaşması hisse için büyük bir önem taşıyor. 18A üretim teknolojisindeki verimlilik oranları da bir diğer belirleyici faktör olarak öne çıkıyor.
  • Dökümhane iş birimindeki yüksek zararlar ve PC pazarındaki belirsizlikler hisse üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor; yönetimden gelecek nakit akışı ve maliyet disiplini mesajları risk primini belirleyecek.
  • Opsiyon piyasası ve analist revizyonları, hissenin son dönemdeki güçlü rallisinin ardından bilanço sonrası %8,82’lik bir volatilite fiyatlıyor; 50-60 dolar bandı ise analistlerin yeni hedef bölgesi olarak dikkat çekiyor.

Intel, yatırımcılar nezdinde artık sadece kişisel bilgisayar pazarındaki hakimiyetini korumaya çalışan bir şirket değil. Onun yerine odağını tamamen radikal bir teknolojik dönüşüme çevirmiş durumda. Piyasalar, şirketin geleneksel pazar payı verilerinden ziyade, özellikle 18A sürecindeki başarısına, dökümhane modelinin işleyip işlemediğine ve bu süreçte üstlenilen devasa sermaye harcamalarının ne zaman somut birer kazanca dönüşeceğine kilitlenmiş vaziyette.

Dolayısıyla 22 Ocak’ta piyasalar kapandıktan sonra ilan edilecek finansal sonuçlar, yalnızca geride kalan zorlu dönemin bir dökümü olmakla kalmayacak, aynı zamanda Intel’in 2026 vizyonu kapsamında vadettiği büyüme hedeflerinin ne ölçüde ayakları yere basan bir stratejiye dayandığını da test edecek.

Intel’in yarınki bilançosunda 18A teknolojisinin Panther Lake ile ticari hayata geçiş başarısı, Nvidia’nın 5 milyar dolarlık nakit enjeksiyonu ve hükümet destekleriyle güçlenen sermaye yapısı ile zarar yazan Dökümhane biriminin maliyet disiplini arasındaki denge, hisse fiyatının yönünü tayin edecek en temel belirleyiciler olabilir.

Piyasa bu çeyrekte ne kadar gelir ve kâr bekliyor?

Piyasa beklentisi, bu çeyrekte Intel’in gelir ve kâr tarafında yıllık bazda düşüş göstermesi yönünde.

Konsensüs, çeyrek gelirinin yaklaşık 13,37 milyar dolar seviyesinde gerçekleşeceğini ve bunun yıllık bazda yaklaşık %6,2’lik bir daralma anlamına geleceğini işaret ediyor. Ancak Intel’in son dönemde PC tarafındaki pazar payı kayıplarına rağmen veri merkezi tarafında toparlanma emareleri göstermesi, gelir tarafında sürpriz potansiyelini canlı tutuyor.

Intel bilançosu öncesi opsiyonlarla nasıl pozisyon alabilirsin?

Kârlılık tarafında beklenti, hisse başına kârın 0,08 dolar seviyesinde olması. Bu, yıllık bazda %38,5’lik bir düşüşe işaret etse de önceki çeyreklerdeki zarar tablolarına kıyasla operasyonel bir toparlanma çabasını yansıtıyor. 

Özellikle analistlerin son 30 günde tahminleri %13 aşağı revize etmesi, çıtanın düşürüldüğünü ve olası bir pozitif sürprizin hisseyi yukarı taşıyabileceğini gösteriyor.

Intel’in artık sadece işlemci satan değil, aynı zamanda büyük fabrikalar inşa eden bir şirket olarak nakit akışı kritik önemde. Şirket bilançosunu düzeltmek için borç ödemeye ve serbest nakit akışını pozitife çevirmeye odaklanmış durumda. 

Bu çeyrekte yatırımcıların görmek isteyeceği şey, nispeten gereksiz görülen harcamaların kısılıp kısılmadığı olacak.

Dökümhane zararları ve 18A sürecinde “Tamam mı, devam mı?” evresi

Intel’in bilanço sonrası fiyatlamasında dökümhane biriminin performansı belirleyici olacak. Çünkü şirket işlemci satarak para kazansa da, fabrika yatırımlarıyla milyarlarca dolar harcıyor.

Dökümhane işi geçtiğimiz dönemlerde milyar dolarlık operasyonel zararlar yazdı. Piyasa, 18A üretim teknolojisindeki verimlilik oranlarının %60 seviyesini aştığına dair gelen haberlerin finansal tablolara yansımasını görmek isteyebilir. Eğer yönetim, Panther Lake işlemcilerinin üretiminde verimliliğin arttığını ve maliyetlerin kontrol altına alındığını teyit ederse, bu Intel’in TSMC ile rekabet edebileceğine dair güveni tazeleyebilir.

Ancak dökümhane zararları artarak devam ederse veya 18A için Apple gibi dış müşterilerden somut sipariş haberleri gelmezse, piyasa bunu teknolojik bir başarı ama ticari bir başarısızlık olarak okuyabilir.

Intel bilançosu öncesi opsiyonlarla nasıl pozisyon alabilirsin?

Şirketin 2026 beklentileri neden bu kadar kritik?

Intel’in 2025 performansı bir geçiş yılı olarak kabul edildi. Ancak piyasa 2026’yı şirketin yeniden büyüme motorlarını çalıştıracağı yıl olarak fiyatlıyor. 

Buradaki kritik ayrım şu: Yönetim 2026 için vereceği yönlendirmede, büyümenin kaynağını sadece PC pazarındaki döngüsel toparlanmaya mı dayandıracak, yoksa 18A süreci ve yapay zeka ürünlerinden gelecek katkıyı somutlaştırabilecek mi?

Yapay zeka özellikli PC’lerin 2026’da sevkiyatlarının %52 artması beklenirken, Intel’in yeni nesil işlemcileriyle bu pastadan ne kadar pay alacağı, hissenin pahalı görünen değerlemesini haklı çıkarıp çıkarmayacağını belirleyecek.

Hükümet desteği ve Nvidia ortaklığı artık yan hikâye değil, ana hikâyenin parçası

Intel için en büyük güvenlik ağı, ABD hükümetinin ve stratejik ortakların desteği haline geldi.

CHIPS Yasası kapsamında sağlanan 8,9 milyar dolarlık hibe ve ABD hükümetinin şirkette edindiği yaklaşık %10’luk hisse, Intel’i batmasına izin verilemeyecek, stratejik bir varlık konumuna getirdi. Buna ek olarak, Nvidia’nın 5 milyar dolarlık yatırımı ve Intel’in üretim kapasitesini kullanma niyeti, şirketin sadece bir rakip değil, aynı zamanda yapay zeka ekosisteminin kritik bir ortağı olduğunu gösteriyor.

Yatırımcılar bu çeyrekte, bu stratejik desteklerin bilançoya nakit girişi olarak nasıl yansıdığını ve gelecekteki sermaye ihtiyaçlarını ne kadar karşılayacağını duymak isteyecek. Bu destekler, Intel’in yüksek borçluluk ve nakit yakma endişelerini hafifleten en önemli unsur.

Jeopolitik satranç tahtasındaki son hamleler de Intel’in önemini artıran kritik bir faktör. ABD’nin Venezuela eksenindeki hamlelerine karşı Çin cephesinden gelen sessizlik, küresel güçlerin kendi nüfuz alanlarına odaklandığı zımni bir denge arayışını andırıyor. Bu senaryoda, Çin’in Tayvan üzerindeki olası bir hakimiyeti, dünyanın en gelişmiş dökümhanesi TSMC’nin ve dolayısıyla küresel çip üretiminin Pekin’in kontrolüne geçmesi riskini doğuruyor. 

Teknoloji liderliğinin tamamen Asya’ya kayması ihtimali, Washington için Intel’i ticari bir şirket olmaktan çıkarıp, Batı dünyasının teknolojik bağımsızlığının korunmasını sağlayabilecek önemli bir şirket haline getiriyor. Intel’e sağlanan bu devasa destekler, aslında olası bir Tayvan krizine karşı alınan en pahalı ama en gerekli sigorta poliçesi niteliğinde.

Değerleme artık eskisi kadar ucuz görünmüyor ama potansiyel büyük

Intel hisseleri son aylarda yaşanan ralli ve stratejik haber akışıyla birlikte dipten döndü ve değerlemesi 77 ileri FK gibi yüksek seviyelere ulaştı. Bu, teknoloji endeksinin oldukça üzerinde bir prim anlamına geliyor.

Ancak piyasa Intel’i şu anki kârına göre değil, 2026 ve 2027’de gerçekleşmesi beklenen büyüme potansiyeline göre fiyatlıyor. Citi ve KeyBanc gibi kurumların hedef fiyatlarını 50-60 dolar bandına yükseltmesi, bu büyüme hikayesine olan inancı yansıtıyor.

Bilanço sonrası fiyatlama açısından en önemli şey, şirketin bu yüksek beklentileri karşılayacak uygulama gücünü gösterip gösteremeyeceği olacak. Eğer 18A verimliliği ve müşteri kazanımı konusunda net mesajlar verilirse, mevcut primli değerleme korunabilir. Ancak üretimde bir aksama veya kârlılıkta zayıflama sinyali, hisse üzerindeki oynaklığı artırabilir.

Bilanço öncesi opsiyon piyasalarında nasıl bir hamle alabilirsin?

Opsiyon piyasaları bilanço sonrasında aşağı veya yukarı yönlü olmak üzere %8,82’lik bir fiyat hareketine işaret ediyor. 

Intel bilançosu öncesi opsiyonlarla nasıl pozisyon alabilirsin?

Geçmişteki fiyat hareketi aralık tahminleri ve gerçekleşen hareketlere baktığımızda son 9 çeyreğin sadece 3’ünde bilanço sonrası pozitif kapanış gözlemlendi. Son 5 çeyrekteki kapanışların tamamı ise tahmin edilen tahmin aralıklarında gerçekleşti.

Ancak Intel’in hikayesi hükümet desteği ve Nvidia ortaklığı eşliğinde artık çok farklı.

​​Açık pozisyon ve hacim bize ne anlatıyor?

Burada bir diğer kritik okuma da açık pozisyonların nerede biriktiği. Çünkü açık pozisyon, piyasanın o seviyede hâlâ taşınan bir pozisyonu olduğunu gösterir.

Buna ek olarak hacimi takip etmek de büyük önem taşıyor. Çünkü açık pozisyonlar belki de aylar öncesinde açılmış ve son gelişmelerden bağımsız olarak halen açık olabilir. Ancak hacim belirli bir zaman aralığında yapılan işlem sayısını gösterdiğinden son gelişmeler sonrası piyasanın hangi yöne hareket beklediğini bize daha net gösterebilir.

Bilanço sonrası hem yatırımcıların Intel’e bakış açısını değerlendirilmesi hem de yaşanabilecek sert hareketlerin daha ideal bir doğruya oturması için ileri bir vade tarihi seçmek güvenli olacaktır. Açık pozisyon ve hacim bakımından da zengin bir vade olması nedeniyle 20 Şubat 2026 opsiyonları üzerinden bir örnek bakalım.

20 Şubat 2026 vadeli işlemlerde dikkat çeken noktalar şöyle:

  • 45 dolar alım opsiyonu: yaklaşık 37.000 açık pozisyon, 20.000 hacim
  • 50 dolar alım opsiyonu: yaklaşık 32.000 açık pozisyon, 12.000 hacim
  • 55 dolar alım opsiyonu: yaklaşık 32.000 açık pozisyon, 6.000 hacim
  • 60 dolar alım opsiyonu: yaklaşık 20.000 açık pozisyon, 962 hacim
  • 45 dolar satım opsiyonu: yaklaşık 18.000 açık pozisyon, 280 hacim
  • 40 dolar satım opsiyonu: yaklaşık 15.000 açık pozisyon, 4.580 hacim
  • 38 dolar satım opsiyonu: yaklaşık 16.000 açık pozisyon, 6.500 hacim

Görüldüğü üzere alım tarafı 45-55 dolar arasında yoğunlaşmış durumda, daha çok hacim ise 45-50 dolar arasında. Bu yatırımcıların yukarı yönlü bir hareket beklediğini, ama olası bir beklentide yanılma durumunda ise opsiyonlarının içsel değerini korumak istediklerini gösteriyor.

Öte yandan satış tarafında ise, her ne kadar 45 dolarda yaklaşık 18.000 açık pozisyon olsa da hacimdeki düşük seviye, düşüş yönlü beklentileri olan yatırımcıların hafif düşüşten ziyade sert düşüş beklediğini gösteriyor. 38-40 dolar seviyesinde görülen hacimler de bunu doğrular durumda.

Yani genel görünüm yükseliş yönünde, ancak sert düşüş ihtimali de bir kenarda duruyor.

Bu aşamada yapılabilecek en doğru şey, hamleleri yatırımcı türüne göre şekillendirmektir:

  1. “Hem haberlerden hem de bilançodan ümitliyim, yükseliş bekliyorum” diyen yatırımcı

Bu profil için klasik şekilde call opsiyonu almak en net araç. Bu stratejiye uygun olarak opsiyon piyasası 45-50 dolar seviyesini işaret ediyor. ATM seviyesinin de 20 Ocak kapanışı itibariyle bu aralıkta yer alıyor olması, opsiyonun içsel değerinin korunması açısından da doğru bir strateji olabileceğini gösteriyor.

Bu doğrultuda bilanço sonrası iyi bir senaryoda yatırımcı kara geçer. 

Kritik bir nokta ise kullanım fiyatını doğru seçmek. Güncel fiyat seviyesinden aşağı doğru uzaklaşmak maliyeti arttırabilir, ancak olası düşüşlerde daha korunaklı olabilir.

  1. “Elimde Intel var ve sınırlı yükseliş bekliyorum” diyen yatırımcı

Bu düşünceye sahip yatırımcı için en uygun strateji 60 dolar bandından covered call stratejisi olabilir. 

Bu stratejide yatırımcı, yükseliş ihtimalinde hem elindeki hisselerin yükselişinden faydalanır, hem de prim toplar. Ancak güçlü bir yükseliş yaşanması durumunda ise hisselerini elden çıkarmayı kabul eder.

Bu stratejide yaşanabilecek olumsuz bir senaryo hissenin çok güçlü yükselmesidir. Örneğin hisse 70 doların üstüne yükselirse yatırımcı, daha fazla kazanma şansını kaçırmış olur.

  1. “Düşüş bekliyorum, düşüşe karşı korunmak veya bundan para kazanmak istiyorum” diyen yatırımcı

Bu profil için klasik strateji put opsiyonu almak. Burada amaç elinde hisse olan yatırımcılar için zararı sınırlamak, elinde hisse olmayan yatırımcılar için ise düşüşten gelir elde etmek.

Opsiyon piyasasındaki yoğunlaşmanın işaret ettiği 45-40 dolar bandı, put stratejisi için iyi seviyeler olabilir. 38 dolar seviyesindeki açık pozisyon ve hacimlere bakınca bu seviye de ek bir plan olarak akılda bulunabilir. 

Ayrıca eğer yatırımcının beklediği düşüş sert ise, ATM seviyesine uzak seviyelerden put alarak maliyetini daha sınırlı tutabilir.

  1. “Hisse şu an pahalı, ancak düşerse portföye eklemek isterim” diyen yatırımcı

Bu profil için en profesyonel yaklaşım cash secured put stratejisidir. Opsiyon verilerindeki 38-40 dolar bandındaki hacim artışı da piyasanın bu bölgeyi destek veya alım fırsatı olarak gördüğünü doğrular nitelikte. 

Bu stratejide yatırımcı, hisseyi güncel fiyattan almak yerine belirlediği alt seviyeden alma taahhüdü vererek prim elde eder. Vade sonunda hisse düşmezse alınan prim yatırımcıya kar kalır. 

Hisse düşerse de alınan prim sayesinde maliyet, piyasa fiyatının altına çekilerek hisse portföye eklenmiş olur. 

Burada olumsuz durum, hissenin 38-40’lı seviyelerin de altına sert düşüşü sonucu ortaya çıkar. Böyle bir senaryoda yatırımcı, çok daha ucuza alabileceği hisseyi taahhüt ettiği fiyattan almak durumunda kalır.

  1.  “Yönü farketmeksizin sert hareket bekliyorum” diyen yatırımcı

Burada yapılabilecek en mantıklı hamle, hissenin hem düşüşüne hem de yükselişine oynayan straddle stratejisidir. 

Fakat bilanço öncesinde bu opsiyonlar pahalı olduğu için, kâr edilebilmesi hissenin yerinde durmamasına bağlıdır. 

Fiyat çok sert bir şekilde aşağı veya yukarı fırlamazsa, ödenen primler zamanla erir ve zarar edilir. Yani bu strateji, sadece “sert bir hareket olacak” diye düşünenler içindir.

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı

Notification Icon

Aktar, tut, kazan

Midas'a varlık aktar, 90 gün tut; AirPods Pro 3, Apple Watch Series 11 veya iPhone 17 Pro senin olsun.

Hemen Keşfet