Piyasalar son dönemde karamsar tablodan hızla sıyrılarak yeniden güçlü bir iyimserlik fazına geçiş yaptı.
Henüz bir ay önce 18 seviyelerinde aşırı korkuya işaret eden Korku ve Açgözlülük Endeksi, bugün 67 seviyesine tırmanarak ibreyi belirgin bir şekilde açgözlülüğe çevirdi.
Endeks opsiyonlarındaki Put/Call oranının da Mart sonundaki 1,1 seviyelerinden 0,8 seviyesine gerilemesi ise, yatırımcıların aşağı yönlü risklerden korunma ihtiyacının azaldığını ve risk iştahının yeniden masaya döndüğünü gösteriyor.
Bu toparlanmanın arkasında makro taraftaki ton değişimi belirleyici oluyor. Son açıklanan enflasyon verisi, önceki aylara kıyasla daha kontrollü bir patikaya işaret ederken, fiyat baskılarının zirveyi geride bırakmış olabileceğine dair algıyı güçlendirdi.
Bu veri tek başına yeterli olmasa da, piyasanın “daha öngörülebilir bir Fed” senaryosunu fiyatlamasına zemin hazırlıyor. Aynı dönemde Kevin Warsh’un Fed tarafında aktif rol alacak olması, para politikasında daha net ve piyasa dostu bir iletişim ihtimalini gündeme getiriyor.
Bu ortamda yatırımcı odağı piyasa içindeki gecikmeli fırsatlara kayıyor.
Bu noktada ilk kriterimiz yılbaşından bu yana getirinin S&P 500’ün altında kalması.
Böylece piyasa genelindeki yükselişe henüz tam olarak katılamamış hisseler öne çıkıyor. Endeks yukarı giderken geride kalan bu şirketler, çoğu zaman zayıf temel değil, gecikmeli fiyatlama nedeniyle baskı altında kalabilir. Piyasa koşulları iyileşmeye devam ederse, bu tür hisselerde “yakalama rallisi” olarak adlandırılan gecikmeli tepki potansiyeli daha belirgin hale gelebilir.
İkinci kriterimiz, “GÜÇLÜ AL” notu veren analist sayısının 10’un üzerinde olması.
Fiyat performansı zayıf olsa bile, analist beklentilerinin güçlü kalması kritik bir ayrışmaya işaret eder. Wall Street tarafında geniş bir analist konsensüsünün pozitif kalması, olası bir yukarı yönlü revizyon veya katalizör durumunda fiyat hareketinin daha sert olabileceğini gösteriyor.
Üçüncü kriterimiz teknik tarafta konumlanmayı ölçüyor. Fiyatın EMA 200’ün altında, EMA 20’nin ise üzerinde olması.
Bu yapı, hissenin uzun vadeli düşüş trendinden henüz tamamen çıkmadığını ancak kısa vadede momentum kazanmaya başladığını gösteriyor. Başka bir ifadeyle, büyük trend hâlâ temkinliyken kısa vadeli alıcıların devreye girdiği bir geçiş bölgesi oluşuyor.
Son kriterimiz ise momentumun teyidi olan MACD sinyalinin sıfırın üzerinde olması.
MACD’nin pozitif bölgeye geçmesi, kısa ve orta vadeli hareketli ortalamalar arasındaki farkın yukarı yönlü genişlediğini gösterir. Bu da alım momentumunun güç kazandığına işaret eder.
Filtreler:
- Yılbaşından Bu Yana Getiri < S&P 500 Getirisi
- “GÜÇLÜ AL” Notu Veren Analist Sayısı > 10
- EMA 200 > Fiyat
- EMA 20 < Fiyat
- MACD Sinyali > 0

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı