Borsa Yatırım Fikirleri

Düşüşün matematiği affetmez

Düşüşün matematiği affetmez
Google News Icon Takip Et

Yatırımcıların çoğu yükselişi hayal eder. Oysa uzun vadeli sonucu belirleyen şey, çoğu zaman düşüşü nasıl yönettiğinizdir. Ve burada çoğu kişinin atladığı bir gerçek var: kayıpla toparlanma simetrik değildir.

Rakamlarla bakalım. 100.000 TL’lik bir yatırım %20 değer kaybederse 80.000 TL’ye iner ve eski seviyesine dönmek için %25 getiri gerekir. Aynı yatırım %50 düşerse 50.000 TL’ye iner ve başa baş gelmek için artık %100, yani paranın ikiye katlanması gerekir. Düşüş derinleştikçe toparlanma orantısız biçimde zorlaşır. Bu yüzden büyük düşüşten korunmak, çoğu zaman yüksek getiri kovalamaktan daha kıymetlidir.

Derin düşüşlerin baş sorumlusu yoğunlaşmadır. Tüm tasarrufunu tek bir sektöre, diyelim sadece havacılığa yatırmış bir yatırımcı, 2020 başında pandemi uçuşları durdurduğunda neredeyse hiçbir kalemde sığınak bulamadı, çünkü sektörün tamamı aynı anda çöktü. Tek bir habere bu kadar bağımlı olmak, riskin en yoğun hâlidir.

Çeşitlendirmenin görevi tam burada başlar. Farklı ekonomilere, sektörlere ve para birimlerine yayılmış varlıklar genelde aynı anda ve aynı şiddette düşmez. 2020 Mart’ındaki sert satışta havayolu ve enerji çökerken, uzaktan çalışmayı mümkün kılan teknoloji ve e-ticaret şirketleri kısa sürede toparlanıp rekor tazeledi. İki tarafı da taşıyan bir portföyün toplam değer kaybı (drawdown), tek bir gruba sıkışmış bir portföye kıyasla çok daha sınırlı kaldı.

ABD piyasaları bu dengeyi kurmanın güçlü bir aracı. Dolar bazlı varlıklar, yerel paradaki değer kaybına karşı doğal bir tampon sağlar. Üstelik ABD borsaları yerel piyasadan büyük ölçüde bağımsız sektörel dinamiklerle hareket eder. Yerel tarafta faiz baskısı yaşanırken, küresel bir teknoloji ya da sağlık şirketinin geliri bambaşka dinamiklere bağlı olabilir. Bu da portföye, mevcut riskinizle düşük korelasyonlu yeni bir bileşen ekleme imkânı verir.

Bir uyarı hepsinden önemli ve tamamen psikolojik. Düşüş dönemlerinde en sık yapılan hata, kaybı bir an önce kapatma telaşıyla tek bir “kurtarıcı” işleme yüklenmektir. Bu çoğu zaman riski azaltmaz, artırır. Daha sağlıklı yol, dağılımı sakin biçimde gözden geçirmek ve eksik kalan tarafı kademeli olarak tamamlamaktır. Parçalı alımla küçük başlamak ve yeni piyasayı önce izleme listesinden tanımak, bu kademeli yaklaşımı kolaylaştırır.

Sabırla ve dengeyle kurulan bir portföy, kısa vadeli dalgalanmaları çok daha rahat karşılar. Mesele tek bir hamlede kaybı silmek değil, bundan sonraki yolu daha dayanıklı bir zeminde yürümektir.

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı