Borsa İstanbul Notları

EREGL analizi: Toparlanma fiyatlanıyor mu?

EREGL analizi: Toparlanma fiyatlanıyor mu?
Google News Icon Takip Et

Son dönemde EREGL hisseleri, özellikle son 3 ayda %20’nin üzerinde değer kazanmasıyla BIST’e göre pozitif ayrışan bir performans sergiledi ve yatırımcı ilgisini yeniden üzerine çekti. 

Hisse fiyatı 30 TL bandından 33-34 TL seviyelerine yükselirken bu hareket yalnızca teknik bir toparlanma değil; aynı zamanda operasyonel iyileşmenin fiyatlanması olarak da okunabilir. 

Nitekim son açıklanan finansallar, hacim bazlı büyüme ve marjlarda toparlanma sinyalleri verirken, piyasanın bu dönüşü kademeli şekilde fiyatladığı görülüyor. 

Bununla birlikte, küresel çelik fiyatlarındaki zayıf seyir, Çin kaynaklı arz baskısı ve jeopolitik riskler düşünüldüğünde mevcut fiyatlamanın belirli ölçüde “hikayeyi önden satın almış” olabileceği de göz ardı edilmemeli.

Talep tarafı toparlansa da fiyatlama hâlâ kırılgan

Bu noktada çelik sektöründe belirleyici dinamik, klasik anlamda talep değil; fiyatlama gücü olmaya devam ediyor. 2026 başında küresel çelik üretimi sınırlı artış gösterirken Çin ve Avrupa tarafındaki zayıf görünüm fiyatlar üzerinde baskı yaratmayı sürdürüyor. Türkiye tarafında ise iç talep daha dirençli görünürken, sınırda karbon düzenlemesi ve kota uygulamaları sektörde bölgesel ayrışmayı derinleştiriyor.

Bu, talep toparlansa bile marjların hızla yukarı gitmesini sınırlayan bir yapı yaratıyor. Özellikle yassı çelik fiyatlarının yıllık bazda ton başına 656 dolardan 626 dolara gerilemesi de bu kırılganlığı teyit ediyor  Dolayısıyla sektör için “talep var ama fiyat yok” teması hâlâ geçerli.

EREGL bu ortamda hacim ve verimlilikle öne çıkıyor

Ereğli’nin bu zorlayıcı ortamda en önemli avantajı, hacim büyümesi ve yüksek kapasite kullanımı. Şirket 1Ç26’da satış hacmini yıllık %11-12 artırarak 2,1 milyon ton seviyesine taşırken kapasite kullanım oranını %96’ya çıkardı. Bu, hem operasyonel kaldıraç yaratıyor hem de birim maliyetleri aşağı çekiyor.

Ton başına FAVÖK tarafında görülen iyileşme de bu tabloyu destekliyor. 1Ç25’te 51 dolar seviyesinde olan ton başı FAVÖK’ün 1Ç26’da 73 dolara yükselmesi, şirketin maliyet yönetimi ve operasyonel verimlilikte ilerleme kaydettiğine işaret ediyor.

Ancak burada kritik nokta şu ki bu iyileşme büyük ölçüde maliyet taraflı, fiyatlama taraflı değil. Bu da sürdürülebilirlik açısından dikkatle izlenmesi gereken bir alan olarak öne çıkıyor.

Sipariş görünürlüğü var, ancak ihracat tarafı zayıflıyor

Şirketin sipariş görünürlüğünün güçlü kaldığı ve talep tarafında bir kırılma olmadığı belirtiliyor. Bu da kısa vadede hacim tarafının korunacağını düşündürebilir.

Bununla birlikte ihracat tarafında belirgin bir zayıflama söz konusu. İhracatın toplam satışlar içindeki payı %22 seviyelerinden %14,7’ye gerilemiş durumda. Bu da şirketin daha çok iç pazara dayalı bir büyüme dinamiğine geçtiğini gösteriyor.

Bu durum kısa vadede pozitif olabilir çünkü iç pazar daha güçlü, ancak orta vadede döviz bazlı gelir üretimi açısından sınırlayıcı bir unsur olarak değerlendirilmeli.

Marjlar toparlanıyor, net kâr hâlâ baskı altında

Operasyonel tarafta net bir toparlanma var. Şirketin FAVÖK’ü yıllık %41 artışla 5,8 milyar TL’ye ulaşırken FAVÖK marjı %9,8-10,2 bandına yükseldi.

Ancak bu iyileşmenin net kâra tam yansımadığı görülüyor. Net kâr yıllık bazda %10 düşüşle 384 milyon TL seviyesinde kaldı. Bunun temel nedeni finansman giderleri ve vergi etkisi olarak öne çıkıyor.

Yani operasyonel kârlılık toparlanıyor, ancak finansal kârlılık henüz aynı hızda toparlanmıyor. Burada yatırımcıların operasyonel kârlılığa odaklanması daha sağlıklı bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir.

Bilanço güçlü: Nakit artıyor, borç azalıyor

EREGL’nin en güçlü taraflarından biri bilanço kalitesi. Şirketin net borcu 42,9 milyar TL’den 31,5 milyar TL’ye gerilerken Net Borç/FAVÖK oranı 1,92’ten 1,25’e düşmüş durumda.

Ayrıca nakit pozisyonunun yıllık %76 artarak 124 milyar TL’ye ulaşması, şirketin finansal esnekliğini ciddi şekilde artırıyor.

Bunun yüksek yatırım harcamalarına rağmen bilanço riskinin sınırlı kaldığına ve temettü kapasitesinin sürdürülebilir olduğuna işaret ettiği belirtilebilir.

Kapasite ve yatırımlarda büyüme var ama döngüsel

Şirketin kapasite kullanımını %96 seviyesine çıkarması ve yıllık  yaklaşık 8,2 milyon ton satış hedefi, üretim tarafında büyümenin devam edeceğine işaret ediyor.

Yönetimin 2026 için ton başına 75-95 dolar FAVÖK beklentisi ise marjlarda kademeli iyileşmenin sürebileceğini gösteriyor.

Ancak bu büyüme döngüsel. Çelik sektörü doğası gereği makro ve fiyat çevrimlerine bağlı olduğu için bu büyümenin lineer değil, dalgalı ilerlemesi beklenmeli.

2026 görünümü: Marjlar iyileşebilir, fiyatlar belirleyici olacak

2026 yılına ilişkin beklentilerde genel tema şu şekilde özetlenebilir:

  • Satış hacmi: yaklaşık 8,2-8,3 milyon ton
  • Ton başı FAVÖK: 75-95 dolar bandı
  • Toplam FAVÖK: yaklaşık 30-33 milyar TL bandı

Bu noktada özellikle ikinci ve üçüncü çeyrekte fiyatların toparlanması halinde marjların daha belirgin iyileşmesi bekleniyor. Ancak bunun gerçekleşmesi büyük ölçüde küresel fiyat dinamiklerine bağlı.

Büyüme ne kadar fiyatlandı?

EREGL’nin çarpanlarına baktığımızda şu an:

  • FD/FAVÖK: 7,8-11,8 bandı
  • F/K: düşük kâr nedeniyle 400’ü aşsa da normalize edildiğinde 23 
  • PD/DD: 0,78

FD/FAVÖK tarafında bakıldığında, şirket hem tarihsel ortalamalarına hem de uluslararası benzerlerine göre çok ucuz değil, ancak pahalı da sayılmaz.

Bununla birlikte çarpanlar göz önüne alındığında, hissenin uluslararası emsallerine göre hafif primli işlem gördüğü belirtilebilir.

Peki piyasa, döngüsel toparlanmayı ne kadar fiyatladı?

Görünen o ki operasyonel toparlanma büyük ölçüde fiyatlanmış, marj genişlemesi kısmen fiyatlanmış ancak güçlü fiyat döngüsü henüz tam fiyatlanmamış

Dolayısıyla hisse şu an “erken aşama büyüme” değil, “kısmen fiyatlanmış toparlanma” evresinde değerlendirilmeli.

Hikâye var, ama artık icraat zamanı

Bu noktada EREGL için tablo dengeli.

Olumlu tarafta:

  • Güçlü hacim büyümesi
  • Marjlarda toparlanma
  • Sağlam bilanço ve düşen borçluluk
  • İç talep destekli satış yapısı

Risk tarafında:

  • Küresel fiyat baskısı
  • İhracat payındaki düşüş
  • Net kârın zayıf kalması
  • Döngüsel sektör doğası

Bu yüzden hisse artık yalnızca beklentilerle değil, gerçekleşen marj ve fiyat iyileşmesiyle hareket edecek bir aşamaya gelmiş görünüyor.

EREGL’de hikâye yeniden yazılıyor, ancak bundan sonrası beklenti değil performansın sınandığı bir dönem olacak.

Teknik görünüm: Yükselen trend içinde kritik direnç bölgesine yaklaşım

Grafik genelinde son dönemde öne çıkan ana tema, orta vadeli bir yükselen trend içerisinde ivme kazanımı olarak özetlenebilir. Özellikle 2026 başından itibaren dip seviyelerden gelen toparlanmanın daha düzenli ve trend bazlı ilerlediği görülüyor. 

Fiyatın hem hareketli ortalama üzerine yerleşmesi hem de yükselen kanal içinde hareket etmesi, bu yapının sadece tepki değil, daha organize bir trend olabileceğine işaret ediyor. Bununla birlikte mevcut seviyelerin güçlü bir direnç bandına yaklaşmış olması, kısa vadede momentumun test edileceği bir faza girildiğini düşündürüyor.

EREGL analizi: Toparlanma fiyatlanıyor mu?

Fiyat hareketine yakından bakıldığında, 32,7 – 33,8 TL bandı kısa vadede önemli bir direnç bölgesi olarak öne çıkıyor. Bu bölge geçmişte hem yatay direnç hem de trend üst bandına denk gelmesi nedeniyle teknik açıdan yoğunlaşma alanı oluşturuyor. Yukarı yönlü hareketlerde bu seviyenin test edilmesiyle birlikte fiyatın zaman zaman zorlandığı ve kısa süreli kar satışlarıyla karşılaştığı görülüyor. 

Aşağıda ise 50 günlük hareketli ortalama seviyesi olan 30,1 TL seviyesi ilk güçlü destek konumunda. Bu seviyenin altında 29,2 – 28,1 TL bandı hem yatay destek hem de Fibonacci kesişim bölgesi olarak dikkat çekiyor. Trend yapısı açısından bakıldığında, fiyatın halen yükselen kanal içinde hareket ettiği ve alt trend çizgisinin yaklaşık 25,5 – 26,0 TL bölgesinden geçtiği görülüyor.

Fibonacci seviyeleri incelendiğinde, mevcut yükselişin özellikle 29,18 TL ve 30,74 TL seviyeleri üzerinde kalıcılık sağlamasının teknik olarak önemli olduğu belirtilebilir. Nitekim fiyatın bu bölgeler üzerinde tutunması, yükselişin “sağlıklı bir düzeltme sonrası devam” karakteri taşıdığına işaret ediyor. 

Yukarıda ise 35,24 TL ve 38,44 TL seviyeleri, olası kırılım senaryolarında orta vadeli hedef bölgeler olarak izlenebilir.

Göstergeler tarafında RSI’ın 63-64 bandında seyretmesi, momentumun pozitif olduğunu ancak henüz aşırı alım bölgesine tam olarak girmediğini gösteriyor. Bu da bize yükselişin devamı için alan olduğunu düşündürse de aynı zamanda kısa vadede yorulma ihtimalinin de masada olduğunu hatırlatıyor. RSI’ın daha önce benzer seviyelerden geri dönüşler yaptığı dikkate alındığında, momentumun korunup korunamayacağı kritik olacak.

Mevcut teknik yapı bu noktada bir trend devamı ile kısa vadeli düzeltme arasında denge arayışı olarak okunabilir. Yükselişin ana trendi bozmadığı, ancak fiyatın güçlü bir direnç bölgesine yaklaşması nedeniyle kısa vadede sindirme hareketlerinin görülebileceği bir fazdan geçiliyor. Dolayısıyla geri çekilmeler zayıflık olarak değil, trend içi düzeltme olarak değerlendirilmeli.

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı