Finansal piyasalarda çoğu yatırımcı, heyecanı yüksek stratejilere daha kolay kapılır. Sert yükselişler, ani düşüşler ve “kaçırırsam üzülürüm” hissi…
Oysa bazı stratejiler vardır ki yüksek sesle bağırmaz, dikkat çekmez ama zamanla kendini hissettirir.
Dönme dolap stratejisi de tam olarak böyle bir yaklaşım sunar.
Dönme dolap stratejisi, kısa sürede büyük kazançlar vadetmez. Bunun yerine, piyasada kalmayı, sabırlı olmayı ve küçük ama düzenli gelirler yaratmayı hedefler.
İsmini lunaparklardaki dönme dolaptan alması da boşuna değildir. Hızlı değil, sarsıntısızdır. Her turda aynı manzarayı sunar ama her turda cebine küçük bir katkı bırakabilir.
Opsiyonlarla gelir elde etmek isteyen ama aşırı risk almak istemeyen yatırımcılar için dönme dolap stratejisi, öğrenilmeye değer bir alternatiftir. Ama bu dolaba binmeden önce, nasıl döndüğünü ve nerelerde durabileceğini iyi bilmek gerekir.
Gel, birlikte stratejinin mantığını anlamaya çalışırken sana uygun olup olmadığına karar verelim.
Dönme dolap stratejisi ne anlatır?
Dönme dolap stratejisi, özünde tekrarlayan bir opsiyon döngüsüdür.
Strateji, bir hisseyi almak ya da satmak için acele etmek yerine, o hisse etrafında prim toplayarak ilerler.
Yani getiri kaynağı, fiyat hareketlerinden çok opsiyonlardan elde edilen gelirlerdir.
Her şey, yatırımcının “Bu hisseyi zaten almak isterim” dediği bir noktada başlar. Bu noktada yatırımcı, hisseyi hemen satın almak yerine, cash secured put satar.
Eğer piyasa bu seviyelere gelmezse, yatırımcı yalnızca prim kazanır. Eğer hisse düşer ve put çalışırsa, yatırımcı hisseyi zaten almak istediği fiyattan portföyüne eklemiş olur.
Hisse portföye girdikten sonra bu kez ikinci aşama devreye girer. Yatırımcı, elindeki hisseler üzerine covered call satarak yeniden prim toplamaya başlar.
Eğer hisse yükselir ve call çalışırsa, hisseler satılır ve döngü başa döner. Eğer çalışmazsa, hisse elde tutulur ve bir sonraki ay yeni bir call satılır.
Bu tekrar eden yapı, stratejinin adını ve ruhunu oluşturuyor. Ama basit görünmesine rağmen, dikkat edilmesi gereken birçok ince nokta barındırıyor.
Bu strateji neden “sakin” yatırımcıları sever?
Dönme dolap stratejisi, doğası gereği sabır ister. Çünkü bu stratejide başarı, tek bir işlemden değil, zaman içinde yapılan çok sayıda küçük işlemden gelir.
Bir ay kazanılan prim çok büyük olmayabilir, ancak aylar boyunca tekrarlandığında anlamlı bir gelir akışına dönüşebilir.
Bu yüzden strateji, piyasanın her gün sert hareketler yaptığı dönemlerde bile, “bekleyerek kazanmayı” bilen yatırımcılara hitap eder. Yükselişten tamamen vazgeçmez ama büyük rallilerin de peşinden koşmaz. Daha çok yatay ya da hafif yukarı eğimli piyasalarda kendini rahat hisseder.
Aynı zamanda yatırımcının psikolojisini de test eder. Çünkü hisse düştüğünde paniğe kapılmamak, yükseldiğinde ise “keşke satmasaydım” dememek gerekir.
Dönme dolap stratejisi, yatırımcıdan netlik ister: Hangi fiyattan alırım, hangi fiyattan satarım ve bu aralıkta kalırsam mutlu olur muyum?
Her şey doğru hisseyle başlar
Bu stratejide yapılan en büyük hataların çoğu, yanlış hisse seçimiyle başlar. Çünkü satılan put, günün sonunda yatırımcıyı hisse sahibi yapabilir.
Bu yüzden seçilen hisse, “üzerinde opsiyon var” diye değil, “uzun süre elde tutulabilir” olduğu için seçilmelidir.
Finansal olarak güçlü, bilinirliği olan, opsiyon piyasasında likit hisseler dönme dolap stratejisi için daha uygundur. Aşırı volatil, spekülatif ya da temeli zayıf hisseler ise bu stratejiyi riskli hale getirir. Çünkü toplanan primler, sert düşüşleri telafi etmeyebilir.
Aynı durum kullanım fiyatları için de geçerlidir. Daha yüksek prim almak adına fiyata çok yakın opsiyonlar satmak, kısa vadede cazip görünse de uzun vadede stratejinin dengesini bozabilir.
Dönme dolap stratejisinde önemli olan sürdürülebilirliktir, maksimum prim değil.
Risk gerçekten nerede başlar?
Dönme dolap stratejisi, opsiyon stratejileri arasında görece daha kontrollü kabul edilse de bu, risksiz olduğu anlamına gelmez. En büyük risk, piyasanın veya şirketin beklenmedik şekilde bozulmasıdır.
Bir şirketin temel hikâyesi değiştiğinde, satılan put hızla değer kazanabilir ve yatırımcı, düşüşü devam eden bir hisseyle baş başa kalabilir. Bu noktada alınan primler, zararları yalnızca sınırlı ölçüde azaltır.
Bir diğer risk, stratejinin doğası gereği getirilerin sınırlı olmasıdır. Covered call satıldığında, hisse ne kadar yükselirse yükselsin, getiri belirlenen seviyede durur. Bu da güçlü yükseliş dönemlerinde yatırımcının “erken sattım” hissi yaşamasına neden olabilir.
Ayrıca cash secured putlar yatırımcının parasını bağlar. Özellikle faizlerin düşük olduğu dönemlerde, bu nakdin başka fırsatlarda değerlendirilememesi bir fırsat maliyeti yaratabilir.
Stratejinin en büyük destekçisi: Zaman
Dönme dolap stratejisinde zaman, çoğu zaman yatırımcının lehine çalışır. Satılan opsiyonların değeri, vade yaklaştıkça azalır.
Piyasa sert hareket etmediği sürece, opsiyonların boşa düşmesi en sık görülen senaryodur.
Bu da yatırımcıya, hisseyi almak ya da satmak zorunda kalmadan gelir elde etme imkânı verir.
Zaman geçtikçe, küçük primler üst üste eklenir ve toplamda anlamlı bir getiri oluşturabilir.
Bu strateji sana uygun mu?
Dönme dolap stratejisi, “herkese uygun” bir yöntem değildir. Ama ne yaptığını bilen, sabırlı olan ve opsiyonları gelir üretme aracı olarak gören yatırımcılar için güçlü bir alternatiftir.
Bu stratejiyle başarı, hızdan değil istikrardan gelir. Büyük hikâyeler değil, küçük ama tekrar eden kazançlar önemlidir.
Eğer piyasada kalıcı olmayı, duygularını kontrol etmeyi ve uzun vadeli düşünmeyi hedefliyorsan, dönme dolap stratejisi senin için doğru bir yol arkadaşı olabilir.
Unutma: Lunaparkta en güvenli oyuncaklar en hızlı olanlar değildir. Bazen en keyifli yolculuk, yavaş ama dengeli dönen bir dolapta yaşanır.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı