DeFi güvenliği, OpenZeppelin’in kurucusu Manuel Aráoz’un sektörün tamamının güvensiz olduğunu iddia etmesinin ardından yeniden gündeme taşındı. Bu açıklama, toplulukta keskin bir ayrışmaya yol açtı.
Önde gelen DeFi borç verme protokolü Aave’nin kurucusu Stani Kulechov, Aráoz’un yorumunu reddeden son isim oldu. Kulechov, DeFi altyapısının bugün önceki döngülere kıyasla çok daha dayanıklı olduğunu ve bunda yapay zekanın da payı bulunduğunu belirtti.
Hafta başında Aráoz, yapay zeka destekli siber güvenlik ajanlarının akıllı sözleşmeleri ve protokolleri hızla çözebildiğini, bu nedenle DeFi’nin tamamını güvensiz gördüğünü ifade etmişti.
Aráoz, bu tehdidin etkisiyle arkadaşlarına ve ailesine Aave, MakerDAO ve Compound dahil tüm DeFi pozisyonlarından çıkmalarını tavsiye ettiğini söyledi.
Buna karşılık Aave’nin kurucusu Kulechov, yapay zekanın DeFi araçlarını, risk motorlarını ve diğer alanları da geliştirdiğini vurguladı. Sektörün sürekli geliştiğini, DeFi’nin olgunlaşmadığını veya yapay zekanın yalnızca olumsuz etkiler yarattığını iddia etmenin gerçeği yansıtmadığını dile getirdi.
OpenZeppelin, Kurucusunun DeFi Uyarısından Uzaklaşıyor
Blok zinciri güvenliği alanında önde gelen şirketlerden biri olan OpenZeppelin, zincir üstü finansal işlemleri otomatikleştirmesiyle tanınıyor. Bu nedenle, kurucusunun yorumu geniş ve hararetli bir tartışma başlattı.
Ancak bu durum, OpenZeppelin’in bu tehditlere karşı savunmasız olduğu veya ürünlerinin güvensiz olduğu anlamına gelmiyor. Şirket, kamuoyundan gelen baskı sonrası kurucusunun açıklamalarından uzaklaştı.
Sky’ın (eski adıyla MakerDAO) kurucu ortağı Sam MacPherson da Kulechov’un görüşünü destekledi. Son dönemdeki büyük saldırıların çoğunun operasyonel güvenlik (opsec) kaynaklı olduğunu, önde gelen projelerin akıllı sözleşmelerinin ise günümüzde oldukça güvenli olduğunu belirtti.
Bazı analistler, 2025’teki DeFi saldırılarının %10’undan azının kod tabanındaki sorunlardan kaynaklandığını, çoğunluğun ise hatalı parametre ayarları ve zayıf operasyonel güvenlik ile ilişkili olduğunu aktardı.
Ancak Aráoz, kod yazan yapay zeka ajanlarının bu açıkları tespit etmede insanüstü bir yetkinliğe sahip olduğunu savundu. Yıllık bazda DeFi sektöründen yaklaşık 1,45 milyar dolar çalındı.
Saldırıların %50’sinden fazlası köprü açıkları, ele geçirilen yönetici ve özel anahtarlarla bağlantılıydı. Bu nedenle, tartışmanın her iki tarafı da kendi argümanlarında haklı görünüyor.
Bununla birlikte, DeFi saldırıları, bulaşıcılık endişeleri ve kripto kışı, 2026’da 45 milyar dolarlık sermaye çıkışını tetikledi. DeFi’deki toplam kilitli değer (TVL) ise o tarihten bu yana %35 düşerek 80 milyar dolara geriledi.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ambcrypto.com