Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Çin’in nadir toprak elementleri ihracatına getirdiği kısıtlamaların, ülke dışındaki 6,5 trilyon dolarlık üretimi arz şoklarına açık hale getirebileceği uyarısında bulundu. Ajans, stratejik minerallerin küçük hacimlerinin bile küresel ekonominin büyük bir bölümünü tehdit edebileceğine dikkat çekti.
Çin, küresel nadir toprak elementleri işleme kapasitesinde lider konumda bulunuyor. Ülke, ekim ayında ihracat kontrollerini daha fazla maddeyi kapsayacak şekilde genişletti ve lisans gerekliliklerini sıkılaştırdı. Ancak bu düzenlemelerin tam olarak uygulanmasını bir yıl erteledi. Nadir toprak elementleri; otomobil, uçak, elektronik, silah sistemleri, rüzgar türbinleri ve veri merkezlerinde kullanılan 17 metalden oluşuyor. Reuters’ın aktardığına göre, ABD ve Avrupa, potansiyel ekonomik etkinin neredeyse yarısını üstlenmek durumunda kalabilir.
IEA Başkanı Fatih Birol, son analizlerinin, büyük ekonomik değerlerin görece küçük miktardaki kritik minerallere bağlı olduğunu ve bu tedarik zincirlerinin yüksek oranda yoğunlaşmış olması nedeniyle kırılgan olduğunu belirtti.
Ajans, otomotiv üretiminin Çin dışında 3 trilyon doları aşan doğrudan riskle en fazla etkilenecek sektör olduğunu, ardından elektronik ve ulaşımın geldiğini açıkladı. Ayrıca, Çin’in işlenmiş grafitte %90’ın üzerinde paya sahip olması nedeniyle, grafit üzerindeki tam kontrollerin 300 milyar dolarlık ek bir riski gündeme getirebileceği ifade edildi.
ETF Yatırımcıları Çift Taraflı Riskle Karşı Karşıya
Çin’in nadir toprak elementleri üzerindeki hakimiyetini artırması ve Washington’ın Pekin’in bu alandaki üstünlüğüne karşı adımlar atması, yatırımcılar için iki yönlü risk oluşturuyor. VanEck Rare Earth and Strategic Metals ETF (REMX), nadir toprak ve stratejik metallerin üretimi, rafinasyonu ve geri dönüşümünde faaliyet gösteren şirketleri izliyor ve portföyünde Çinli tedarikçiler de bulunuyor. VanEck, sektörün arz-talep ve jeopolitik dinamiklerinin dalgalı olduğunu belirtiyor.
Global X Rare Earth & Critical Materials ETF (EART), elektrikli araçlar, enerji depolama, robotik ve radar sistemlerinde kullanılan malzemelere daha geniş bir erişim sunarken, Sprott Critical Materials ETF (SETM) ise daha geniş bir kritik malzeme sepetini takip ediyor ve yatırım artışından upstream şirketlerin fayda sağlayabileceğini öngörüyor.
Fiyatların yükselmesi veya Batılı tedarik zincirlerinin politika desteği alması durumunda yatırımcılar için yukarı yönlü potansiyel oluşsa da, Pekin’in kısıtlamaları ertelemesi, lisans vermesi veya ticaret görüşmelerinin yumuşaması halinde sert geri çekilmeler yaşanabileceği vurgulanıyor.
Batılı Projeler Çin’in Payını Azaltıyor
IEA, ABD ve Malezya’daki yeni rafinasyon projelerinin Çin’in küresel rafinasyon payını 2023’te %90’dan %85’e düşürdüğünü açıkladı. Planlanan projelerin hayata geçmesi halinde bu oranın 2035’e kadar %70’e gerileyebileceği öngörülüyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Benzinga