ABD Borsası Notları

Fed, beklendiği gibi faizleri sabit bıraktı

Fed, beklendiği gibi faizleri sabit bıraktı
Google News Icon Takip Et

Fed, politika faizini piyasa beklentisine paralel şekilde %3,50 – %3,75 seviyesinde sabit bıraktı.

Bu kararın sürpriz olmadığı belirtilebilir. Hem ABD/İsrail-İran Savaşı sonucunda İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla yükselen petrol fiyatlarına ilişkin endişeler hem de son PCE verisinin yüksek seyrini koruması, Fed’in bugünkü kararının fiyatlamalara önceden yansımasına neden olmuştu.

Yatırımcılar, bugün faiz kararının ötesinde çeyreklik olarak açıklanan noktasal grafikteki beklentilere odaklanacak. Fed Başkanı Powell’ın da konuşmasında benimsediği ton, fiyatlamaların şekillenmesinde etkili olacak. Powell, saat 21.30’da kamera karşısına geçecek.

Karar metninde ne değişti?

Karar metni “bekle-gör” duruşunu koruyor ancak dildeki ince değişiklikler Fed’in risk değerlendirmesinde belirgin bir kaymaya işaret ediyor.

Önceki metinlerde yer alan “işsizlik düşük kalmaya devam ediyor” ifadesinin çıkarılması ve yerine işsizlik oranının son aylarda “çok az değiştiği” vurgusunun getirilmesi, işgücü piyasasındaki güçlülük anlatısının yumuşatıldığını gösteriyor. Bu, istihdam tarafında momentum kaybının daha temkinli bir dille kabul edildiğine işaret ediyor.

Enflasyonun hâlâ yüksek seyrettiği ifadesi korunurken, metnin genel tonunun büyüme ve istihdam tarafındaki zayıflamaya daha duyarlı hale geldiği görülüyor. Bu da Fed’in ikili mandatında ağırlığın marjinal olarak istihdam tarafına kaymaya başladığını düşündürüyor.

Metne eklenen “Orta Doğu’daki gelişmelerin ABD ekonomisine etkilerinin belirsiz olduğu” ifadesi ise dışsal risklerin daha görünür hale geldiğini ortaya koyuyor. Bu tür jeopolitik referansların karar metnine dahil edilmesi, belirsizlik algısının genişlediğine işaret eden önemli bir sinyal.

Fed, beklendiği gibi faizleri sabit bıraktı

Politika kararına bakıldığında, faizlerin sabit tutulması ve “veriye bağlılık” vurgusunun korunması, Fed’in henüz net bir yön değişimine gitmediğini gösterse de karar metnindeki dil değişimi, ilave sıkılaşma ihtiyacının zayıfladığına dair örtük bir mesaj içeriyor.

Genel olarak Fed’in riskleri artık daha dengeli değil, hafifçe aşağı yönlü büyüme risklerinin öne çıktığı bir perspektiften değerlendirdiği yorumu yapılabilir. Buna rağmen, enflasyon tarafındaki yukarı yönlü riskler nedeniyle Komite, erken bir gevşeme sinyali vermekten kaçınıyor.

Powell’ın açıklamaları

  • Mevcut göstergeler ekonomik faaliyetin güçlü bir şekilde devam ettiğini gösteriyor.
  • Enflasyon dirençli kaldı, işletmelerin sabit yatırımları da artmayı sürdürdü.
  • Yakın tarihli enflasyon beklentileri, Orta Doğu’daki arz sıkıntılarının petrol fiyatlarında yol açtığı artış nedeniyle son dönemde arttı.
  • 2022’deki zirvenin ardından enflasyon toparlandı ancak %2 hedefimizin üzerinde seyretti. PCE enflasyonu 12 aylık süre boyunca %2,8 oldu.
  • PCE enflasyonundaki yüksek görünümün tarifelerden kaynaklandığını belirtmemiz gerekiyor.
  • Geçtiğimiz eylül ayından aralık ayına kadar politika faizimizi düşürerek nötr bir konuma getirdik. Politikamızdaki bu normalleşmenin işgücü piyasasını dengelemeye ve enflasyonun %2 hedefine doğru düşmesine yardımcı olmaya devam etmesini bekliyoruz.
  • Kısa vadede enerji fiyatlarındaki artış enflasyonu artırabilir ancak bunun ölçek ve süresini, ekonomi üzerindeki etkilerini görmek için henüz erken.
  • Enflasyonu %2 hedefimize yaklaştıracağız ve uzun vadeli enflasyon beklentisini istikrarlı tutmak için çabalayacağız.
  • Enflasyon konusunda son yıllarda kaydettiğimiz ilerleme bazı şoklar nedeniyle kesintiye uğradı. Bunun en yakın örneği tarifelerde oldu. Yakın gelecekte de enflasyonda hareketlenme göreceğiz.
  • Enerji enflasyonu uzun bir süredir iyiydi. Bu alanda, özellikle enerji şoklarında deneyimimiz var. Enerjiyi bir kenara koyarsak enflasyonu iyi bir seviyeye indirebildiğimizi düşünüyorum.
  • Yılın ortalarına doğru enflasyon konusundaki ilerlemeleri göreceğiz. Tarife etkisi kalktığında enflasyonun düştüğünü daha net takip edeceğiz.
  • Orta Doğu’daki gelişmelerin ekonomik etkisi büyük veya küçük olabilir. Bu, komitedeki pek çok kişinin “eğer bir SCP’yi atlayacak olursak, bu seferki iyi bir seçim olur” dediği SCP’lerden biri çünkü ne olacağını bilmiyoruz.
  • Petrol fiyatlarındaki son gelişmelerin nihai etkilerini bilmiyoruz, kimse de bilemez.
  • Geçmişte de böyle şoklar yaşandı ancak aşırı bir tepki vermek istemiyoruz. Biz mevcut görünüme ve mevcut verilere bakarak adım atıyoruz.
  • Petrol şoku harcamalar ve istihdam üzerinde aşağı yönlü, enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskıya yol açacak.
  • Mevcut faiz oranını nötr aralığının üst sınırına yakın veya hafif kısıtlayıcı olarak değerlendirebiliriz.
  • İşgücü piyasası net bir şekilde enflasyon baskısı yaratan bir olgu değil. Konut ve hizmet tarafında istediğimiz iyileşmeyi görmüyoruz. Bu yıl amacımız konut ve hizmet enflasyonunun düştüğünü görmek.
  • İşgücü piyasasına yönelik risklerin daha düşük faiz oranlarına yol açabilecek düzeyde aşağı yönde olduğu ve enflasyona yönelik risklerin daha yüksek faiz oranlarına yol açabilecek düzeyde yukarı yönde olduğu bir noktadayız. Zor ve bu riskleri dengelememiz gereken bir dönemdeyiz.
  • İşgücü piyasasına yönelik risklerin daha düşük faiz oranlarına yol açabilecek düzeyde aşağı yönde olduğu ve enflasyona yönelik risklerin daha yüksek faiz oranlarına yol açabilecek düzeyde yukarı yönde olduğu bir noktadayız. Zor ve bu riskleri dengelememiz gereken bir dönemdeyiz.
  • Başkanlık dönemim bittikten sonra guvernör olarak devam eder miyim henüz karar vermedim. Artık görev değişimiyle ilgili lütfen soru sormayın.
  • Covid tek seferlik bir şeydi, şu an gördüğümüz petrol şoku da tek seferlik bir şey olacak. Son beş yılda daha önce hiç görmediğimiz kadar arz şoku gördük.
  • Bir sonraki toplantıda faiz artışına gitme ihtimali konuşuldu. Ancak bu, Komitedeki birçok kişinin temel senaryosu değil.
  • Stagflasyon 70’lerde kalan bir terim. O zamanlar işsizliğin ve enflasyonun nasıl olduğunu biliyorsunuz. Şu an işsizlik normal seviyelerine yakın ve enflasyon da maksimum %1 kadar yüksek. Şu an ciddi bir stagflasyon senaryosu içerisinde değiliz.
  • 2023’ü hatırlayın. O dönem de pek çok ekonomist resesyon dedi ama öyle bir şey olmadı, o yılı da güçlü kapattık. ABD ekonomisi gerçekten karşılaştığı güçlüklere rağmen iyi seyrini koruyor.

Noktasal grafikte sınırlı indirim, projeksiyonlarda yukarı yönlü enflasyon revizyonu

Fed’in paylaştığı projeksiyonlar, görülen temkinli gevşeme mesajını sayısal olarak teyit ederken enflasyon tarafındaki yukarı yönlü revizyonlar bu sürecin neden hızlanmayacağını da net biçimde ortaya koyuyor.

Fed, beklendiği gibi faizleri sabit bıraktı

Faiz patikasına baktığımızda, 2026 yıl sonu için medyan federal fonlama oranı %3,4 seviyesinde korunuyor. Bu, mevcut seviyelere kıyasla yaklaşık 75 baz puanlık sınırlı bir indirim alanına işaret ediyor.

2027 ve 2028 için medyanın %3,1 seviyesinde sabit kalması ve uzun dönem faiz beklentisinin %3’ten %3,1’e yükselmesi, Fed’in nötr faiz varsayımını yukarı çektiğini ve kalıcı olarak daha yüksek faiz ortamını benimsediğini gösteriyor. Bu, önceki noktasal grafikteki “kademeli gevşeme” temasını korurken, indirimin nihai seviyesinin de yukarı revize edildiğine işaret ediyor.

Makro projeksiyonlar tarafında ise daha kritik bir ayrışma var. 2026 büyüme beklentisi %2,3’ten %2,4’e sınırlı yukarı revize edilirken, işsizlik oranı %4,4 seviyesinde korunuyor.

Fed, beklendiği gibi faizleri sabit bıraktı

Ancak enflasyon tarafı Fed’in elini bağlayan ana unsur olmaya devam ediyor.

PCE enflasyonu 2026 için %2,4’ten %2,7’ye, çekirdek PCE ise %2,5’ten %2,7’ye yükseltilmiş durumda. Bu, yaklaşık 30 baz puanlık yukarı yönlü bir revizyon anlamına geliyor ve enflasyonun beklenenden daha yapışkan olduğuna dair açık bir kabul içeriyor.

Dolayısıyla Fed’in karşı karşıya olduğu tablo net: büyüme tarafında belirgin bir bozulma yok, ancak enflasyon hedefe yakınsamakta zorlanıyor. Bu da faiz indirimlerinin neden 100 baz puanın altında ve zamana yayılmış bir patikada tutulduğunu açıklıyor.

Noktasal grafik ile projeksiyonlar birlikte okunduğunda, Fed’in reaksiyon fonksiyonunda önemli bir değişim olmadığı görülse de uzun dönem faiz beklentisinin %3,1’e çıkması, politika yapıcıların artık daha yüksek bir denge faiz seviyesini baz aldığını ve gevşeme alanının yapısal olarak daraldığını gösteriyor.

Savaş gölgesinde bir toplantı

Fed, bu toplantıya olağandışı bir yük taşıyarak girdi. İran savaşının patlak vermesi enerji fiyatlarını sert biçimde yukarı çekti ve hem enflasyon hem de büyüme görünümünü bir kez daha altüst etti. ABD’de benzin fiyatları, savaş öncesine kıyasla %25’in üzerinde artışla 3,79 dolara ulaşırken, havayolları artan yakıt maliyetleri nedeniyle seyahat ücretlerine zam sinyali verdi.

Buna bir de yapısal sorunları eklemek gerekiyor. Şubat ayı istihdam raporu 92.000 iş kaybını gösterdi; enflasyon ise Ocak’ta Fed’in tercih ettiği göstergeyle yıllık bazda %2,9 ile hedefin belirgin biçimde üzerinde kalmayı sürdürdü. Fed, bir yanda ivme kaybeden istihdam piyasası, diğer yanda inatçı fiyat baskılarıyla tam anlamıyla kıskaca girmiş durumda. Analistler de bu tabloyu stagflasyon riski çerçevesinde değerlendiriyor. 

Savaş öncesinde bile piyasalar temkinli bir çizgideydi. Fed’in kendi medyan projeksiyonu, yıl boyunca yalnızca bir çeyrek puanlık indirim öngörüyordu. FedWatch ise Nisan ve Eylül olmak üzere iki indirime işaret ediyordu. Piyasanın artan maliyetler ve bütçe açıklarına ilişkin kaygılarla faiz indirimi beklentisini 2027’nin ortasına ertelediği dikkat çekiyor. 

Kurumsal beklentiler de bu görünümle örtüşüyor. JPMorgan 2026 için tek bir faiz indirimi öngörürken BlackRock, Powell’ın koltuğunu devretmesinin ardından yeni başkanın politika faizini %3,0–%3,25 bandına indirmek için yılın ikinci yarısında bir ya da iki hamle yapabileceğini değerlendiriyor.

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı