Tasarrufun bir kısmını dolara çevirmek anlaşılır ve çoğu zaman doğru bir reflekstir. Yerel paranın değer kaybettiği dönemlerde dolar, alım gücünü korumanın en bilinen yollarından biridir. Ama burada çoğu yatırımcının kaçırdığı ince bir ayrım var: dövizde olmak ile dövizden getiri üretmek farklı iki şeydir.
Hesapta bekleyen nakit dolar sizi yerel paradaki erimeden koruyabilir. Fakat kendisi de zamanla, ABD’deki dolar enflasyonu kadar alım gücü kaybeder. Burada reel getiri kavramı devreye girer: nominal getiriden enflasyon düşüldükten sonra kalan gerçek kazanç. Örnek: ABD enflasyonunun %3 olduğu bir yılda, getirisiz bir hesapta bekleyen 10.000 doların reel değeri yıl sonunda yaklaşık 9.700 dolara iner. Rakam aynı kalır ama satın alma gücü erir. Yani bekleyen nakit doların reel getirisi negatiftir.
Paranın iki yönlü çalışması için doların hem koruyucu gücünden yararlanmak hem de üzerine getiri biriktirmek gerekir. Dolar bazlı yatırım araçları tam burada devreye girer ve farklı risk seviyelerine göre bir yelpaze sunar. Daha temkinli bir profil için dolar bazlı para piyasası ve kısa vadeli araçlar, sermayeyi korumaya öncelik vererek faiz benzeri bir getiri hedefler. Tek işlemle geniş çeşitlendirme isteyen biri için S&P 500’ü izleyen bir endeks fonu, tek alımda 500 büyük şirkete aynı anda ortak olma imkânı verir. Daha yüksek getiri potansiyelini hedefleyen ve buna eşlik eden daha yüksek oynaklığı göze alan biri içinse tek tek hisseler bir seçenektir.
Bu araçların ortak yönü dolar cinsinden fiyatlanmalarıdır.Kur dalgalanmalarından korunmanız sürerken, temettü, değer artışı ya da faiz getirisiyle bakiyeyi büyütme potansiyeli doğar. Üstelik bileşik getirinin (compounding) gücü zamanla belirginleşir. Somut bir örnek: yılda ortalama %7 getiri sağlayan ve getirisini tekrar yatırıma yönlendiren bir varlık, “72 kuralı” gereği (72 ÷ 7 ≈ 10) yaklaşık 10 yılda değerini ikiye katlar. Çünkü bir süre sonra yalnızca anaparanız değil, biriken getirinin getirisi de çalışmaya başlar. Nakitte bekleyen dolar bu mekanizmadan tamamen mahrum kalır.
Önemli bir kolaylık daha: hâlihazırda dolar tutan bir yatırımcı, ek bir döviz dönüşümüne ve dönüşüm maliyetine katlanmadan dolar bazlı ABD varlıklarına doğrudan geçiş yapabilir. Parçalı alım sayesinde yatırıma küçük tutarlarla başlamak mümkün. İlk adım, ilgilendiğiniz araçları izleme listesine ekleyip risk ve getiri açısından karşılaştırmak olabilir. Hangi aracın daha uygun olduğu tamamen yatırımcının risk iştahına ve vade beklentisine bağlıdır.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı