Hürmüz Boğazı şoku ABD’de enflasyonu yükseltiyor, büyümeyi yavaşlatıyor
Hürmüz Boğazı’ndaki kesintinin ekonomik etkileri ABD ekonomisini olumsuz etkilemeye devam ediyor. Bu durum, enflasyonun yükselmesine ve büyümenin yavaşlamasına yol açarken, Wall Street’te ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bir sonraki adımının faiz artırımı olup olmayacağı tartışılıyor.
Nisan ayı Kişisel Tüketim Harcamaları raporuna göre, ABD’de manşet enflasyon yıllık bazda %3,8’e yükselerek 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Ayrıca, 2026’nın ilk çeyreğine ilişkin gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) büyümesi, ilk tahmin olan %2’den %1,6’ya aşağı yönlü revize edildi.
Artan fiyatlar ve yavaşlayan büyüme, İran savaşı kaynaklı enerji şokunun makroekonomik etkilerini gösteriyor. Buna rağmen, ABD hisse senedi piyasası rekor kırmaya devam ediyor. S&P 500 endeksi (SPY), cuma günü ilk kez 7.550 puanın üzerine çıktı.
Ekonomik büyümenin aşağı yönlü revizyonunda, Oxford Economics’in baş ABD ekonomisti Michael Pearce’a göre, kâr artışındaki yavaşlama ve stoklardaki beklenenden büyük düşüş etkili oldu. Özellikle hizmet harcamalarında, tıbbi hizmetler başta olmak üzere, çeyrek boyunca yavaşlama görüldü. İşletme stokları ise önceki tahminlerden daha fazla azaldı. Pearce, stokların düşük seviyede olması nedeniyle yıl sonuna doğru veya 2027 başında yeniden stok artışı bekliyor; ancak savaşın ve tedarik zinciri üzerindeki belirsizliğin bu toparlanmayı geciktirebileceğini belirtti.
Tüketici Baskı Altında
Nisan ayı gelir ve harcama verileri, ABD’li tüketicilerin artan baskı altında olduğunu gösterdi. Kişisel gelir aylık bazda %0,1 gerilerken, reel harcanabilir gelir %0,5 düştü. Kişisel tasarruf oranı ise %2,6’ya inerek haziran 2022’den bu yana en düşük seviyeye geriledi. Haneler, harcamalarını sürdürebilmek için birikimlerini kullanmaya başladı.
Pearce, yılın geri kalanında tüketici harcamalarının %2’nin altında büyümesini bekliyor. Nisan ayındaki yavaşlama ve ilk çeyrekteki aşağı yönlü revizyon, tüketicilerin baskı altında olduğunu ancak henüz harcamalarda ciddi bir düşüş yaşanmadığını gösteriyor.
Enflasyon ve Fed’in Tutumu
Nisan verileri, Fed’in enflasyon konusunda şahin tutumunu güçlendirdi. Fed yetkilileri, Hürmüz Boğazı’ndaki enerji şokunu geçici bir unsurdan ziyade, merkez bankasının güvenilirliğine yönelik bir tehdit olarak değerlendiriyor. Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, enflasyonu düşürmenin öncelikli hedef olduğunu ve fiyatların hâlâ “çok yüksek” olduğunu vurguladı. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook ise enflasyonun yanlış yönde ilerlediğini, beklenen dezenflasyonun zamanında gerçekleşmemesi halinde faizlerin artırılabileceğini belirtti. Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, son bir yılda tarifeler nedeniyle dezenflasyonun durduğunu ve enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonu yeniden yükselttiğini ifade etti.
Yapay Zekâdan Beklenti Sınırlı
St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem, yapay zekâ kaynaklı bir verimlilik artışının mevcut enflasyon sorununu çözmeyeceği konusunda uyardı. Musalem, gelecekteki verimlilik artışına güvenmenin riskli olacağını, 1970’lerde Fed’in petrol şoklarını yanlış değerlendirmesini örnek göstererek belirtti.
Genel olarak, Fed’in enerji şokunun kalıcı olabileceği ve faiz indirimine hazırlık yapmadığı, aksine faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği veya gerekirse artırılabileceği öne çıkıyor.
Sonuç
Nisan verileri, yeni Fed Başkanı Kevin Warsh döneminde bankanın karşı karşıya olduğu zorlukları netleştiriyor. Büyüme yavaşlarken, tüketiciler tasarruflarını harcamaya başlıyor ve Hürmüz kaynaklı enflasyon, faiz artışını yeniden gündeme getiriyor. Buna rağmen, Goldman Sachs yıl sonu S&P 500 hedefini 7.600’dan 8.000 puana yükseltti ve güçlü kâr görünümüne dikkat çekti. Bu da hisse senetlerinin, tahvil piyasasının aksine, dirençli bir fiyatlama yaptığını gösteriyor.
Sonuç olarak, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler ABD ekonomisini sessizce şekillendiriyor: daha yüksek fiyatlar, daha yavaş büyüme ve manevra alanı daralan bir merkez bankası.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Benzinga