Giustra: Bakırda arz krizi kapıda, büyük madenciler dört yatağa kilitlenecek

Google News Icon Takip Et

Madencilik finansörü Frank Giustra, küresel emtia piyasalarında yapısal bir paradigma değişimi konusunda uyarıda bulunuyor. Sektörde 45 yıllık finansman tecrübesine sahip olan Giustra, bakırda ciddi bir arz sıkıntısı yaşanacağını, altının ise egemen borç ve para birimi değer kaybına karşı koruma aracı olarak yeniden fiyatlandığını belirtiyor.

Giustra, bir röportajında “Bakır, dünyadaki neredeyse tüm elektrifikasyon endüstrilerinin belkemiğidir” dedi. Elektrik şebekeleri, elektrikli araçlar, yapay zekâ veri merkezleri ve stratejik stoklamadan gelen talebin, hızlı yanıt veremeyen madencilik sektörüyle çakıştığını vurguladı.

Sonuç olarak, iki farklı piyasa oluştuğunu savunuyor. Bakır, elektrifikasyona bağlı kıt bir varlık gibi işlem görmeye başlarken, altın ise artan devlet borçları karşısında bir emtia olmaktan çıkıp tarafsız bir rezerv para birimi işlevi görüyor.

Farklı Sinyaller

Giustra, iki metal arasında ayrım yapıyor. Bakır, ekonomik faaliyet yavaşladığında talebin düştüğü bir sanayi göstergesi olarak resesyonlara karşı hassas. Altın ise, Giustra’ya göre, “para” ve itibari para birimlerine ve artan egemen borç yüküne karşı bir değer koruma aracı.

Küresel borcun yaklaşık 350 trilyon dolar seviyesinde olduğunu tahmin ediyor. Giustra’ya göre, hükümetlerin siyasi olarak uygulanabilir çok az seçeneği var. Vergi artışları ve harcama kesintileri olası görünmüyor; bu nedenle merkez bankalarının yeniden düşük faizlere, niceliksel genişlemeye ve para arzını artırmaya döneceğini öngörüyor.

“Bu sessiz bir vergidir,” diyor Giustra. “Sizi enflasyon yoluyla soyacaklar.”

Ayrıca dolarizasyonun azalmasına dikkat çekiyor. Merkez bankaları ABD doları varlıklarından çıkıp altına yöneliyor. Uluslararası Ödemeler Bankası da altını artık Hazine tahvilleriyle eşdeğer bir birinci seviye rezerv varlık olarak sınıflandırıyor.

Doların merkez bankası rezervlerindeki payı yaklaşık %70’ten %56’ya geriledi. Giustra, “Bu yıl ankete katılan merkez bankalarının %68’i 2026 ve sonrasında daha fazla altın almayı planladıklarını belirtti” diyor.

Son dönemdeki zayıflığın ise sadece “likidite olayı” olduğunu, temel göstergelerde bir değişiklik olmadığını ekliyor.

“2001’de altın ons başına 250 dolarken almaya başladım. Hiç satmadım,” diyor Giustra. “Daha da yükselecek. Ne kadar ve ne sürede? Hiçbir fikrim yok. Ama çok daha yükseleceğini düşünüyorum.”

Bakırda Arz Krizi ve Stratejik Dörtlü

Bakır konusunda Giustra, JPMorgan’ın 2030’da 2 milyon tonluk, 2035’te ise 8 milyon tona ulaşacak bir açık öngördüğünü aktarıyor. Bu rakamlara yalnızca veri merkezlerinin on yıl sonunda yaklaşık 500 bin ton tüketebileceği dahil değil.

Ancak büyük bakır yataklarının keşiften üretime geçmesi 10 ila 15 yıl, bazen 20 yıl sürebiliyor. Giustra, 2050’ye kadar her yıl altı yeni dünya çapında bakır madenine ihtiyaç olabileceğini söylüyor.

Bununla birlikte, bu ölçekte yataklar giderek daha nadir hale geliyor. Giustra’ya göre, büyük madencilik şirketlerinin kontrolü dışında, sektörün aradığı ölçekte yalnızca dört gelişmemiş, yüzeye yakın yatak bulunuyor: Kolombiya’da Copper Giant Resources Corp. (Giustra bu şirkette yatırımcı), Ekvador’da Solaris Resources Inc. (SLSR), Arjantin’de Aldebaran Resources Inc. ve yine Arjantin’de McEwen Inc.’in (MUX) iştiraki McEwen Copper.

“Eskiden bildiğimiz dünya düzeni artık yok,” diyor Giustra. Bakır ve kritik mineraller için yaşanan yarışı daha geniş bir jeopolitik rekabetin parçası olarak tanımlıyor. Çin, onlarca yıl önce yurtdışındaki yatakları güvence altına almaya başladı. ABD ve Avrupa ise şimdi üretici ülkelerin ihracat kontrollerini, yerli işleme kurallarını ve izin gerekliliklerini sıkılaştırmasıyla bu yarışta geriden gelmeye çalışıyor.

Satın Alımlar Kapıda

Kıtlığa rağmen, Giustra’ya göre büyük madencilik şirketleri son emtia süper döngüsünden sonra hâlâ temkinli. O dönemde yapılan agresif satın almalar, 2012 civarında patlama sona ermeden önce bilançolara zarar vermişti.

Büyükler artık keşif, izin ve fizibilite riskini küçük şirketlere bırakıp, daha sonra daha yüksek fiyatlardan satın almayı tercih ediyor. Giustra, “İki, üç, dört katı ödemişler umurlarında değil,” diyor. “Sadece riski azaltmak istiyorlar.”

Ancak bu disiplinin kalıcı olmayacağını düşünüyor. Giustra, her seviyede konsolidasyon bekliyor: büyükler arasında birleşmeler, seçkin küçüklerin satın alınması ve ölçek kazanmak isteyen daha küçük geliştiriciler arasında savunmacı birleşmeler.

“Bu çılgınlık henüz geri gelmedi,” diyor, “ama gelecek.”

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Benzinga